Standard & Poor's: Türk ekonomisi 2019'da daralacak

S&P, Türkiye'nin 2018'in 2. yarısında resesyona girebileceğini öne sürdü

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P) Global Ratings, Türkiye'nin 2018 yılının ikinci çeyreğinde resesyona girebileceğini belirtti.

S&P'nin "Ödemeler Dengesi Baskısının Türkiye ve Arjantin'e Zararı" isimli yazısına göre kurum, Türkiye ekonomisinin 2019'da yüzde 0.5 daralacağını tahmin ediyor.

Kuruma tahminlerine göre Arjantin de gelecek aylarda resesyona girebilir.

Arjantin ekonomisinin ise 2019 bu yıl yüzde 0.2 daralacağını tahmin eden kurum, gelecek yıl içinstagnasyon bekliyor.

Kurum tarafından kaleme alınan yazıda kısa vadeli ekonomik performansın her iki ülkede de sert bir şekilde olumsuz etkileneceğini tahmin ediyor.

Resesyon nedir?

Resesyon, bir ülkenin ekonomik faaliyetlerinde en az altı ay süreyle gerileme yaşanması nedeniyle reel gayri safi yurt içi hasılanın düşmesi, ekonomik faaliyetlerde duraklaması, negatif anlamda istikrarlı bir konjonktür dalgasında doruğu izleyen reel ekonomik faaliyet düzeyinde ılımlı daralma aşamasıdır. Ekonomideki daralma ılımlı değil şiddetli olursa buna depresyon denmektedir.

ÜLKE EKONOMİLERİ NEDEN RESESYONA GİRER?

 

  • Ekonomik büyümenin nüfus artış hızının altına inmesi,
  • Kişibaşına düşen milli gelirin durağan ve gerileyen haline dönüşmesi,
  • İşsizliğin artması,
  • Ekonomik faaliyetlerin duraklaması ve gerilemesi,
  • Üretim faaliyetlerinin düşmesi, gibi sonuçla ülkelerin resesyona girmelerindeki en temel sebepleri oluşturur.

Resesyon, makro ekonomide geleneksel olarak reel gayri safi yurtiçi hasılanın(GSYİH) iki veya daha fazla çeyrek yıllık periyodda arka arkaya negatif büyüme göstermesi durumudur. Uzun bir resesyon ekonomik çöküş olarak nitelendirilir.

Durgunlukla mücadelede kamu harcamaları siyaseti, ekonominin tam çalışma düzeyinde balansa kavuşabilmesi için özel harcamalardaki yetersizliklerin, kamu harcamaları ile giderilmesi neticesini doğurmaktadır. Bu tür bir politika ile milli gelir düzeyinin düşmesi önlenmiş, özel sektör harcamalarının azalmasına mani olunmuş ve ekonomideki daraltıcı güçler ortadan kaldırılmaya çalışılarak genişleme sürecine sokulmuş olacaktır.

Durgunlukla mücadelede, kamu harcamalarını aynı düzede bırakarak vergileri azaltma yoluna gidilebilmektedir. Vergileri azaltma politikasının etkinliği için verginin konusunun geniş olması gerekir ki vergi indirimlerinden daha çok kişi istifade ederek, kullanılabilir gelir artarak kişilerin tüketim ve yatırım harcamalarında artış sağlanabilecektir.