Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar...28 Kasım 2022 Pazartesi

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar...28 Kasım 2022 Pazartesi

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar...28 Kasım 2022 Pazartesi

Ersin Tatar Polis Genel Müdürü Soyalan ay sonu emekliye çıkıyor. Yerine kimin geleceği meçhul. 2. Yardımcı Hüseyin Bey genel Md. Olacak derken Kasım bey 1. Yardımcı mevine getirildi. İkisi de değerli insan, Ama sizin de sempati beslediğiniz  Hüseyin bey daha önceki terfiler ile ilgil mahkemeye başvurduğu için cezalandırıldı kaanaatindeyim. Neyse, dava 2023 Ocak veya Şubat ayında neticeleniyor. Mahkemeyi kazanırsa bazı Polis Müdürlerinin rütbelerine elveda deme durumu ortaya çıkacak. GKK Komutanı Kasım Kuni derken sizde Hüseyin beye sempati ile bakıyormuşsunuz. Muhtemelen birisi genel Md. Diğeri 1. Yardımcı olacak gibi. Mahkemenin vereceği karar sonrasında bazı rütbeler sökülürse ne olacak dersiniz. Bu pirincin taşları çok ve ayıklanacak gibi değil. Ne dersiniz?

**

Sn. Ünal Üstel,  İskele Belediyesi Başkanı Hasan Sadıkoğlu’na destek ziyaretinizde, KKTC’nin büyük hedeflere ve güçlü geleceğe emin adımlarla gittiğini söylediniz. Yalnız ayak seslerinin çıkarttığı gümbürtü, Mutfak  "İflas" iflas diye bağırıyor. Hatta ‘Nara’ atarak ‘Bittik’ diyor. Sadıkoğlu’nun evrensel belediyecilik anlayışı ile yola devam edeceğini söylediniz. Çok haklısınız, İskele ve Kalecik bölgesinde yap satçılardan arda numune için birkaç sahil kaldı. Tapınak Şövalye’lerinin kalesinin bulunduğu tarihi yer dışında birkaç yer daha var. Evrensel belediyecilik anlayışı içinde bunlara da el atılıp verilirse çok iyi olur. Bir Çin Atasözü, zincir, en zayıf halkası kadar güçlüdür der. Aman, ammannn kopmasın.

**

Sn. İzlem Gürçağ Altuğra  eğitim olmadı İçişleri, o da olmadı Tarım Bakanı yapılarak ‘Süper Bakan’ koltuğuna oturtulmaya çalışılanlar ile Türkler 1071’de Anadoluya ayak basarken onları karşılayan Ajda Pekkan’a, ülke için bir muk yapmayıp, koltuklarında tanıklık yapanlara,  bir cümle bile değmezken,  sayfalar dolusu kelimeler dökülüyor. Arı Maya gibi çalışan sizin gibi bakanlar, kime yandığı belli olan ev lambası yerine ülkeyi aydınlatan ‘Cadde projektörü’ olmaya, keskin bıçak yerine diyalog ile çözüm üretmeye çalışırken, ayağına bayda atmaya çalışılıyor. Sn. Bakan,  kapalı ve hiçbir işe yamayan  bir alanı halkın hizmetine açmanız doğruydu. Paylaşılan bir sevinç iki kat olur, paylaşılan bir acı yarıya iner. Sevinçleri iki katına acılarıda yarıya indiriyorsunuz. Devam

**

Sn. Ahmet Soyalan emekliye çıkmak için izinlerinizi kullanıyormuşsunuz. Yerinize kimin atanacağı hala belli değil. GK K’nı bir isim için bastırıyormuş. Bir diğer taraftan Cumhurbaşkanı Tatar’ın sempati ile baktığı bir başka isim varmış diyorlar. Poliste üst rütbeliler terfiler ve kim Genel Müdür olacak işleri ile uğraşırken altta polisler görevden göreve koşuşturuyorlar. Geçen gün, bir görevi bitirir bitirmez bazı polisler rahmetli  Alparslan Türkeş için okutulan mevlit için görevlendirildiler. Polis ve Mevlit. Ört ki ölem. Sn. Soyalan hayat.; polis adam gibi görev yapma planları yaparken, emir erlerinin başına ördüğü çoraplardır  Çorap sıkı geldi. Bunaltıyor.

**

Sn. Yiğit Bulut, nerelerdesin be gardaş? Sesin selengin çıkmıyor. Sakın seni kapının önüne koymasınlar?  Koydularsa yazık. Çünkü senin gibisini bir daha bulmak mümkün değil. Cumhurun danışmanı olarak, Kraldan kralcı olunduğunu öğrettin. Kıbrıs Türkü’ne nasıl fırça atıldığını sergiledin. 2020’de Yerli  Nostradamus’luğa soyunurken, dolarda bir senede %20 kaybediyorsunuz.  1 TL 1 dolara eşitlenecek demiştin. Vallahi bravo. Hedefi tam göbekten vurdun.  Afgan Doları ile TL’nin eşitlendiğini görmek istemeyen, gözlere ‘Fago’ alacağım.  2 yıl önce aldığımız yumurtadan, sütten, ekmekten akaryakıt ve gazdan bugün daha az alabiliyorsak o da ABD ve AB’ ile Yunan ile düşman komşularımızdandır.   

