• BIST 11116.99
  • Altın 6593.04
  • Dolar 49.6092
  • Euro 55.5788
  • Lefkoşa 20 °C
  • Mağusa 22 °C
  • Girne 22 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 22 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

Doğanın İntikamı

Hatice İNTAÇ

Kısacık bir Sonbahardan sonra kış ufukta göründü. Havalar iyice serinledi hatta soğudu, rüzgârın keskin soğuğu şimdi daha ürpertici. Kuşların sesi eskisi gibi coşkulu değil. Çoğu zaten gittiğinden, kalanlar da daha çok ağaç kuytularına ve saçak altlarına sığınmış gibi. Doğa sanki kabuğuna çekilmiş. Sessiz ve asude…  Çocuk sesleri eskisi gibi etrafı çınlatmıyor. Bahçelerde şimdi kasımpatılardan ve soğanlarından yeni fırlamış ama henüz açmamış nergis ve tavşankulaklarından başka çiçek yok. Onlar da çiçeklerini vermek için yağmuru bekliyorlar. Güneşin parlak yüzü solmuş, eskisi gibi ısıtmıyor. Kısa bir süre önce sıcağından ve göz kamaştıran ışığından kaçıp gölgelere sığınırken şimdi onun sıcaklığını arıyoruz.  Geçen gün küçük yeğenim “Güneş bize küstü de mi artık parlamıyor” diye sorduğunda ne cevap vereceğimi bilemedim. Ona anlatmaya kalksam anlayamazdı bu yüzden güneşin de tıpkı insanlar gibi yorulabileceğini ve şimdi dinlenme zamanı olduğunu söyledim. Biraz daha büyüsün o zaman anlatırım ona.

Doğa her zaman insandan ve onun yarattıklarından çok daha güçlü, çok daha önde. Her ne kadar da insan dünyadaki varlıkların en akıllısı, en yaratıcısı ve doğaya en çok egemen olabileni ise de çoğu zaman bu yeteneğini doğanın aleyhine kullanmaktan da çekinmemiştir. İnsan, akıl sahibi olmanın verdiği avantajla adeta kendini doğayla eşitlemiş ve bu avantajını kullanarak dünyadaki tüm varlıklara egemen olmuştur. Önceleri bu kullanma şekli sınırlı ve doğal yapıyı bozmayacak nitelikte iken sonradan tüm doğayı kendi çıkarı doğrultusunda kullanmaya başlamış ve kendi menfaatine hizmet eden bir yapıya dönüştürmüştür ki, bu da doğanın dengesini bozmuştur.

Mevsim değişiklikleri de bunun en basit kanıtıdır. Mevsimlerin de bir kanunu vardır ve kendimizi ona göre ayarlamak, onun hükmünde yaşamak zorundayız ama biz bazen bu kuralları çiğniyor, onun doğallığı hilafına davranıp dengesini bozuyoruz. Meselâ dağları deliyoruz, ormanları yok ediyoruz, havanın doğal kimyasını zehirlerle dolduruyoruz, atmosferin yapısını bozuyoruz, denizleri kanalizasyon atıkları ile kirletiyoruz, bitkileri hormonlarla büyütüyoruz ve kazançlarımızla, başarı saydıklarımızla da övünüyoruz. Dünyayı sadece kendimizin sanıyoruz oysa dünya yaratılan canlı, cansız her varlığın yaşama alanıdır. Bunu hep unutuyoruz.  Bunun bedelini de er geç ödüyoruz çünkü doğa affetmez. Biz doğaya ne kadar zarar verirsek doğa da bizden intikamını fazlasıyla alır. Kendi doğal dengesini yeniden kurmak için arzu etmediğimiz olaylarla adeta bize ders vermeye çalışır. Küresel ısınma dediğimiz olay da yine insanın eseridir. Onu da zaman içinde oluşturan insandır. Sel baskınları, kuraklık, iklimlerin ve mevsimlerin değişmesi doğanın kendi düzenini yeniden kurma çabasından başka bir şey değildir aslında ama bunun bedelini hak ettiğimiz gibi ödeyen de biziz. Bu da doğanın bize verdiği cezadır.

Biz doğayı ne kadar tahrip edersek doğa da bizden mutlaka bunun karşılığını alır. Doğayı kendi çıkar amaçlarımız için kullanır, ona ne kadar müdahale edersek onun karşılığını eninde sonunda öderiz. Kuraklıkla, su baskınlarıyla, hava kirliliği ile ve daha nice olumsuzluklarla mutlaka öderiz. Onun bizden bir beklentisi yok. Tek isteği rahat bırakılmaktır çünkü o işini çok iyi biliyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20