Taçoy: “2015 seçimindeki mağlubiyetin nedeni UBP’yi bölmek isteyenlerdi”

Taçoy: “2015 seçimindeki mağlubiyetin nedeni UBP’yi bölmek isteyenlerdi”

“MUHALİFLER HİÇ SEVİNMESİN, UBP BİR BÜTÜN OLARAK ÇIKAR”

“UBP’de kazan kaynıyor” şeklindeki haberlere tepki gösteren Taçoy, “ UBP çok canlı bir organizmadır, takip etmek zordur. UBP demokrasiyi olduğunca fazla, üzerine giydiği gömleği olduğundan fazla büyük giyebilen, hazmedebilecek yapıya sahiptir. Herkes kendi düşüncesini söyleyecek yapıya sahiptir. Muhalifler hiç sevinmesin, UBP bir bütün olarak çıkar” dedi.

“SEÇİME EMİN ADIMLARLA GİDİYORUZ”

UBP’nin üye sayısıyla her zaman olduğu gibi iddialı olduğunu vurgulayan Taçoy, şu ifadeleri kullandı:

“Bir siyasi parti söyleyin ki 13 bin üyesi olacak ve çeşitli ekiplerle birlikte hareket edeceksiniz. UBP her zaman olduğu gibi iddialı. Bazı çıkar gruplarının bir mazeret bulup basında işletmek için uğraş vermeleri, bunun ekstrası olur, her zaman olur. Biz bilen taraftayız, bilinç içindeyiz. Kimsenin kuşkusu olmasın, yeri ve zamanı geldiğinde UBP seçim partisi olduğunu bir kez daha gösterir. Seçimlerde hakkını vermek kaydıyla, vatandaşın beklentisini ortaya koymak kaydıyla görevi üstlenir. Devlete olan sahipliliğini ve bu sahiplilik içinde ülke menfaatinde hareket eden UBP tabanının asli görevidir ve sergiler. Biz başarıdan endişe etmiyoruz. Seçime emin adımlarla gidiyoruz. Gaileyi rakiplerimiz seçti.”

“2015’TE UBP’Yİ BÖLMEK İSTEYENLER NEDENİYLE MAĞLUBİYET YAŞANDI”

Taçoy, 2015 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimine değinerek, o dönemde UBP içerisinde ‘partiyi bölmek isteyenlerin olduğunu’ bu nedenle UBP açısından bir mağlubiyet yaşandığını söyledi.

Taçoy’un konuyla ilgili ifadeleri şu şekilde:

 “2015 Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili 5 sene geçti. Analizi yapmak gerekirdi. UBP içinde o günkü şartlarda partiyi bölmek için hareket edenler sayesinde mağlubiyet yaşandı. Şimdi öyle bir çekişme yok. Şimdi münhal mevki açmak için çaba sarf ediyor. Bu genel başkanın başkan seçilmesiyle olur, başarıdır. Birinci hedef eğer CB seçimleri olmazsa UBP içindeki seçim en erken Kasım 2021. kimse dışarıdan konuşmasın, önce CB seçimleri. Kurultay falan yok. Münhal mevki yok. UBP’nin tüzüğü, Genel Başkan ölmezse, istifa etmezse seçim yapılamaz diyor. Siyasi partiler yasası 3 yıla kadar kurultay yapılır diyor. Kimse genel kurul havası var gibi hareket etmesin. Seçim bittikten sonra kasım aralıkta kongrelerinize başlayıp kurultay yapasınız 4-5 ay istersiniz. Herkes nerede durduğunu bilsin.”

Şu anda sadece Cumhurbaşkanlığı seçimini düşündüklerini belirten Taçoy, “Bunu herkes bilecek ve ne gerekiyorsa yapacak. Sağda solda konuşuluyor. Hedef ilk neyse odur o da CB seçimleri. Cumhurbaşkanlığı seçimi UBP tarafından kazanılmalıdır. Odaklanma noktası orası ve UBP yürüyecek. Bunun yapacak olanlar milletvekilleri, yönetim, ilçe başkanları vsdir.. Bizim için amaç bu ülkeye hizmet edebilmektir. Hangi makam olursa olsun. Önemli olan hizmeti verebilmektir. UBP’nin aklındaki tek şey iyi bir şekilde bu ülkeyi yönetebilmek” dedi.

Parti içerisinde zaman zaman tartışma olabildiğini ifade eden Taçoy, “ Herkes görevini yapacak ve sonuçla çıkılacak. Artıyla çıkarız. Herkes içindekileri söyler. Uzun zamandır toplantı yapılmadı, erken zamanda toplantı yapılıp programlar ortaya çıkacak, her yerde UBP’nin sesi çıkacak. Bunun ülkede UBP gerçeğini saklayacak olan kimse yok. UBP güneş amblemi adanın her yerinde dalgalanacak ve zaferden zafere koşan bu parti için bir çalışma daha yapılacak. Güneşin olduğu yerde birleşecek” diye konuştu.

