“Ucu açık prosedürün sonu mu?”

Habere göre, dünkü toplantıdan çıkan ilk ana sonuç, “şu anda çabanın, müzakerelerin mümkün olduğunca çabuk başlayabilmesi için referans noktalarında uzlaşma üzerine yoğunlaşıyor olmasıdır.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Rum tarafında tansiyonu yükselten desantralize federasyon meselesini gündemden çıkardığı, bu nedenle dün sabahki Ulusal Konsey toplantısının, beklenenden çok daha ılımlı bir ortamda geçtiği haber verildi.
Alithia “Ucu Açık Prosedürün Sonu Mu?... Dünkü Ulusal Konsey Toplantısın Odağında Referans Şartları” başlıklı haberinde, Anastasiadis’in ani bir hareketle desantralize federasyon meselesini gündemden çıkarması nedeniyle beklenenden sakin geçen Ulusal Konsey toplantısından iki ana sonuç çıktığına işaret etti.
Habere göre, dünkü toplantıdan çıkan ilk ana sonuç, “şu anda çabanın, müzakerelerin mümkün olduğunca çabuk başlayabilmesi için referans noktalarında uzlaşma üzerine yoğunlaşıyor olmasıdır. 
Bu çerçevede Rum tarafı artık, “yeni prosedürün açık uçlu olacağı ve takvimleri olmayacağı şeklindeki önceki katı tezinde ısrar etmeyip yeni prosedürün ucu açık olamayacağını kabul ettiğini” dolaylı ancak net şekilde ima ediyor. 
Bu durumu “yani takvimler olduğunu kabul etmiyoruz ama müzakereler yeniden başladığında, makul bir sürede bir sona ulaşması gerektiğini teslim ediyoruz” sözüyle izah eden gazete, Rum Sözcü Prodromos Prodromu’nun toplantı sonrasında yaptığı açıklamada takvimler konusunda yeni bir şey olduğunu teyit etmemekle birlikte “Kıbrıs Rum tarafı ve Başkan hiçbir zaman açık uçlu bir prosedür arzu etmedi” dediğini yazdı.
Gazete Prodromu’nun aksine DİSİ Başkanı Averof Neofitu’nun, “takvimlerin olduğu, net bir şekilde, ‘yeni bir prosedür başlayacaksa ucu açık olamaz’ denilen Genel Sekreter’in raporunda açıktır” ifadesini kullandığına işaret etti
Konsey’in dünkü toplantısından çıkan ikinci ana sonucun ise Anastasiadis’in desantralize federasyon meselesi ile Güney’de başlattığı tartışmalara beklenmedik şekilde son verme tercihi olduğuna dikkat çekilen haberde, Anastaiadis’in “meseleyi gündemden çıkarıp buzdolabına koyduğu”; Konsey üyelerine de, desantralize federasyon meselesinde dile getirdiği görüşlerini devam ettirmekle birlikte, şu anda bu konuda aleni tartışma ve çekişmelerin gereksiz ve faydasız olacağını söylediği kaydedildi.
Habere göre Sözcü Prodromu toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, “Başkan bu dönemde dile getirilen görüşlere saygı duyuyor ancak şekillenmekte olan olgular temelinde kendi görüşü de var. Bu konuyla ilgili tam izahat yapılmıştır. Kısır bir zemine girdikten sonra tartışmanın bir faydası olmaz” ifadelerini kullandı. Sözcü, Anastasiadis’in, “olası bir anlaşmadan sonra devletin işleyebilirliğinin tamamen güvenceye alınmasını istediğini” de sözlerine ekledi.