 **

Sn. Cihat Yaycı   asker emeklisi olduğunuz için  lahmacunu 2 TL’ye, 25 kuruşa balık ekmek ve 10 TL’ye dürümü mideye indirdiğiniz Türkiye’deki askeri bir tesiste,  öğretmen sendikalarının yanısıra diğer sendikalar ile muhalif gazetecilere nefret kustunuz. Haklısınız, Neymiş efendim Federal bir Kıbrıs istiyorlarmış. Ceplerine koydukları AB pasaportu ile vizesiz istedikleri yere gidecekler ve  çocukları için  eğitim haklarına sahip olacaklarmış. Türkiye’nin verdiği para ile Türkiye’ye hakaret edecekler diyorsunuz .Gumandan doğrudur. Kıbrıs FIR hattından elde edilen Milyar Euro’lardan neden yavruya verilsin ki. Kıbrıs’ın yarısını tutup buradan nemelanmak ‘Ana’nın hakkı. Buradan elde edilen paraların bir kısmı TL olarak verilirken tabiki dövüz bazında  deftere kredi işlenecek. Sn. Yaycı, siz kemanenin yayını gererken, Arif Hoca size selam gönderdi.   

**

Sn. Oğuzhan Hasipoğlu, Lefkoşa, Beyarmudu, İskele cephesinde asayiş berkemal. Ancak Doğu’da, Mehmetçik – Büyükonuk, Batı’da Lapta-Alsancak-Çamlıbel ile Güzelyurt cephesinde asayiş berkemal değil. Asayiş berkemal dediğimiz Mesarya bölgesinde ise bırakın asayişin berkemal olmasını, UBP oralarda Karpuz gibi 3 parçaya bölündü. 2018 Yerel Seçimlerinde UBP adayına karşı bağımsız Vadili Belediye Başkan adayı olan Kürşat Özer'i aday göstertmeniz, UBP’den teklif bekleyen Akdoğan Kadın kolları başkanı Eylem Dolmacı ile yıllarca Vadili Belediyesinin başkanlığını yapan Mehmet Adahan'ın oğlu Hasan Adahan’ı kızdırdı. ve  2018 Yerel Seçimlerinde babasına karşı bağımsız aday olan Kürşat Özer'e misileme olarak  bağımsız aday oldu. Sevgili Oğuzhan, Parası olan pazardan, imanı olan mezardan korkmaz.Ama bir birine çelme atmaya çalışan aday bolluğu varsa?

**

Sn. Sıla Usar İncirli, birinci, ikinci derken beşinci vitesi taktın, deposunu uçak yakıtı ile doldurduğun araban ile KKTC kesmedi Belçika-Bürüksel’e uçtun. Biz, zile basmak yerine aşağıdan “annnee” diye bağıran bir nesildik. Bu kadar üşengeçtik.Hatta Tembel Hasan’ı bile kıskandırırdık. Ama sen ve senin neslinin ‘Maşallah’ı var. Sevgili Sıla her kadında bir bir cadı. Bir melek. Bir aptal. Bir prenses, birde super gril’lik vardır. Artık kime dokunursan. Galiba son günlerde senin Super Gril DNA’na dokunuldu. Dur durak bilmiyorsun da.

**

Sn. Kasım Uluçaylı, hayatları boyunca çevre denince döner, sahil denince yanında ayran sanan birçok vatandaş, bugüne kadar yanlış melodiyle dans etti. Herdaim dostlar sonrasında, kurduğunuz ‘Temiz Ada’ grubunuz ile sahilleri temizleme görevini üstlendiniz. Maşallah hijyen ve temizliğin figürlerini çok güzel yansıttınız. Milletin yaşanmakta olan anın rayında giden sağlık trenin altında kalmasın diye işi büyüterek doğaya ve çevreye daha çok hizmet için Mağusa Belediye Meclis üyeliğine DP’den aday olduğunu dile getirdin, Kasım komutan, sayfalar dolusu kelimeler dökülen ancak bir cümlesine bile değmeyen insanlara belki çevre bilincini öğretirsiniz

**

Sn. Cem Dana, davul zurna ile bağıra çağıra, hatta işaret parmağını UBP’ye göstere göstere partinden istifa ettim.  Mağsa Belediye Başkanı adayıyım diyerek aday oldun.  Siyaset arenasında, erkekliğin 10’da dokuzu kaçmak biri de hiç görünmemektir maddesini çalıştırarak ben yokum deyiverdin. . Ne hikmetse her çark edenin sığındığı Anavatan limanına demir attın. Ve Anavatan ile yürütülen Milli Politika ışında bu kararı verdim dedin. Allah Allah Cem Dana’ın adaylığı ve Anavatan’ın politikası. Sn. Dana alkole  oggalı zam yapıldı. Biraz uzak dursan diyorum. Ayşaba pazarda çocuğunu kaybedince feryat figan ağlayan, bulunca da öldüresiye döven anne Türk annesidir. Düne kadar aldatıldım diyerek partisinden istifa eden sonrasında  Vatan, Millet, Anavatan nutukları ile geri dönen de Kıbrıslı Türk siyasetçisidir dedi.

