• BIST 11482.6
  • Altın 6555.4
  • Dolar 50.1426
  • Euro 55.9077
  • Lefkoşa 16 °C
  • Mağusa 16 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 16 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

İşte erken tanısı en zor olan kanser türü

"Risk faktörleri çok net olmadığı için de toplumu taramak mümkün olmamaktadır.”
İşte erken tanısı en zor olan kanser türü

Vücudun en nazlı organı olarak bilinen pankreas, kan şekerini düzenlemede esas role sahip olan insülinin salgılanmasını sağlıyor. Pankreas kanserinin en ölümcül ve erken tanısı en zor kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Dilek Oğuz, nadir görülen bu hastalığın farkındalığını artırmak için 2014 yılından itibaren 13 Kasım tarihi “Dünya Pankreas Kanseri Günü” olarak belirlendiğini belirtti. İşte pankreası kanserden korumanın yolları…

Türk Gastroenteroloji Derneği Üyesi ve Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Oğuz, erken tanısı en zor kanserlerden olan pankreas kanserinden, nadiren cerrahi tedaviyle kurtulmanın mümkün olabileceğini, genellikle hastalık ileri aşamada yakalandığında kemoterapi, radyoterapi gibi kısa da olsa yaşam süresini uzatmaya ve hastanın ızdırabını gidermeye yönelik tedaviler uygulandığını belirterek, “Sağlıklı beslenmek, sigara içmemek, spor yaparak şişmanlıktan ve diyabet hastalığından korunmak sadece pankreas kanseri değil diğer kanserlerden de korunmamızı sağlayacaktır” dedi.

 

EN ÖLÜMCÜL KANSER

Vücuttaki konumunun pankreası hassas bir organ haline getirdiğine dikkati çeken Oğuz, pankreas hastalıklarındaki belirti ve bulguların diğer karın organlarına ait hastalıkların bulgularıyla kolayca karıştırılabildiğini kaydetti.

Oğuz, pankreasın sindirim yapan salgıları salgılayarak karbonhidrat, protein ve yağların sindirimini sağlarken, kan şekerini düzenlemede esas role sahip insülin olmak üzere hormonları salgıladığını anlatarak, görevleri ve konumu itibarıyla pankreasın “vücudun en nazlı organı”şeklinde adlandırıldığını bildirdi. Pankreas kanserinin dünyada ölümcül kanserler arasında yer aldığına vurgu yapan Oğuz, şu bilgileri paylaştı:

“Kanser görülme yaşı genellikle 50-60 yaş üzeri olarak bilinmektedir. Pankreas kanseri en sinsi seyreden kanserlerden olup, belirti ve bulgular oluştuğunda zaten ilerlemiş ve yayılmış olarak saptanır. Yani erken tanısı zordur. Kanser öncüsü durumlar iyi tanımlanamamıştır. Kolon kanseri veya meme kanseri gibi tarama programları yapılamamaktadır. Tümörün önemli bir diğer özelliği de çok hızla yayılma kabiliyeti olmasıdır. Bulunduğu konumu nedeni ile hem yakınında komşu organlara hem de kan ve lenf yoluyla tüm vücuda hızlıca yayılır. Ayrıca kemoterapi ve radyoterapi tedavilerine iyi cevap vermez. Risk faktörleri çok net olmadığı için de toplumu taramak mümkün olmamaktadır.”

 

SİGARA, OBEZİTE, DİYABET

Oğuz, pankreas kanserine yol açan faktörler konusunda, “Sigara, bu hastalığa yol açan önemli faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Beslenme alışkanlıkları ile ilgili çok kesin bilgiler olmamakla beraber et ve yağlı gıdaların riski artırdığı, meyve-sebze gibi lifli gıdalarla beslenmenin riski azalttığı kabul edilmektedir. Obezite diğer bir önemli risk faktörüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

Pankreas kanserinin bilinen kanser tipleri arasında en hızlı seyreden, belirtileri hiç tipik olmayan, tanı konduğunda çoğunlukla tedavi aşamasını geçmiş en ağır seyirli kanserlerden olduğuna dikkati çeken Oğuz, hastalığın belirtilerini, “vücutta, gözlerde sararma ve kaşıntı”, “sırta, bele kuşak tarzında yayılan ağrı”, “iştahsızlık, gıdalara tahammülsüzlük”, “halsizlik, kilo kaybı” ve “aniden başlayan diyabet (şeker) hastalığı” şeklinde sıraladı.

Prof. Dr. Dilek Oğuz, son yıllarda dünyada bilinen pek çok sanatçı ve vefat eden eski CHP Milletvekili Kamer Genç gibi kişilerde hastalığın ortaya çıkmasının, hastalığa ilişkin farkındalık oluşturmaya başladığını belirterek, şunları kaydetti:

“Pankreas kanseri, erken tanısı en zor kanserlerdendir. Nadiren yakalanabilirse cerrahi tedavi ile hastalıktan kurtulmak mümkün olabilir. Genellikle ileri aşamada yakalandığında kemoterapi, radyoterapi gibi kısa da olsa yaşam süresini uzatmaya ve hastanın ızdırabını gidermeye yönelik tedaviler uygulanır. Son yıllarda kanserin nasıl geliştiğini anlamaya yönelik çalışmalar tüm dünyada devam etmektedir”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20