• BIST 10759.56
  • Altın 6272.1
  • Dolar 49.9608
  • Euro 55.8217
  • Lefkoşa 15 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 17 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 9 °C

Yıpranış ve çeki düzen

Oshan SABIRLI

Gazetecilik deneyimim 8-10 yaşında başladı dersem yanlış olmaz herhalde.

Aslında bundan neredeyse 30 yıl önce gazetelerden kestiğim kupürleri özenle yapıştırdığım karton ile mahalle duvarına asmış ve “duvar gazetesi” yapmıştım. Üstelik iki katlı evimin balkonundan, benden yaşça büyük komşumun benim özenle yerleştirdiğim köpek resmini kesişine ve alışına tanık olmuştum. Sözde gazeteci olarak yediğim ilk darbenin, eserime müdahale olduğunu ve gazeteme verilen zarardan dolayı moralimin bozulduğunu hatırlıyorum.

Sanırım o günden sonra duvar gazetemi yapmayı bırakmıştım.

Yıl 1995 olduğunda yani yaşım 17’ye geldiğinde duvarları süngerle kaplı bir radyo stüdyosunda ilk radyo programını yaptığımda zaman sonbaharı gösteriyordu. Bir Cumartesi gününde ilk radyo programımı yaptım.

Radyonun bir yaşam felsefesi olduğu zamanlarda, üstelik özel radyoculuğun, özgürlük anlamına geldiği günlerde, kasetlerden şarkılar çalarken, hayatında hiç kaset kullanmayan bir neslin geldiğini hayal bile edemiyordum.

Kuşkusuz benim radyo yayıncılığına başladığım o zamanlarda Kıbrıs’ta özel radyoculuğun ilk temsilcilerinden olduğumuzu söylemem yanlış olmayacak. Üstelik radyonun bile benim için tükendiğini düşündüğüm 2000’li yılların 2’nci yarısında, gelişimin kaçınılmaz olduğunu ve uzun bir süre radyoculuk yapmanın insanın artık sıradanlaştırdığını düşünerek medya yolculuğumun değişmesi gerektiğine karar verdim.

Garip şekilde medya hep beni çağırdı.

3 yıl üniversitede bilgisayar okumama karşın içimden bir ses iletişim eğitimi almam gerektiğini söyledi hep. Derken yine bir u dönüş ile sıfırdan başlamayı seçtim o yıllarda.

Ben maymun iştahlı olduğumu hiç düşünmedim. Ama alt alta sıraladığımda, radyoculuk, kameramanlık, sunuculuk, editörlük, gazetecilik hatta internet gazeteciliğine kadar bir çok farklı alanda çalışmanın hem avantajlarını hem de dezavantajlarını çok uzun süre hissettim.

Şimdi medya tıpkı benim geçmişimde olduğu gibi farklı evrimlerden geçiyor. Cep telefonlarının hayatlarımızı en yoğun şekilde işgal ettiği bir aşamada, Twitter’in 140 karakter, SMS’in 160 karakter olduğu bir dünyada öyle uzun uzadıya haberlere ihtiyaç var mı sorusu kafamı kurcalıyor.

Dünyanın kalbinin Facebook üzerinden attığı, canlı yayınların cep telefonları ile yapıldığı, sosyal medyanın haber ajanslarının kat kat önüne geçtiği bir aşamada ben yine çocukluğumdaki duvar gazetemi düşünüyorum.

Medyanın gidişatı ve şekli değişiyor. Geleneksel yayıncılık ve yayın kanalları eski dünya ile yeni dünya arasında gelgit yaşıyor. Reklam mecralarının bile değiştiği bir aşamada gelecekten kopuk yaşamak veya yeniye direnç göstermek eskide kalmak tükenmek ile eş anlamlı.

Şimdi geleneklerden, tek düzelikten kurtulma zamanı geldi.

Vakit kendimize çeki düzen verme vakti. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20