Referandum 2017 ortasında

Liderler Ekim Ayında 9-10 Görüşme Yapacak.. Eğer bir yol kazası olmaz ise Kıbrıs sorununun çözüm planı 2017’de referanduma sunulacak.

Cumhurbaşkanı Akıncı: “Hedef kasımın ilk haftasında yurtdışında kamp formatında toprak konusunu konuşmak…  Ardından güvenlik ve garantilerin konuşulacağı 5’li n konferans”

“Yol kazasına uğramazsak 2017 ortalarında bir referandumdan bahsedebiliriz”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs görüşmelerinde her şeyin planlandığı gibi gitmesi ve herhangi bir yol kazasının meydana gelmemesi halinde 2017 ortalarında bir referandumdan bahsedilebileceğini söyledi.

Akıncı, dün Rum lider Nikos Anastasiadis’le Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde yaptığı görüşme sonrası Cumhurbaşkanlığı’nda basına açıklamalarda bulundu.

Akıncı, olası bir referandum tarihinin ne olabileceği yönünde soru sorulması üzerine, 2016 yılı sonuna kadar siyasi bir anlaşmanın ortaya çıkması, ardından 2017’ye sarkacak teknik konular ve yazımların bitirilmesi ve bunu müteakip halklara anlaşma metnini okuyup anlamak için verilen süre de dâhil olmak üzere 2017’nin ortalarında bir referanduma gidilebileceğini açıkladı.

EKİM AYINDAKİ GÖRÜŞME TARİHLERİ

Akıncı, ekim ayında dünkü dahil 9 veya 10 toplantının öngörüldüğünü belirtti ve görüşme takvimini; yarın, 7, 14, 16, 17, 24, 26 ve 31Ekim olarak aktardı. Akıncı, yurt dışı ziyaretine bağlı olarak 13 Ekim’de de görüşme olabileceğini kaydetti.

Ekim ayında 4 başlıkta ayrılık noktalarını minimuma indirmeye çalışacaklarını kaydeden Akıncı, çok az sayıda ayrılık noktası kalmasını dilediğini belirterek, Kasım’ın ilk haftasında yurtdışında kamp formatında “toprak” konusunu konuşarak, daha sonra da “Güvenlik ve Garantiler”in konuşulacağı 5’li konferansı gerçekleştirmek istediklerini ifade etti.

Tüm tarafların zamanın önemini çok iyi bildiklerini ve Anastasiadis’le yılsonuna kadar çözüm hedefini bir kez daha teyit ettiklerini kaydeden Akıncı, hedefin 2016 sonundan önce politik bir çözümü ortaya çıkarmak olduğunu bildirdi.

“2017’ye hiçbir şey kalmayacak, 2016 sonu referandumu da içeriyor mu diye sorulabilir; tabii ki hayır, Ben bunu çeşitli defalar çok açık ve net olarak ifade ettim. 2017’ye sarkacak teknik konular olabilir” diyen Akıncı, bunların anayasalar, uygulamaya ilişkin teknik konular, federal yasalar vb. teknik konular olabileceğini ve her iki topluma yeterli zamanı vermenin gerekli olduğunu belirtti.

Sürecin herhangi bir yol kazasına uğramaması ve öngörülen şekilde ilerlemesini temenni ettiklerini belirten Akıncı, halka referandum olanağının sunulması ve Kıbrıs sorununun böylece sona ermesini istediklerini ifade etti.

Akıncı, dün  müzakere heyetiyle yarının hazırlığını yapacaklarını ve görüşme yapılacak her günün başlıklarının belli olacağını da anlattı.

“KARARTMA YOK”

Akıncı, bir soruya karşılık, görüşmelere ilişkin herhangi bir karartma uygulanmayacağını ve sürecin kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.

“Camp David türü bir müzakere türünün söz konusu olup olmayacağı” yönündeki soruya da Akıncı, birkaç konunun sarkması nedeniyle “toprak” başlığının görüşülmesinden ve Camp David türü bir görüşme şekline geçilmesinden imtina edilmeyeceğini ifade etti. Akıncı,  BM’de dâhil tüm tarafların bu türden bir toplantı için hem istekli, hem kararlı olduklarını vurguladı.

“PARTİ LİDERLERİNİ DE SÜRECE DÂHİL EDEBİLİRİZ”

Rum lider Anastasidis’in görüşme sonrası yaptığı açıklamada “yurt dışındaki görüşmelere Ulusal Konseyi de davet ederiz” şeklinde ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine Akıncı, şunları söyledi:

“Ben de yeni bir formata geçtiğimizde siyasi parti liderlerini davet etmenin doğru olduğunu söylemiştim. Bu iyidir… Rum tarafı da böyle uygun görürse yapabilir. Masada olacaklar anlamında değil, yan tarafta olacak, istediği zaman fikirlerini paylaşacak, görüşlerini alacak. Kendilerinin bileceği iştir… Yeter ki pozitif katkılarda bulunulsun… Ben parti liderlerine söylemiştim, onları da bu sürece dâhil edebiliriz”.

“SÜREÇ BM SÜRECİDİR, AB DEĞİL”

Başka bir soru üzerine Akıncı, sürecin Kıbrıslı Türk ve Rum liderlerle BM tarafından yürütüldüğünü fakat AB’nin de sürecin kenarında olduğunu belirterek, liderlerin de onayıyla geçmişte Gunter Verheugen’in, şimdi de Peter Van Nuffel’in BM tarafından odaya davet edilerek fikirlerinin alındığını ifade etti ve yine aynı görüşmelerin aynı çerçevede yapılabileceğini kaydetti.

Akıncı, “Süreç BM sürecidir, AB süreci değil” şeklinde konuştu.

“REFERANDUM İÇİN 2017 ORTALARINDAN BAHSEDEBİLİRİZ”

Akıncı, Kıbrıs’ta yeniden bir referandumun ne zaman yapılabileceği sorusunun sorulması üzerine şöyle konuştu:

“Her şey olumlu cereyan ederse ve bir yol kazası olmazsa… 4 başlık bu ay büyük oranda tamamlanır, birkaç husus sarkabilir. Ardından Kasım’ın ilk günlerinde ’Toprak’ konusunun ele alınacağı toplantı gerçekleşir, hemen onun sonrasında 5’li konferansta ‘Güvenlik ve Garantiler’ boyutu olumlu senaryo çerçevesinde sonuca bağlanırsa, istediğimiz siyasal anlaşma yılsonu itibarıyla gerçekleşmiş olur… Burası çok önemli. Anlaşmanın 2017’de ne gibi risklerle baş başa kalacağını defalarca anlattım, yeniden anlatmaya gerek yok…

Bu siyasal anlaşma ortaya çıkarsa, neyin ne olduğu elle tutulur-gözle görülür hale gelirse, 2017’nin birkaç ayı yasaların ve Anayasaların yazımı, uygulamaya ilişkin teknik konular ve teknik hususlarla geçer. Onlar siyasi anlaşma sağlandıktan sonra çok daha geniş kadrolarla çabucak tamamlanabilecek konulardır. Bir de tabii, yeterli bir zaman dilimi lâzım olacak. Halka 2-3 ay vermemiz lazım, hazmetsin, anlasın, neye oy vereceğini bilsin. O takdirde ve her şey yolunda giderse 2017’nin ortalarına yakın bir referandumdan bahsedebiliriz.”