Taçoy, “Bu tartışmaları yaratan da bozan da bizleriz. Biz bunu bozmakla mükellefiz. Eğer varsa. Bir adım geri durmak lazım deriz, Genel Başkan etrafında kenetleniriz” diye konuştu.

Taçoy, soru üzerine Kapalı olan iş yerleri için mayıs ayı 1500 tutarının ödeneceğini ifade etti.

TÜRKİYE-KKTC MALİ PROTOKOLÜ...

Türkiye ile imzalanan Protokol için de Taçoy, şöyle konuştu:

“Türkiye dedi ki ben size söz verdiğim parayı göndereceğim. Burada diyor ki sen piyasaya para süreceksin, ben sana 1 milyar 38 veriyorum, enjekte et diyor. Parayı nereden enjekte edeceğim, devletin kaynaklarından. Özel sektöre nereden kullanacağım? Reel sektöre verilen kaynak var, bu paraları sırf ekonomiye enjekte edilmesi için düşük faizli kredilerle taçlandırıp, bu kısmi hibe dediğimiz kredileri piyasaya yayarak vermek durumundayız. Piyasadaki döngü hepimize yansıyacak. Sektörlerin alacağı paralar çarpan etkenle birlikte mali bir geliri elde edebilir. Bu haliyle TC diyor ki, müteakip anlaşmalar kapsamında yer alacak projeler, KKTC için yapılacak olan projeler- bu projelerin usul kapsamında hazırlanacak. Burada koyduğumuz projelerin tümünü, bakanlıklar içinde oluşturulacak 3lü komitelerle takibi yapılacak, 3 ayda bir her 2 heyet tarafından bakılacak, piyasaya yeni projelerin gelmesi için imkânlar açılacak. Projeyi siz ortaya koyarsınız diyor protokol, kabulü yapılır, finans desteği çıkar, sen takip edersin, denetlerim, karşılığında koyduğum mali yaptırımı alırsın.”

Programın bundan sonraki hazırlanacak 3 yıllık programları da getireceğini belirten Taçoy, “ Hedefleri zamanında eksiksiz olarak gerçekleştirmek KKTC hükümetinin görevidir. TC’nin görevi de 1 milyar 38 milyon TL’ye kadar olmak üzere hibe yardımda bulunacak, 1 milyar 250 milyon 580 bin TL’ye kadar ABD dolar karşılığı kredi yardımında bulunacak… Türkiye eksiklik varsa ben ortaya koyarım diyor. Şimdi böyle bir fırsat elimize geçti, muhalefet bunları eleştiriyor. Bu sadece başlangıç. Türkiye’den Allah razı olsun, önümüzü açtı. Sayın başbakan da açıkladı. Borçlanma yolunu açarak, bu ülkede yarım kalmış hastane, yol, düşündüğümüz alt yapıları gerçekleştirmek üzere bunları da gerçekleştireceğiz” dedi.

“BİZ PROJE HAZIRLAYACAĞIZ, ARMA BUNU TAKİP EDECEK”

ARMA modeli için de Taçoy, “TC ve KKTC alt yapı ve reel sektör için mali iş birliği aracıdır ARMA. İş birliği aracı… Bunun içinde TC’den CB yardımcısı, KKTC’den heyet, hükümetten heyet olacak. Performansı takip edecek. Eşit bir şekilde oturacaksın, takibini yapacaksın. Bunun ötesi yok. Böyle bir şans yok. Biz proje hazırlayacağız, performans göstereceğiz, ARMA bunu takip edecek. Daha ne isteriz” dedi.

“PCR DAHİ OLSA MASKELİ GÜNLERİ YENİDEN YAŞAYACAĞIZ”

Sınır kapıları için de Taçoy, “Ben bakan olarak tabi ki ekonomik faktörlerin çalışmasını arzularım. Ama durum şunu gerektirdi hastalık içinde bulaşma dediğimiz olmaması adına izole edilmiş durum korunacaksa bir müddet daha korunsun, sonra açalım. Tedbirleri alalım açalım hareketiyle gerçekleştirdik. Kendi içimizde olduğu için rahatız, kapılar açılsın, PCR dahi olsa maskeli günleri yeniden yaşayacağız. Arınmış olan bu topraklarda, belki de ne kadar geç açarsanız açın diyen vatandaş daha gür söylemesi lazım. Burada önemli olan şudur, siz istediğiniz kadar açın. Türkiye’ye açmazsanız olmaz. Nasıl kabul edeceksiniz? PCR ile…” şeklinde konuştu.