‘Uçan’ Ekonominin Reçetesi Ağır Oldu

İktidarın ekonomik krizi ‘bol kredi’ ile aşma çabaları daha çok borç ve daha çok borçlu yaratırken, vatandaşın ‘acı reçete’ye gücü kalmadı. Vatandaşın bankalara olan borcu 800 milyar TL eşiğini aştı.

Sadece üç ay önce iktidara göre ‘uçan' Türkiye ekonomisi bir anda ‘acı reçeteye' muhtaç oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta ekonomide acı reçeteyi uygulamaktan kaçınmayacaklarını söyleyerek, yüksek faiz dönemiyle birlikte hayat pahalılığının daha da artacağı bir döneme işaret etti.

Pandemiyle birlikte ekonomik krizi ‘bol kredi' ile aşma çabaları daha çok borç ve daha çok borçlu yaratırken, uzmanlara göre vatandaşın ‘acı reçete'ye gücü kalmadı. Salgının uzamasıyla birlikte sosyal yardımlara ihtiyaç duyan hane sayısının arttığını da vurgulayan uzmanlar, kısa çalışma ödeneği, işsizlik ödeneği ve nakdi destek yardımlarının artırılmaması durumunda büyük bir darboğazın kaçınılmaz olacağını öngörüyor. Vatandaşın bankalara olan borcu 800 milyar TL'yi aşmış durumda.

33.6 MİLYON BORÇLU

BDDK verilerine göre, kredi faizlerinin hızla düştüğü nisan  ayından bu yana konut kredilerinde yüzde 32, ihtiyaç kredisinde yüzde 30, taşıt kredisinde yüzde 60 ve kredi kartı borcunda yüzde 22 artış oldu. Bu süreçte vatandaşın bankalara borcu yüzde 30 artarak 807 milyar 596 milyon liraya çıktı.

Pandemide milyonlarca kişi farklı nedenlerle de olsa nakit ihtiyacı için bankalara koştu. Kimileri düşük faiz fırsatını kaçırmak istemedi, kimileri mevcut borçlarını öteledi. İşsiz kalma endişesi, gelirlerin düşmesi gibi geleceğe yönelik belirsizlikler de kredi kullanımı tetikledi. Neticede bireysel kredi kullanan kişi sayısı son bir yılda 2.2 milyon kişi artarak 33.6 milyon kişiye çıktı. Kişi başına düşen ortalama tüketici kredisi bakiyesi ise bir yıl önceki 18 bin TL seviyesinden 25 bin TL'ye ulaştı. 3.7 milyon kişi tüketici kredileri ve kredi kartlarıyla ilk kez bu dönemde tanıştı.

GERİ ÖDEMELERDE DARBOĞAZ YAŞANABİLİR

Altınbaş Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu önümüzdeki aylarda kredilerin geri ödemelerinde büyük bir darboğaz yaşanabileceğini belirterek, pandemi nedeniyle verilen nakdi desteğin artırılmaması ve sosyal yardımların yenilenmemesi halinde geri ödenemeyen kredilerin şiddetli etkilerinin görülmeye başlanacağını kaydetti.

Kozanoğlu, “Faizlerin düşük olduğu dönemde kredi kullananlar işsiz kalmış ya da gelirleri düşmüşse kredilerin geri ödemesini yapmakta çok zorluk çekecekler. Nakdi ücret desteği artırılmaz ve 1000 TL'lik sosyal yardım yenilenemezse büyük bir darboğaz yaşanabilir. Önümüzdeki dönem bunun şiddetli etkilerini göreceğiz” dedi.

BATIKTA ARTIŞ KAÇINILMAZ

BDDK'nın haftalık bankacılık sektörü verilerine göre 6 Kasım itibarıyla takipteki alacaklar da önceki haftaya göre 545 milyon lira artarak 152 milyar 262 milyon liraya çıktı. Bu tutarın 18 milyar 829 milyon lirası ödenemeyen tüketici kredileri ve kredi kartları borçlarından oluşuyor. Tüketici kredisinden dolayı yasal takibi devam eden kişi sayısı ise eylül itibarıyla 3 milyon 497 bin 886 oldu. Önümüzdeki süreçte ödenemeyen bireysel kredi oranında artışın kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.