08.10.2026 tarihinde çeşitli yayın organlarında yayımlanan “DAÜ-SEN: Çavuşoğlu, ‘istihdam varsa isim isim açıklayın’ demişti…” başlıklı habere ilişkin, Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü olarak aşağıdaki hususlara açıklık getirmek ve DAÜ-SEN’e açık bir çağrıda bulunmak elzem görülmüştür. Öncelikle şunu net olarak ifade etmek gerekir ki DAÜ’de son 3 yıl içinde tam zamanlı hiçbir yönetsel ya da akademik personel istihdamı yapılmamıştır.
Üniversitemiz, 1990’lı yıllardan bu yana akademik hizmetlerini, mevcut daimi kadrolarına ilaveten haftalık 16 saati aşmayacak sürelerle yapılan "Yarı Zamanlı Akademik / Ders Bazlı Özel Sözleşmeli Akademik Personel (DÖSAP)" görevlendirmeleri ile desteklemektedir. DÖSAP’lara tahsis edilen toplam saat bütçeye bağlı olarak bir akademik dönem ihtiyacına göre belirlenmekte ve ilgili birimlerden gelen talep doğrultusunda Vakıf Yöneticiler Kurulu onayından sonra uygulanmaya geçmektedir. İsimlendirmesi değişiklik gösterse de bu yöntem, dünyanın birçok ülkesinde ve üniversitesinde uzun yıllardır uygulanmakta olan ve mali açıdan da üniversitelerin tercih ettiği evrensel bir sistemdir. Bir üniversitenin akademik hizmetlerinin yalnızca kadrolu personel ile yürütülmesi fiilen mümkün değildir. Tam zamanlı ve yarı zamanlı akademik personelin harmanlanmasıyla oluşturulan bu esnek yapı; sürdürülebilir bir mali düzenin kurulmasına, yıllar içinde değişen akademik program tercihlerine ayak uydurulmasına ve üniversitemizin değişkenlik gösteren öğrenci sayılarına uzmanlık temelinde adapte olabilmesine olanak tanımaktadır. Net olarak ifade etmek gerekir ki; üniversitemizde DÖSAP kapsamında istihdam yapılabilmesinin temel koşulu, öncelikle tüm tam zamanlı akademik personelin ders yükünün eksiksiz şekilde karşılanmış olmasıdır. Yarı zamanlı veya DÖSAP kategorisindeki personel istihdamı ancak bu şart sağlandıktan sonra gerçekleştirilebilmektedir. Bu kategoride görev yapan personelin üniversitemizin istihdam ile ilgili yasal süreçleri uygulamadan tam zamanlı kadrolu olarak istihdam edilmeleri mümkün değildir.
DÖSAP statüsünde görevlendirilen kişiler, takriben 2015 yılından bu yana yalnızca ders vermekle kalmayıp, akademik nitelikli idari ve teknik görevlerde de değerlendirilmektedir (fakülte laboratuvarlarında görev yapan laboratuvar sorumluları, akreditasyon görevlileri, program koordinatörleri vb.). Bu tür görevlerin ders yükü barındırmamasına rağmen akademik bir nitelik taşıması, modern üniversite işleyişinin doğal bir parçasıdır. Nitekim kadrolu akademik personelimizin görev tanımı da salt ders vermekten ibaret olmayıp, kendileri akademik görevlerinin yanında çeşitli idari süreçleri de yürütmektedir. Dolayısıyla, yarı zamanlı görevlendirilen personelimiz arasında yalnızca ders verenler olduğu gibi, hem ders verip hem idari görev üstlenenler veya sadece akademik nitelikli idari görev yürütenler de bulunmaktadır.
Bu kapsamda, DÖSAP statüsündeki personele ders yüküne ek olarak tanımlanan saatlerin ve yapılan ödemelerin nedeni, bu personelin üstlenmiş olduğu akademik nitelikli idari görevlerdir. Söz konusu akademik-idari işler, gerektirdiği çalışma süresi esas alınarak zaman bazlı olarak hesaplanmakta ve bu hesaplama doğrultusunda ödenmektedir. Dolayısıyla, ders verilmediği hâlde “ders veriyormuş gibi gösterilerek” yapılan bir ödeme söz konusu değildir; yapılan ödeme, fiilen yürütülen akademik-idari görevin süresine dayalı karşılığıdır.
Bahsi geçen haberde, DÖSAP statüsündeki personelin "sınavsız ve münhalsiz" işe alındığı belirtilmektedir. Bu statüdeki sözleşmeler üniversitenin daimi kadrolarına yapılan kalıcı bir istihdam olmadığı ve yarı zamanlı bir görev ifası olduğu için tam zamanlı alım prosedürlerinden doğası gereği farklıdır. Buna rağmen söz konusu alımlar; ihtiyaç analizi, münhal ilanı ve fakülte / akademik birim değerlendirmesi gibi denetim mekanizmalarına tabi tutulmaktadır. Sadece tam zamanlı daimi bir istihdam olmadıkları için ek bir sınav veya sıralama sürecine dâhil edilmemektedirler.
Üniversitemiz açısından asıl vahamet arz eden husus ise, DÖSAP uygulamasına dair yukarıda sıralanan şeffaf gerçeklerin DAÜ-SEN yönetimi tarafından yıllardır biliniyor olmasıdır. Tüm bu süreç ve işleyişin DAÜ-SEN yönetimi tarafından en ince ayrıntısına kadar bilinmesine rağmen, konunun sanki yeni öğrenilmiş gibi manipülatif bir dille "kötü bir uygulama" olarak sunulması manidardır. Bu durum, DAÜ-SEN yönetimi içerisindeki bazı kişilerin akademik hayatla bağdaşmayan art niyetli yaklaşımlarını göz önüne sermektedir.
Bu asılsız açıklamalar vesilesiyle DAÜ-SEN’e açık çağrımız şudur: Doğu Akdeniz Üniversitesi’ni art niyetli açıklamalara, kişisel çıkarlara alet etmekten derhal vazgeçilmelidir. DAÜ, bu ülkenin en köklü değerlerinden ve KKTC’nin simge markalarından biridir; toplumun bir üniversitesidir, hiç kimsenin veya zümrenin tekelinde olmadığı gibi yalan ve yanıltıcı haberlerle propaganda yapanların da oyuncağı değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü
İlgili haberler;
DAÜ'de İstihdam tartışması büyüyor
Haber için tıkla;
DAÜ’de münhalsiz, sınavsız, akademik kadroya "derse girmeyen" part-time istihdamlar




















.gif)


























































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.