• BIST 13341.81
  • Altın 6724.91
  • Dolar 48.8328
  • Euro 55.7152
  • Lefkoşa 29 °C
  • Mağusa 30 °C
  • Girne 27 °C
  • Güzelyurt 27 °C
  • İskele 30 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 20 °C

'Fukuşima'nın beş yıl ardından...'

Bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorumlar, Fukuşima faciasının beşinci yıldönümünde Almanya’nın çıkarttığı dersler ve sığınmacı krizi ile ilgili.
'Fukuşima'nın beş yıl ardından...'

Düsseldorf’ta yayımlanan Handelsblatt gazetesi Fukuşima faciasından Almanya’nın çıkarttığı derslere ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Bundan tam beş yıl önce Fukuşima’da meydana gelen nükleer facia Almanya’nın enerji politikalarını tamamen değiştirmesine yol açmıştı. Başbakan Yardımcısı ve Enerji Bakanı Sigmar Gabriel bu vesileyle çıkarttığı bilançoda, Almanya’da enerji alanındaki dönüşümün hem ekolojik hem de ekonomik açıdan bir başarı öyküsüne dönüşme yolunda ilerlediğini vurguladı. Ancak bu açıklama biraz kuşku götürür. Yenilenebilir enerjilerden elde edilen elektrik üretimi Almanya'da yüzde 30 dolayında arttı ama, ülkedeki enerji dönüşümünün diğer endüstri ülkeleri için örnek oluşturabileceğine dair kanıtları Almanya henüz gözler önüne seremedi.”

Kölner Stadt-Anzeiger adlı gazete de yorumunda Fukuşima faciası sonrasında Almanya’daki enerji sektörünün durumunu analiz ediyor:

“Konvansiyonel enerji işletmeleri ekolojik enerji üretiminin ilgi odağı haline gelmesiyle birlikte kendilerini mağdur konumda görüyorlar. Aslında bu alanda çoktan öncü rolü üstlenebilirlerdi. Yeni bir döneme ayak basmak için kullanabilecekleri 10 yıllık süreyi heba ettiler. Nükleer enerji üretimiyle adeta para bastıkları dönemlerin artık mazide kaldığını görmek istemediler. Ama geç de olsa bazı işletmeler atılım yapmayı deniyorlar. Öyle ki bunlar enerji dönüşümüne sahip çıkmakla kalmıyor, bu dönüşümü aktif olarak biçimlendiriyorlar da. Ama uzun vadede ayakta kalabilmek için sadece bu yeterli olur mu, bunu kimse kestiremiyor.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise Avrupa’nın sığınmacılar konusundaki bölünmüş görüntüsünden en fazla memnuniyet duyan politikacının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin olacağı görüşünü savunuyor ve yorumuna şu satırlarla devam ediyor:

“Putin’in AB’nin zayıflamasından ve hatta giderek parçalanmasından stratejik çıkarı var. Rusya’nın Soğuk Savaş dönemine dönüş yaptığına inanmak istemeyen politikacılar bile artık bu saptamayı inkâr etmiyor. Putin açısından göçmenler de bir çeşit baskı aracı. Çünkü istediği an Suriye ve Ukrayna'daki yüzbinlerce kişiyi Batı’ya yönlendirebilir. Mülteci krizi ülkeleri her ne kadar çetin sorunlarla karşı karşıya bırakmış olsa da, Baltık ülkeleri, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan doğudan gelen tehdidi gözardı edemez. Yoksa acaba bu ülkeler özgürlüklerinin ve güvenliklerinin müttefiklerinden ve partnerlerinin kendileriyle dayanışmasından ne ölçüde bağımlı olduğunu gerçekten unuttular mı?”

Die Welt gazetesi de Balkan rotası yüzünden AB ülkeleri arasında başgösteren görüş ayrılıklarını yorum sütununa taşımış:

“Avrupa, sığınmacı krizinin çözümü için tüm mekanizmaları harekete geçirmiş durumda. Türkiye ile tüm sığınmacıların geri alımı konusunda görüşmelerin sürdürülmesi ayrıntılı çözümün bir bölümünü oluşturuyor. Ancak Avrupa eğer krizi çözecek olursa buna birçoklarının katkısı olmuş olacak. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk daha sert tavırlardan yana olarak, Angela Merkel krize ilişkin çizgisini savunmaya devam ederek, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker görüş ayrılığı içinde olan ülkeleri bir masa etrafında toplamak suretiyle sürece katkıda bulundu. Sığınmacı krizi eğer herkes çözüme odaklanırsa son bulur, ‘ben çözümün ne olduğunu önceden biliyordum' diyen çok bilmişlerle olmaz.”

 

dw

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
1/20