• BIST 11116.99
  • Altın 6593.04
  • Dolar 49.6092
  • Euro 55.5788
  • Lefkoşa 27 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 27 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 20 °C

Başka söze ne hacet…

Adem KAVAZ

 Köşe yazıları ve bloglar aslında bazen insana ders veriyor, dikkatini çekiyor bazen de okunan konu hakkında derin düşüncelere dalmasını sağlıyor. İşte öyle bir durumdayım. Okuduğum yazı Türkiye'de Kadın Ütopyası. Yani Türkiye'de ulaşılması ya da gerçeklesmesi zor olan kadın profilleri. Gerçekten okurken farklı bir hisler uyandırdı bende. Neden mi çünkü Türkiye'de bir kadın, "Benim bedenim benim kararım" diyemiyor.Boşanmak istediğinde bir şiddete maruz kalabiliyor. Okula gidemiyor ya da tarlada çalışıyor. İşte tam bu noktada aklıma geldi ülkemizde Kadın Ütopyası nasıl olur diye? 

Öncelikle ilk aklıma gelen şu oldu. Siyasette ben varım diyerek tüm adayların kadın olacağı bir an. İmkansız mı? Evet olabilir ya da olmayabilir. Erkek erkil bir toplumda yaşamanın getirdikleri olarak düşünürsek olmayabilir. Fakat kadınlarımız teşvik edilir ve onlara yol gösterilirse neden olmasın? Düşünün ki Cumhuriyet Meclisi'nde 50 sandalyeden 40'ı kadın olsun. Hayal ama gerçek olabilir.

Türkiye ile kıyas yaptığımızda ise kadınlarımızın okuma oranı erkeklerle aynı. O yüzden eğer bir kadın "Ben okula gitmek isterim" derse gidebilir. Çünkü artık yapılan etkinliklerle düşüncelerde değişim var.Buna inanıyorum.Ama bana göre bir noktada Türkiye ile aynı yerdeyiz.O da kadına uygulanan şiddet... Ne kadar etkinlik düzenlense, ne kadar eğitim verilse de değişen bişey yok.Çünkü gazetelerde okuyor, görüyoruz ama çok azını. Ama mahallemizde, sokağımızda ise daha çoğunu duyuyoruz. Ama elden bişey gelmiyor çünkü bazen bu durumlar sineye çekiliyor. Bu da doğru değil bana göre ve aşılması gereken bir nokta. Bu noktada ise kadınımıza çok büyük görev düşmekte ayrıca hükümetlere de ilgili bakanlıkalara da.Bir kadın evimiz var ama yeterli mi diye sorarsanız bence değil.Çalışmalar yeterli mi o hiç değil çünkü bakanlar sürekli değişiyor ve bir önceki bakanın yaptıklarını yeniden yapıyor. Bunun olmadığı bir KKTC'de sizce var mı ya da olacak mı? Herşey insanın düşüncesinde biter. İstenilirse neden olmasın?

Aslında boşanma konusunda biraz da olsun yol katedildiğine inanıyorum. Neden mi çünkü avukat arkadaşlarımla konuştuğumda aldığım cevap "İKİ TARAFIN RIZASI İLE BOŞANMALAR" oluyor.. Bu iyiye işaret bence.

Kadının "BENİM BEDENİM BENİM KARARIM" dediği bir yer var mı sizce? Bu sadece Türkiye için değil, KKTC için değil tüm dünya için de geçerli olmadığı bir durum. 

Düşünün ki bir kadının Cumhurbaşkanı olduğunu ve yıllardır devam eden Kıbrıs Sorunu'nu çözdüğünü. İmkansız gibi düşünülse de olabilir. Neden mi? Çünkü ülke tarihimizde kısa süreliğine de olsa bir kadın başbakanımız oldu.

İşte bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ütopyalar bana göre gerçekleşebilir. Hayaller de öyle.Sadece yapılması gereken istemek ve inanmak.

Başarı sadece kadın ve erkek ile olmaz, inanç ile olur, istek ile olur.İnsanlar dünyaya alınlarında yazılı olduğu kadar yaşamak için gelmişlerdir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20