UKÜ’de Farmakolojik yönden alkol ele alındı

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ)’inde Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından “Farmakolojik Yönden Alkol” konulu konferans düzenlendi.
UKÜ Çevik Uraz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Prof. Dr. Osman Özdemir konuşmacı olarak katıldı.

UKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Özdemir, etil alkolün, kafein ve tütünden sonra dünyada en yaygın kötüye kullanılan psikostimülan olduğunu söyledi. Etil alkolün cilt antiseptiği şeklinde kullanılması dışında, ilaç olarak pek önemi olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Osman Özdemir, “Alkol sosyal yaşamda keyif verici bir madde olarak kullanılması nedeniyle alınan ilaçlarla etkileşimi açısından büyük önem taşımaktadır. Alkol bağımlılığı, kişi üzerindeki ve çevresindeki komplikasyonları nedeniyle tıp, halk sağlığı ve toplum açısından sorun teşkil edebilir.” dedi.

Osman Özdemir, etil alkolün farmakolojik etkilerinin davranışsal, kardiyovasküler, solunum, emetik ve gastrointestinal sistem üzerinde etkili olduğunu belirtti. Kandaki alkol konsantrasyonuna bağlı olarak ortaya çıkan SSS ile ilgili etkileri açıklayan Prof. Dr. Özdemir, alkolün 50-80 ml’de alınması halinde zihinsel etkinlikte artma, 80-100 ml’de araba sürme yeteneğinin bozulması, 200-300 ml’de geveleyerek konuşma, 400-500 ml’de koma, ileri derece solunum depresyonu ve ölüm, 500 ml’nin üzerinde alınması durumunda ise kesinlikle ölüm ile sonuçlanacağına dikkat çekti.

UKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Özdemir, aynı miktar alkol kullanımında kadınların ve erkeklerin farklı şekillerde etkilendiğini bunun nedeninin kadınların erkeklerden daha küçük bir vücut kütlesine sahip oldukları için alkolün ekivalan dozları alındığında kadınlarda daha yüksek bir konsantrasyona ulaştığını söyledi. Özdemir, “Bu nedenle kadın erkeklerle aynı miktarda alkol içerim dememeli.” diye belirtti.

Alkol tüketiminin bağımlılık seviyesinde olmasıyla davranış, bilinç bozukluğu, hipertansiyon ve kansere neden olabileceğini açıklayan Osman Özdemir, alkolün bir süre sonra vücutta bağışıklığı kırdığını ifade etti. Alkolün iki tip bağımlılık yarattığını açıklayan Prof. Dr. Özdemir, Tip 1 bağımlılığın 25 yaşından sonra başladığını, kişide alkolden uzak duramama durumu bulunduğunu söyledi. Tip 2 bağımlılığın ise genellikle gençlerde görüldüğünü ve bu bağımlıların alkolden uzak durabileceklerini, fakat alkol aldıkları zaman bunun aşırı miktarda olduğunu anlattı.

Kronik alkol kullananlarla (akşamcılarla), alkolikleri ayırt ettiren kriterleri de açıklayan Prof. Dr. Osman Özdemir, “Kronik alkol kullanan aldığı alkolün günlük işlerini etkilemesinden çekinecek kadar bilinçlidir. Alkolik ise günlük uğraşlarının alkol alımını etkilemesinden çekinmeyecek kadar bilinçsizdir. Alkol kullanımı saplantılıdır ve alkol kullanılmadığında dayanılmaz korkuya sebep olur.” şeklinde konuştu.

UKÜ Çevik Uraz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferans sonunda dinleyicilerin sorularını da yanıtlayan UKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Özdemir, alkol - ilaç etkileşiminin bulunduğunu ve karaciğerin kendini belli etmeyen bir organ olduğunu, belirtilerin ansızın ortaya çıkabileceğini söyledi.