"Yeni Zelanda tarihinin en karanlık günlerinden biri" : İki camiye silahlı saldırı, onlarca ölü ve yaralı var

"Yeni Zelanda tarihinin en karanlık günlerinden biri" : İki camiye silahlı saldırı, onlarca ölü ve yaralı var

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde iki camiye cuma namazı sırasında silahlı saldırı düzenlendi. Saldırılarda çok sayıda ölü ve yaralı olduğu bildiridi. Saldırganlardan biri, camiye yaptığı saldırı sırasında sosyal medya hesabı üzerinden canlı yayın yaptı. Saldırılarda kaç kişinin öldüğü ile ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.

Saldırıyla ilgili olarak 3'ü erkek biri kadın olmak üzere dört kişi gözaltına alındı. Ayrıca şehirde patlayıcı dolu araçlar bulundu. Erken saatlerde polis silahlı bir saldırganın izini sürdüğünü açıklamıştı. Christchurch polisinden komiser Mike Bush, Yeni Zelanda çapında bütün camilerden uzak durulması gerektiğini söyledi ve Christchurch'te yaşayanlara, "Bizden ikinci bir açıklamaya kadar kapılarınızı kapalı tutun" dedi. Saldırıların  ardından Christchurch kenti yüksek alarma geçti. Şehirde okullar ve kamu binaları kapatıldı, sokağa çıkma yasağı ilân edilmişti ama polis, gözaltılardan sonra sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını açıkladı. Yakınlarda iklim protestosu yapan grup da güvenlik amacıyla dağıtıldı. 

"Bugün Yeni Zelanda tarihinin en kara günlerinden biri"

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern yaptığı açıklamada, "Bugün Yeni Zelanda tarihinin en kara günlerinden biri" dedi ve saldırıya "eşi benzeri görülmemiş bir şiddet olayı" dedi.

CNN International'ın görgü tanıklarından aktardığına göre saldırgan 30'lu ve 40'lı yaşlarında beyaz ten renkli bir adamdı, üzerinde ise bir üniforma vardı. Görgü tanıklarından Robert Weatherhead, "ne üniforması olduğunu anlamadığını" belirtti. New Zealand Herald gazetesine konuşan Mohan İbrahim de, "Başta elektrik çarptı diye düşündük ama sonra herkes kaçışmaya başladı. İçeride arkadaşlarım var. Arkadaşlarımı aradım ama çoğundan haber alamadım. Canlarından endişe ediyorum" dedi. İskoç bir aileden gelen ve Avustralya'da doğan Brenton Tarrant isimli saldırganın 28 yaşında olduğu tahmin ediliyor.

Bangladeş kriket takımı da bir hazırlık maçı için Christchurch'teydi. Cuma namazı için camiye giden Bangladeş kriket takımı, saldırı başlarken takım otobüsü ile camiye yanaşıyordu. Saldırıyı fark eden Bangladeşli oyuncular camiden uzaklaştı. Oyuncuların camiden uzaklaştığı bir video yayımlandı.

İbrahim Kalın saldırıları kınadı

Türkiye kanadından ilk tepki Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'dan geldi. Kalın'ın saldırılarla ilgili açıklaması şöyle: 

"1/ Yeni Zelanda #Christchurch’te Nur Camine yapılan ırkçı ve faşist saldırıda onlarca kişi hunharca katledildi. 
Saldırıyı şiddetle kınıyor, ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. 
Bu saldırı, İslam karşıtlığının ve Müslüman düşmanlığının geldiği noktayı göstermektedir.

2/ İslam ve Müslüman karşıtı İslamofobik söylemlerin sapık ve canice bir ideolojiye dönüştüğünü defalarca gördük. 
Dünya artık bu söylemlere karşı sesini yukseltmeli ve İslamofobik faşist terörizme dur demelidir."

Saldırılardan biri canlı yayınlandı

Saldırganlardan biri, saldırı anını Facebook üzerinden canlı olarak yayınladı. Kafasına taktığı bir kamera ile çekim yaptığı tahmin edilen saldırganın silahla camii içine girip camidekilere ateş ettiği ve birçok kişiyi katlettiği görüldü. Yeni Zelanda polisi saldırının görüntülerinin hiçbir şekilde paylaşılmamasını talep etti. Facebook videoyu kaldırdı.

Saldırganın 70 sayfalık bir manifesto yazdığı da ortaya çıktı. Manifestoda İstanbul, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve bazı dünya liderlerine yönelik tehdit içeren ifadeler yer alıyor. Manifestonun "Yüksek profilli düşmanları öldür" başlıklı bölümünde yer alan ifadeler şöyle: 

"Toplumlarımız içinde özgürce dolaşan ama düşman olduğu çok bilinen uluslar var. Başları dik, kendilerini dokunulmaz sanarak geziyorlar. Ne kadar hatalı olduklarını çok yakında anlayacaklar. Hainler, haince öldürülmeyi hak ediyor. 3 yıl da sürse 30 yıl da sürse bu insanlar ırkımıza yaptıkları saldırıların bedelini ödemeliler.

Drone’lara bağlı patlayıcılar, motorsiklette silahlar, ne yöntem gerekirse bu hainlere bedelini ödetmeye, kullanılmalıdır.

Merkel, beyaz karşıtı ve alman karşıtı her şeyin anası olarak listemin başında. Onun kadar Avrupa’ya zarar veren az kişi var.

Erdoğan, insanımızın en eski düşmanının ve Avrupa’daki İslamcı grubun lideri. Bu savaş ağası, Avrupa’yı işgal eden askerlerini ziyaret ettiğininde kanının son damlasını görmeli. Onun ölümüyle Avrupa’da bulunan Türk işgalcilerden kurtulmuş olacağız. Aynı zamanda Rusya’yı da güçsüzleştirip, NATO’nun da bölünmesini sağlamış olacağız.

Sadık Han, Londra’nın belediye başkanı, aynı zamanda İngiliz insanların etnik yozlaşmasının sembolü. Pakistanlı Müslüman, şu anda Londra halkının temsilcisi olarak o koltukta oturuyor. Londra, İngiltere’nin kalbi. Başka bir sebebe gerek var mı bu işgalciden kurtulmak için?

ANGELA MERKEL’İ ÖLDÜR
ERDOĞAN’I ÖLDÜR
SADIK HAN’I ÖLDÜR"

Ayasofya minarelerden kurtulacak

Saldırıyı 2 yıl önce planlayan Tarrant'ın manifestosunda Türklerle ilgili bir bölüm de yer alıyor. "Türklere" başlıklı bölüm şöyle: "Topraklarınızda huzur içinde yaşayabilirsiniz, size zarar gelmeyecek. Boğaz'ın Doğu yakasında."Ama Boğaz'ın Batı yakasında bir yerde yaşamayı denerseniz, Avrupa'ya gelirseniz sizi öldüreceğiz.Konstantinopolis'e gelir, tüm cami ve minareleri yıkarız. Ayasofya minarelerden kurtulacak ve Konstantinapol hak edildiği gibi tekrar Hristiyan şehri olacak"