**

Sn. İsmail Arter, Papatya’nın yapraklarını seviyor, sevmiyor. Aday olayım mı olmayayım mı diyerek koparttıktan sonra, gaipten bir ses seviyor deyince ‘adaylığını açıkladın. Seni sevip sempati duyanlar ‘Efsane ‘ geri dönüyor yakıştırmasını yaptı. Maraş açılışında, arkandayız diyerek sana oggalı masraf yaptırıp, sonrasında onları sen gördüysen bende gördüm modunda radara bile yakalanmadıklarına tanık olduk.  Mağusa’da anketler yapılırken sen daha adaylığını açıklamadan ismin anketlerde üst sıralarda yer buldu Ancak birden çark ederek ben çark ettim derken  millete de ‘Yok artık’ dedirttin. Sn. Arter, herkesi bir maske merakı sardı. Kimsenin kendi olmaya cesareti kalmamış. Ne diyelim?.

**

Sn. Nevzat Akçagil, belediye başkanlığı seçimleri için önce bende varım diyen ancak daha sonra ‘Şaka yaptık’’ diyerek adaylıktan vazgeçtim diyerek tornistan edenlerin  aksine, havasına, suyuna, taşına, toprağına aşığım dediğin köyün Görneç’e hizmet için ‘Muhtar Adayı’ olduğunu açıkladın. Birlikten kuvvet doğar düşüncesi ile ‘Çakı’ gibi Muhtar Azaların Ecevit Şah, Nevzat Gülsev, Cüneyt Oylum ve Özgün İnce ile hizmet için kolları sıvadın.  Sn. Akçagil, kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır. Toprağa ve köyüne dokanan eller ise baharı getirerek çiçekler açtırır Unutmayın.

**

Sn. Genco Ecer, yetenek doğuştan oluşur ve sonradan geliştirilir.. Babadan oğula geçen özel bir durumdur. Kimisi baban gibi futbolda yıldızlaşır, kimisi senin gibi sanat dalında. Hande Yener’in 13 şarkılık albümünde, şarkılarının söz ve müziğine prodöktürlük yapacak olman, hem senin hemde ülken adına büyük gurur. Buray,  Işın Karaca,  Ziynet Sali gibi sanatçıların yanısıra senin de ülkenin müzik elçisi kervanına katılmış olman ülke adına büyük kazanç. Sevgili Genco, zirveye yılan gibi sürünerek  kartal gibi süzülerek de çıkılır. Sen sürünmeyi geçtim süzülerek o zirveye kondun.

**

Sn. Çağlayan Cesurer, El Sen başkanı olarak, kapalı kapılar ardında  yazılan Ali Cengiz  Tiyatro oyunun senaryosunun Milattan önce yazıldığını belirttin. Ve bu senaryonun daha önce insanlarda  derin yaralar açtığını ima ettin. Yahu geçin bunları derken, derin yaralar açtığınız  insanların canını yeni senaryonun yaratacağı  sıyrıklar acıtamaz dedin. Sn. Cesurer, Milli değerlerimizi peşkeş çeken bazı efendilere, nedense beddualarımız işlemiyor. Deveyi avurdu ile götürmelerine karşın zehirlenmiyorlar. Virüs salgınından da etkilenmiyorlar. Napacaz bunlarla dersin?

.**

HATIRLAMIYORUM

Bir Fransız, bir Alman, bir Amerikalı ve Temel

alanında en iyi askerler olarak seçilmişler.

 Bir görev için bunların hepsi hücrelere kapatılmış

 ve her birine bir sır verilmiş.

İlk olarak Fransızın hücresine girip sırrı söyletmeye çalışmışlar ve hemen söylemiş.

Daha sonra Almanın bulunduğu hücreye girmişler baskı yapmışlar söylememiş,

tırnaklarını çekmişler, söylemiş. Sonra Amerikalının hücresine girmişler

baskı yapmışlar, söylememiş, tırnaklarını çekmişler söylememiş,

elektrik vermeye kalmışlar söylemiş.

En son Temel’in hücresine girmişler. Baskı yapmışlar, söylememiş. Tırnaklarını çekmişler söylememiş, elektik vermişler, söylememiş. Daha bir yığın işkence yapmışlar

bana mısın dememiş. Adamlar yorulunca çıkmışlar

odadan yarın devam etmek için geri döndüklerinde

 Temel’i kafasını duvara vururken bulmuşlar; Hatırlamıyorum, hatırlamıyorum…