Türkiye - AB ilişkilerinde rum tarafı ne planlıyor?

Mülteciler konusunun ele alınacağı Perşembe günkü AB zirvesi öncesinde Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk dün gece Güney Kıbrıs’a gitti, bugün Rum Yönetimi Başkan Nikos Anastasiadis’le görüşecek.

 

Görüşme Rum Başkanlık Sarayı’nda saat 10.00’da başlayacak, daha sonra ortak basın toplantısı düzenlenecek ancak soru kabul edilmeyecek. Anastasiadis saat 12.00’de Tusk onuruna yemek verecek.

Rum Yönetimi’nin, dondurduğu 5 müzakere başlığının, Avrupalıların mülteciler konusunda maliyet üstlenmeden Türkiye’ye vereceği hediye halini almasından endişe ettiğine dikkat çeken gazeteler Tusk’un ziyaretiyle ilgili haberlerini genellikle manşetten ve bu perspektifle aktardılar.

Fileleftheros “Lefkoşa İçin Mukavemet Testi...  AB’de Türkiye’ye Hediye Formülü Aranıyor, Tusk Kıbrıs’ta… Hükümet Veto Uyarısı Da Yapıyor”
75 milyon Türk vatandaşına vize serbestisi tanımak isteyecek AB üyesi devlet olmadığını, Avrupalıların, daha az sürtüşme yaratacak çözümlere yöneldiğini ve mali yardım dışında Türkiye’ye vermek için başka karşılıklar aradıklarını savunan gazete, Rum Yönetimi’nin, başlıkları müzakereye açması için baskı görme ihtimali nedeniyle  “köz üzerinde oturduğunu” vurguladı.

“GEREKİRSE ÇEKERİZ”

Habere göre Rum Yönetimi,  yoğun perde gerisi ışığı altında Sözcü Nikos Hristodulidis aracılığıyla “gerekmesi halinde veto silahını da çekeceğini” açıkladı. Bu sabah Rum Başkanlık Sarayı’nda gerçekleşecek Anastasiadis-Tusk görüşmesinde Rum Yönetimi’nin, Türkiye’nin 5 müzakere başlığıyla ilgili tutumu tekrar edilecek

Hristodulidis’in, Tusk’un Rum Yönetimi’ne baskı yapmaya değil, AB zirvesi öncesinde görüşmeye geldiğini söylediğini yazan gazete, Rum diplomatik kaynakların ise “Lefkoşa’yı tatmin edecek ancak Ankara’yı rahatsız etmeyecek sözlü bir formül bulunabilir. Kıbrıs’ın dondurduklarıyla alakası olmayan bir başlığın açılması ihtimali açık” dediklerini yazdı.

Tusk’un Güney Kıbrıs’tan sonra Türkiye’ye ve anlaşma bulunmasında rol oynayacak diğer ülkelere gidebileceği belirtilirken Anastasiadis’in Brüksel’de Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz ile ayrı ayrı görüşeceği, Avrupa Halk Partisi toplantısı çerçevesinde bir dizi temasta bulunacağı kaydedildi.

Güney Kıbrıs’ın karşılık almadan Türkiye’nin müzakere başlıklarının açılmasını kabul etmeyeceğini yazan gazete Hristodulidis’in, “Türkiye havaalanlarını ve limanlarını açarsa, üyelik müzakereleri konusunda bir orta yol bulmaya hazırız ancak Türkiye yükümlülüklerini yerine getirmezse, örneğin Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklı gemilere limanlarını açmazsa veto kullanacağımız kesindir. Veto yalnız Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan’ın değil diğer Avrupa ülkelerinin de tutumudur” sözünün altını çizdi.

“TUSK’UN GÜNEY’E BASKI YAPMAYA GİTMEDİĞİ GÜVENCESİ VERİLDİ”

Politis “Kritik Tusk-Anastasiadis Yüz Yüze Görüşmesi” başlıklı haberinde bugünkü Anastasiadis-Tusk görüşmesinin mülteciler konusunda 18 Mart’ta yapılacak AB zirvesi açısından kritik addedildiğine dikkat çekti.

Gazete Rum yönetimine, Tusk’un Rum tarafına baskı yapmaya gitmediği güvencesi verildiğine işaret ettiği haberinde Hristodulidis’in “Türkiye Kıbrıs kökenli yükümlülüklerini yerine getirmezse müzakere başlıkların açılmasına Kıbrıs vetosu kesindir” diyerek, Rum tarafının müzakere şartlarını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

SİYASİ PARTİLERDEN ANASTASİADİS’E MESAJ

Habere göre siyasi partiler, Tusk’la bugünkü kritik görüşme öncesinde Rum Başkanlık Sarayı’na mesajlar gönderdi.

AKEL tarafından yapılan açıklamada “Türkiye’nin mülteciler konusunda Avrupa devletlerine hizmetleri için Lefkoşa, müzakere başlıklarının muhtemel açılmasına rıza göstermemelidir. AB’nin gerek mülteciler konusuna yaklaşımdaki, gerek Türkiye’ye vermek istediği karşılıklar konusundaki tavrı kabul edilemez” görüşü ortaya konuldu.

DİSİ “işgal gücü” diye nitelediği Türkiye ile artık “bir dereceye kadar diyalog yapılmakta olduğunu” savunduğu açıklamasında,  “Top Ankara’nın ayağındadır. Avrupa Konseyi Başkanı’nın Lefkoşa ziyareti ışığı altında hükümetimize, ağır baskı yapma niyeti saptıyoruz. Kıbrıs’ın bu konuda Avrupa politikalarına katkı yapma niyeti vardır ancak artık Türkiye’nin de Kıbrıs sorununda yapıcı işbirliği yapma zamanı geldi” iddiasında bulundu.

Dayanışma Hareketi Rum Yönetimi Başkanı’nın, 2013’te mevduatların tıraşlanmasını ‘namlu şakakta kabul ettiği’ açıklamasının kimseyi ikna etmediğini, Türk müzakere başlıklarının açılmasına rıza göstermesi durumunda da kimsenin ikna olmayacağını kaydetti.

Ekologlar ve Çevreciler Hareketi ise Tusk’un ziyaretini “tehlikeli” bulduğunu belirterek “Başkan’ın baskılara direnmesini umuyoruz” vurgusunu yaptı.

“TATMİN EDİCİ BİR ÜSLUPTA YAZILMIŞ BELİRSİZ BİR VAAT DAHA”

Simerini manşetten aktardığı haberinde “Donald Tusk Pazarlık İçin Lefkoşa’da… Başlıkların Açılması Konusunda İki Tarafı Da Memnun Edecek ‘Altın’ İfadeyi Arıyorlar” başlığını attı.

Hem Rum Yönetimi hem de Türkiye’yi tatmin edecek bir ifade arandığına işaret eden gazete, Brüksel çevrelerine dayanarak “önceden belirlenmiş müzakere çerçevesi dışında, Türkiye’nin müzakere başlıklarının açılmasının kast edilmediğini, Türkiye’nin pratikte alabileceği tek şeyin zirve kararında, tatmin edici bir üslupta yazılmış belirsiz bir vaat daha olacağını” savundu.
Alithia da manşet haberine “Tusk, Mülteciler Konusunda Anlaşmaya Varılması İçin ‘Merkel Ajandası’ İle Kıbrıs’ta… Lefkoşa, Cebinde Veto İle Türkiye’den Hareket Bekliyor, Umuyor” başlığını attı.