• BIST 10759.56
  • Altın 6222.13
  • Dolar 49.9259
  • Euro 55.7152
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 20 °C
  • Girne 20 °C
  • Güzelyurt 17 °C
  • İskele 20 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 15 °C

İş Sağlığı ve Güvenliği dikkate alınmalıdır

İSG-BİR son dönemde meydana gelen iş kazalarının azalması için şirketlerin sorumluluklarını hatırlattı.
İş Sağlığı ve Güvenliği dikkate alınmalıdır

İş sağlığı ve güvenliği kavramının günlük yaşantımızın doğal bir parçası, bir kültür olarak benimsenmesi  gerekmektedir ancak ülkemiz gerçekleriyle yüzleştiğimiz zaman bunun gerçekleşmesinin çok zaman ve ciddi uğraş gerektirdiğini görüyoruz. Yaşanan acı kayıplardan hiçbir ders çıkarılmadığı, bana bir şey olmaz mentalitesinin yerleşik olarak devam ettiği ülkemizin korkunç gerçeğidir.  İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin olarak acı tecrübeler yaşanmadan tüm gerekli tedbir ve önlemleri alan bilinçli iş insanlarımız ve vatandaşlarımız ülkemizde halen istisna teşkil etmektedirler.

İş sağlığı ve güvenliği kültürü;

Sağlıklı ve güvenlikli bir çalışma ortamına sahip olma hakkına herkesin saygı gösterdiği, hak, sorumluluk ve ödevlerin önleme prensibine öncelik verilerek açıkça tanımlandığı bir sistem içerisinde hükümet, işveren ve çalışanların sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturulmasında aktif olarak yer aldıkları bir anlayıştır.

İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin iki yaklaşım bulunmaktadır. Biri geleneksel diğeri ise çağdaş güvenlik yaklaşımıdır. Geleneksel yaklaşım reaktif yani tepkisel yaklaşımdır. Burada kazaların ve sistem bozukluklarının incelenmesi esastır. Olay veya kaza sonrası inceleme yapılması ve işin yeniden düzenlenmesine odaklanır. Kısaca iş işten geçtikten, acı kayıplar yaşandıktan sonra tedbir alınmasına yönelik bir yaklaşımdır.  Ülkemizde genel yaklaşım bu yöndedir.

Çağdaş güvenlik yaklaşımı ise proaktif yaklaşımdır, sistem bozukluğundan çok, güvenlik yönetim sisteminin incelenmesine, risk değerlendirme ve güvenlik kültürüne odaklanır. Olay veya kaza gerçekleşmeden öncesine, çalışanlara ve güvenli olmayan uygulamalara odaklanır. Arzu ettiğimiz yaklaşım tarzı budur.

Ülkemizde mevcut İş Sağlığı ve Güvenliği Yasamız bulunmaktadır. Dünyada hiçbir yasanın mükemmel olduğunu söylemek mümkün değildir ancak bu yasanın pratikte uygulanması halinde ülkemizde yaşanan tüm acı kayıpların önüne geçilebileceğini ve güvenli bir ortamda yaşayabileceğimizi söylemek mümkündür. Fakat ne yazık ki bu yasa uygulamada yer bulamamaktadır.  Esasen iş sağlığı ve güvenliği konularında yapacağımız tüm çalışmaları yasalar öyle gerektirdiği için değil işletmelerin ve çalışanların güvenliğini korumak için yapmalıyız. İşverenlerin, işe yönelik tehlikeleri net olarak ortaya koyup çalışanları bilinçlendirmesi, çalışana eğitim verip onun tehlikenin farkına varmasını sağlaması gerekmektedir. Buna mukabil çalışanların işin tehlikeleri konusunda bilinçli olması, iş arkadaşlarının ve kendilerinin can ve sağlığını tehlikeye atacak davranışlardan kaçınmaları ve işverenlerinden önlem talep etmeleri gerekmektedir.  Devlet de üzerine düşen görevleri yani denetimleri en tehlikeli iş kolları olan inşaat, taşocağı, beton santrali, taş mermer, ahşap sanayi sektörü gibi sektörlerden başlayarak proaktif yaklaşımla planlı olarak yapmalıdır. Sosyal yaşam, iş ve hizmet kalitemiz, can ve mal güvenliğimiz ancak bu şekilde sağlanabilecektir.

Çalışma Dairesinin düzenlemiş olduğu İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı Eğitim Programını tamamlayan uzmanlar bugün uzmanlık belgelerini alıyorlar.

İş sağlığı ve güvenliğinin ve denetimlerinin planlı, sistemli, sürdürülebilir, proaktif ve yeterli olmadığı bir düzende yeni  uzmanları zor zamanlar beklemektedir keza daha önce uzman olan arkadaşlarımız dahi çok büyük zorluklarla karşılaşarak işlerini yapmaya çalışmaktadırlar.

İşyerlerine risk değerlendirme raporu yapılmak suretiyle uzman katkısı  sağlanması, sektörlere göre aylık veya üç aylık uzman denetiminin başlatılması zorunlu kılınmaz, iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının gerekli ve işe yarar olduğu, istenmeyen durumları önlemede başarılı olunacağı fikri herkes tarafından kabul edilir hale getirilmez ise İş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı ancak ikinci bir iş olarak kalacaktır. Bu vesileyle yeni uzman olan tüm arkadaşlarımızı da tebrik eder, kendilerine başarılar dileriz, aynı zamanda tümünü İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliğimize üye olmaya ve çalışmalarını birlik çatısı altında, birlik içerisinde yapmaya davet ediyoruz.

Uğur Ergün – İSG-BİR Başkanı

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20