Konsey toplantısında yapılan bilgilendirme ve ardından gerçekleşen tartışmadan ortaya çıktığı kadarıyla, referans şartları konusunun, Kıbrıs sorunundaki yeni çabanın kaderini de belirleyecek konu olduğunun ortaya çıktığına işaret edilen haberde, şu izaha yer verildi: 
“Müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için önce iki taraf arasında bu müzakerenin referans şartları üzerinde anlaşma sağlanması gerekir ki bu da Lute’un -kesin görülmekle birlikte henüz netleştirilmeyen- bir sonraki gelişinde netleştirilecek. Böyle bir anlaşmaya varılabilmesi için Lute’un bu kez ya Kıbrıs’ta birkaç gün kalması veya giderse kısa süre sonra yeniden gelmesi gerekecek. Anlaşmaya varılıp varılmayacağı veya ne zaman varılacağı ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların boyutuna bağlı olacak.”
Gazete Prodromu’nun bu konuda, Konsey’de yapıcı bir tartışma gerçekleştirildiğini, siyasi parti başkanlarının tezlerini ve önerilerini ortaya koyduklarını ve kaygılarını da dile getirdiklerini belirterek, “Başkan bunlardan bazılarını paylaşıyor. Başkan’ın istediği müzakerelerin doğru şartlar altında yeniden başlamasıdır” dediğini yazdı.
Habere göre Rum tarafının prosedürde sunacağı tezler sorulduğunda ise Prodromu “ezelden beridir bilinen tezlerimiz var. Başkan, şekillenen olgulara göre kendi taktiğini de şekillendiriyor” dedi. 
Rum Haber Ajansı’nın (KİPE) ise, “iyi bilgili kaynaklara” dayanarak, Rum tarafının, referans şartlarının şekillendirilmesi sırasında, bu şartların Guterres Çerçevesi’ne eklenmesini ve itiraz edilen yakınlaşmaların -Kıbrıs Türk tarafının haritası da dahil- yeniden gündeme gelmesini isteyeceği haberini yaydı. 
Konsey toplantısında, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in geçen hafta Washington’da yaptığı temaslar ve bu temaslardan BM Barış Gücü ile ilgili ortaya çıkanlar hakkında da bilgi verildi. Amerikan tarafının, BM Barış Gücü’nün Ada’da kalması için bazı parametreler olması gerektiğinde ısrar ettiğine, bu parametrelerden birinin de anlaşmazlıkların çözümü için devam eden bir prosedür olması olduğuna dikkat çekildi. 
Bu temelde ve Ocak ayında BM Barış Gücü konusunda komplikasyon riskinden kaçınmak için uluslararası unsurun önümüzdeki dönemde referans şartlarında anlaşma olması ve müzakerelerin, mümkünse Ocak’tan önce başlaması için yoğun baskılar yapacağı değerlendiriliyor. Ancak Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılması başarılabilse bile 2019 Temmuz’unda yeni bir uzatma olacak ve o zamana kadar mesele referans şartlarında anlaşmaya varılması değil, özlü bir ilerleme ve yeni prosedürün tamamlanması olacak. 2019 Temmuz’u, müzakerelerin tamamlanması için doğal takvim de olabilir çünkü çeşitli çevreler o zamana kadarki zamanı anlaşma sağlanması için yeterli görüyor. Bu tarih de aşılırsa BM Barış Gücü’nün Ada’da kalacağını kimse garanti edemez.
SİYASİ PARTİ BAŞKANLARININ AÇIKLAMALARI 
Gazete Rum siyasi parti başkanlarının Konsey toplantısı sonrasında basına yaptıkları açıklamalara da yer verdi.
Habere göre DİSİ Başkanı Averof Neofitu, Anastasiadis’in yaptığı bilgilendirmeye memnuniyet belirterek, “Kıbrıs Rum tarafının, BM parametreleri, iki bölgeli iki toplumlu federasyon ve Genel Sekreter’in koyduğu çerçeve içerisinde müzakerelere yeniden başlamaya hazır olduğunun teyit edildiğini” söyledi. Neofitu, Lute’un bazı fikirler getirirse bunun Guterres Çerçevesi, BM parametreleri veya Genel Sekreter’in son raporu dışında olacağını düşünmediğini söyledi.
AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, referans şartlarında anlaşma olmaması ihtimaline endişe belirterek, “böyle bir şey Kıbrıs sorununun çözüm perspektifleri açısından çok olumsuz olur” dedi, şunları ekledi: “Önümüzdeki haftalarda veya aylardaki görüşme prosedüründe müzakerelerin yeniden başlayacağı zemine ilişkin net bir çerçevemiz olması için nereye gitmek istediğimizi iyi bilmemiz çok önemlidir. Müzakerelere, bugüne kadar şekillenen zeminde devam edelim ve uzlaşılanlardan herhangi bir muafiyet talep etmeye yeltenmeyelim çünkü böyle bir şey, farklı yerlere götürür.”
DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos, “Türkiye’nin gerek müzakerelerin yeniden başlamasından karşılıklar elde etmeyle ilgili, gerek BM Barış Gücü’nün kalması ve/veya görev/yetkilerinin değişmesiyle ilgili, gerekse doğal gaz aramalarıyla ilgili taleplerinin engellenmesi için çok dikkatli olunmalı” dedi. 
EDEK Başkanı Marinos Sizopulos, partisinin, Anastasiadis’in referans şartları veya Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir prosedürün başlaması konularını çok dikkatli yönetmemesi halinde olumsuz etkiler ortaya çıkabileceğine dair endişelerinin giderilmediğini söyledi. 
Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas, Kıbrıs sorununun çok kritik bir aşamada bulunduğunu belirterek, “siyasi liderliğin kabul edeceklerini destekleyecek cephede milli bir görüş birliği olmalı” ifadesini kullandı.
Ekologlar Başkan Vekili Efi Ksanthu, şu ana kadar varılan yakınlaşmalarla, nasıl ilerledikleri, hangi konuların ‘kapandığı’, hangilerinin daha ileri görüşülebileceğiyle ilgili bilgi verilmediğine işaret etti. 
Dayanışma Hareketi Başkan Yardımcısı Polis Pallikaros, referans şartlarının birlikte belirlenmesinin ve müzakereler yeniden başlasın diye herhangi bir taviz verilmemesinin veya takvim kabul edilmemesinin önemine dikkat çekti. 
ELAM Başkanı Hristos Hristu ise, yeni bir müzakere turu başlaması için uygun şartlar bulunmadığını söyledi. 
“LUTE REFERANS ŞARTLARINDA ANLAŞMA İÇİN 90 GÜN SÜRE VERDİ”
Fileleftheros “Ön Anlaşma İçin Dönüyor…. Lute Referans Şartlarını Tamamlamak İçin Noel’den Önce Kıbrıs’ta… Ulusal Konsey Bilgilendirmesi ve Akıncı’nın Basın Konferansı” başlık ve spotlarıyla manşete çektiği haberinde, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs geçici danışmanı Jane Holl Lute’un, iki liderin Ocak ayı içerisinde masaya dönmesi için bir ön anlaşma sağlamak üzere Noel’den önce Ada’ya gelmesinin beklendiğini yazdı.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın dün akşam düzenlediği basın toplantısında bu konuda dile getirdiklerine de işaret eden gazete, dünkü Ulusal Konsey toplantısında da Lute’un önceki ziyareti sırasında iki tarafın referans şartlarında anlaşması için bir takvim koyduğu bilgisi verildiğine işaret etti.
BM’nin, ucu açık prosedür olamayacağı görüşünde olduğu, Lute’un da referans şartları için (BM Barış Gücü’nün görev süresinin görüşüleceği Ocak ayına kadar) 90 günlük süre verdiği kaydedildi.
Habere göre Konsey toplantısı sırasında DİSİ Başkanı Neofitu, Lute’un Ocak ayından önce prosedüre, usule ve esasa dair önerilerinin yer alacağı bir non-paper ile geleceğini söyledi. AKEL Genel Sekreteri Kiprianu “Guterres Çerçevesi’nden çıkıp başka prosedüre doğru gidiyoruz” uyarısında bulundu. DİKO Başkanı referans şartlarının görüşülmesinin Türk tarafına, nelerin yakınlaşma olduğuna dair sonu gelmez bir tartışma fırsatı vereceği endişesini dile getirdi. 
