• BIST 13251.85
  • Altın 6724.51
  • Dolar 48.8263
  • Euro 55.5804
  • Lefkoşa 26 °C
  • Mağusa 26 °C
  • Girne 27 °C
  • Güzelyurt 23 °C
  • İskele 26 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 17 °C

Dünyanın en eski cenaze töreninde ne yendi?

İsrail’de bulunan 12 bin yıllık bir mezar, Taş Devri insanlarının cenaze anlayışına ışık tutuyor...
Dünyanın en eski cenaze töreninde ne yendi?

12 bin yıl önce esrarengiz bir kadın anısına büyük bir ziyafet verilmişti. Kadının mezarı ilginç nesnelerle doldurulmuş, üzerine yemek artıkları fırlatılmıştı.

Bu kalıntılar İsrail’deki Hilazon Tachtit mağarasında bulundu. Daha önce de burada başka insan kalıntıları bulunmuştu.

Arkeologlar keşfedildiği günden beri bu kalıntıları inceliyor.

Bu gömütlerde olayların nasıl geliştiğine dair bulgular Current Anthropologydergisinde yayımlandı.

Bu kalıntıların, 15.000 ila 11 bin 500 yıl önce Akdeniz’in doğusundaki Levant bölgesinde yaşayan Natufian kültürüne ait olduğu tespit edildi.

Yerleşik toplum

Gruplar halinde yaşayan bu insanlar tarımdan önce yerleşik hayata geçtiği sanılıyor. Bu olağan dışı bir durumdu. Zira o devirde diğer insanların çoğu avcılık ve toplayıcılıkla uğraşıyordu.

Natufianlar organize bir şekilde cenaze töreni düzenleyen ilk insanlar arasında yer alıyordu.

Sekiz yıl boyunca mezarları incelemiş olan Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’nden Leore Grosman “O zamanlar mezar olgusu ilk kez ortaya çıkmıştı. Belki de toplumda daha karmaşık bir yapı oluşmaya başladığı içindir” diyor.

Hilazon Tachtit’teki ziyafet bugüne kadar keşfedilmiş en geniş ve en eski törensel yemekti.

Menüde balık, ceylan, tilki, ağaç sansarı, yılan ve tavşan vardı. Kızarmış kaplumbağa da oldukça revaçta olmalıymış ki 80 tanesinin kalıntıları bulundu.

Bu kadar yemeği yiyen epeyce kalabalık bir insan topluluğu olmalıydı.

Törenin aşamaları

Grosman, ABD’deki Connecticut Üniversitesi’nden Natalie Munro ile birlikte, cenaze hazırlıkları ve ziyafetin dikkatle planlanmış en az altı aşamadan geçtiğini tespit etti.

  • Natufianlar önce içine mezarı açmak için mağarayı oydular.
  • Mezara oyup koydukları kireçtaşını ceylan boynuzu, kırmızı aşıboyası, kaplumbağa kabuğu ve tebeşir taşları gibi ilginç nesnelerle doldurdular.
  • Sonra kireçtaşının üzerine kül döktüler.
  •  
  • Kadının cenazesini bunların üzerine oturur pozisyonda yerleştirdiler. Bir yaban domuzunun ön bacağını ve birkaç kaplumbağa kabuğunu daha kadının kafasının ve kalçasının altına yerleştirdiler. Diğer Natufian yerleşim alanlarında görülmeyen deniz kabuğu, kartal tüyü, başka bir insana ait ayak gibi ilginç nesneler de koydular kadının üzerine ve etrafına.
  • Sonra ziyafete geçtiler. İnsanlar yedikleri yemek artıklarını mezar kapatılmadan önce içine fırlatmıştı.
  • Son aşamada ise Natufianlar mezarın üstünü 75 kg kadar büyük bir kireçtaşı ile kapattı. Natufian bölgesinde ilk kez bu kadar büyük bir kireçtaşı bulunmuştu.

Bu cenaze yemeği büyük bir hazırlık gerektiriyordu. Hayvanları avlayıp yenecek hale getirmek haftalar almış olmalıydı.

Şaman kadın

Yanındaki diğer insanların daha sade gömülmesine karşın bu kadının mezarına neden özel muamele yapıldığını tam olarak bilemiyoruz.

Grosman onun toplumda özel bir konumu olduğunu, etrafına dizilen eşyaların şamanlara özgü olduğunu söylüyor. “Bütün verileri değerlendirdiğimizde bu kadının muhtemelen bir şaman olduğunu söyleyebiliriz” diyor.

İskeletine bakılırsa doğuştan aksaktı kadın.

Bu cenaze yemeği Natufianların karmaşık bir toplumsal ilişki sistemi olduğunu gösteriyor. Avcılık ve toplayıcılıkla uğraşan küçük gruplar böyle gelişkin törenler düzenleyecek durumda değildi. Sürekli hareket halinde olmaları büyük gruplarla köklü ilişki kurmalarına engel oluyordu.

California Üniversitesi’nden Lisa Maher, Natufianların cenaze törenleri ile ilgili bulguların o kültür hakkında önemli sembolik ve ideolojik bilgiler verdiğini söylüyor.

Daha sonraki birçok toplumun Natufianlardan esin aldığı düşünülüyor. “Sonraki Neolitik (Taş Devri) ritüellerinin çoğu farklı ölçülerde Natufian geleneklerinden gelmedir” diyor Maher.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
1/20