Yeter

Ebru VERITY

Saçı uzun aklı kısa. Elinin hamuruyla karışma. Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin. Pantolonu gösteren ütüdür, kadını gösteren g..tüdür. Yemeğin salçalısı, kadının kalçalısı. Kızını dövmeyen dizini döver. Kızını dövmezsen, ya davulcuya ya zurnacıya. Kadın dediğin koluna taktın mı yakışacak, duvara çarptın mı yapışacak. Kadının şamdanı altın olsa, mumunu dikecek erkektir. Tarlayı düz, kadını kız al. İçime fenalık geldi daha fazla yazamayacağım. Şimdi tüm bu atasözlerini sadece erkekler mi sarf ediyor? Elbette hayır. Çevremizdeki, ablalar, teyzeler, anneler, kızkardeşlerden de birini mutlaka duymuşluğumuz vardır. Çocuk yaşta bunları duyarak büyüyen kadından özgüvenini çalarken, erkeği hava gazı ile çirkin bir şekilde dolduruyoruz. Erkek tarafından bakarsanız, akıl almıyor. Karısını, kardeşini, annesini hatta evladını nasıl bir şekle, nasıl onursuz bir etiketlenmeye zorladığının farkında bile değil. Üstelik kendi etiketinin de iğrenç bir biçimde saptamasını yaparak. Şunu diyenleri duyar gibiyim. "Ama büyüklerin bir bildiği var ki söylemişler. Bazıları da doğru." Ne doğrusu? Hade!! İnsanın evladına, kardeşine, hatta eşine; doğru yolu göstermek için bunun bir akıl yürütme olduğunu savunanların, ben aklına şaşarım. Bu erkek hegemonyasını sürdürebilmeye çalışan acizlerin ve onların zayıf kadın destekçilerinin, psikolojik travmasından başka bir şey değildir. Kim olursa olsun, kişiye fayda sağlamanın, ışık tutmanın, rehber olmanın binlerce yolu varken, bu denli korkmak ve tehdit niye? Önce insan olmaya çalışmak varken, toplumsal bir baskı oluşturup, bunu cinsiyet ayrımcılığı üzerinden yürütmek niye? Ataerkil bir toplum olarak yürüdük diye, bu böyle devam edecek değil. Anaerkil de olalım demiyorum. Kadın-erkek olmadan önce insan olalım diyorum. HAFTALIK TAHLİL SONUÇLARIM ** Çapulcu musun vay, vay.... ** Günün bereketi aşktan olsun, meşkten olsun, kahkahadan olsun. ** En güzel dört kelime : Karıcım, yemeği ben pişiririm. ** Şu saatten sonra, kendimi sensiz bırakır mıyım? ** Geceleri atıştırma yapmayacaksak, neden buzdolabında ışık var? ** Evrene mesaj gönderip beklemeyi bırak da, ayağını yere basıp yürümeye başla. ** Dikkat ettiniz mi? Toplumsal silkelenmelerimiz hep ağır vasıtalarla gerçekleşti.   Önce Susurluk'daki kamyon, şimdi de tırlar.