RUM YÖNETİMİNİN REFERANS ŞARTLARININ İÇERMESİNİ İSTEDİĞİ 4 NOKTA
Gazete Anastasiadis’in dünkü toplantıda, Rum tarafı olarak Lute’un önüne konulan tezleri de şu şekilde aktardı:
“-İşleyebilirlik sorunları çözülmeli, -‘siyasi eşitlik’ bütün federal anayasalarda tesis edilmiştir, -Veto sadece Kıbrıs Türk toplumunu ilgilendiren konularda olsun, aksi halde 1960’ta başımıza gelenler yine gelecek, -Guterres Çerçevesi ‘etkin katılımın’ daha ileri görüşülmesi gerektiğini öngörüyor, -Temel ilke ve yetkileri dışarıda bırakırsak, 120 organ ve makam kalır. Desantralize federasyon önerisi bu çerçevede sunuldu ancak tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası temsiliyet her zaman güvence altında olmalıdır., -Bizim için geçerli olan Guterres Çerçevesi 30 Haziran 2017’dekidir.”
Politis manşet haberini “Aralık Sonu Sahne Netleşiyor.. Kıbrıs Rum Tarafının İlgisi Lute Referans Şartlarının 4 Noktasında… Lute’un Şartlarında Anlaşma Sağlanırsa Yeni Prosedür Takvimli Olacak… Diyaloğa Hazır Olduğunu Söyleyen Akıncı’nın Mesajı, Zaman Kıbrıs’ın Lehine İşlemiyor” başlık ve spotlarıyla verdi.
Gazete Rum tarafının, Lute’un referans şartlarının prosedürel konular dışında Guterres Çerçevesi’nin teyidini, Kıbrıs Türk haritası da dahil varılan yakınlaşmaların yeniden teyidini ve Anastaiadis’in desantralize federasyon fikirlerini içermesini beklediğini yazdı. 
Haravgi Andros Kiprianu’nun Konsey toplantısı sonrasında yaptığı açıklamayı öne çıkardığı haberi “Nereye Gittiğimizi ve Ne İstediğimizi Bilelim” başlığıyla manşete çekti.
AKINCI’NIN BASIN KONFERANSI
Gazeteler Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın dün akşam düzenlediği basın konferansında söylediklerini de okurlarına geniş ölçekte, şu başlık ve spotlarla aktardılar:
Alithia “Mustafa Akıncı Dezantralizasyonu Görüşmeye Hazır Ama Açıkça (söylüyor): Çoğunluk-Azınlık Mantığında Kararlara Hayır” 
Fileleftheros “Yortulardan Önce Dönüyor… Akıncı Lute’un Referans Şartlarını Tamamlamak İçin Geleceğini Söyledi… Desantralize Federasyon Konusunu Görüşmeye Hazır” 
Politis “Karar Alma Zamanı… Akıncı’dan İki Bölgeli İki Toplumlu Federasyonun Yitirilmemesi Çağrısı… Olumlu Oy İle İlgili Kıbrıs Türk Tezini Yeniden İzah Etti, Veto Değil Birlikte Karar Verme Mekanizması Olduğuna Dikkat Çekti… Akıncı Cep Telefonlarında Çözümü Mümkün Görüyor… Tanımadan Olabilirdi”
Haravgi “Akıncı: Fiili Durum Kıbrıslı Rumlar İçin De Kıbrıslı Türkler İçin De Acı… Gerçekçi Çözüm BM’nin De Tercih Ettiği İki Bölgeli İki Toplumlu Federasyon” ve “Mustafa Akıncı Lute’un Yeni Ziyaretine Atıf Yaptı… ‘El Ele Tutuşarak Halay veya Sirtaki Oynayalım”.