• BIST 13786.4
  • Altın 6614.07
  • Dolar 47.697
  • Euro 55.0282
  • Lefkoşa 37 °C
  • Mağusa 36 °C
  • Girne 31 °C
  • Güzelyurt 35 °C
  • İskele 36 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 32 °C

CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişiklikleri Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı

Kişi, ''Mahkeme kararlarını geçersiz kılacak ölçüde geniş takdir yetkisi veren bu anlayış kabul edilemez'' dedi.
CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişiklikleri Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, partinin Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişiklikleri Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığını açıkladı. Açıklamasında “Mahkemenin yerine idareyi koyan, yasama organının düzenlemesi gereken alanı tüzüklerle dolduran ve tek bir idari makama yargısal sonuç doğuracak ve mahkeme kararlarını geçersiz kılacak ölçüde geniş takdir yetkisi veren bu anlayış kabul edilemez” ifadelerine yer veren Kişi, UBP-YDP-DP Hükümeti’nin Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yaptığı son değişikliklerin hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık ilkeleri açısından ciddi sakıncalar yarattığına dikkat çekti.

Mehmet Kale Kişi’nin kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde;

“UBP-YDP-DP Hükümetinin Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yaptığı son değişiklikler hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık ilkeleri açısından ciddi sakıncalar yaratmaktadır. Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nün cezaevi müdürüne vermiş olduğu geniş bağışlama yetkisinin durdurulması için ara emri başvurusu yaptık; iptali için dava dosyaladık.

Yasama yetkisine sürekli müdahaleyi alışkanlık haline getiren UBP-DP-YDP, Yargı kararlarına müdahaleyi genişleten yetkileri de kalıcı hale getirmektedir. Yapılan yeni düzenlemeyle Cezaevi Müdürü’ne, iki yıl ve üzerindeki hapis cezalarında hükümlünün “iyi hali ve çalışkanlığı” gerekçe gösterilerek cezanın üçte birine kadar bağışlanmasına karar verme yetkisi verilmektedir. Oysa bu yetki, sıradan bir idari işlem değildir. Çünkü mahkemenin verdiği cezanın infaz süresini doğrudan değiştiren, kişi özgürlüğünü etkileyen ve mahkemenin hükmü ile değerlendirmesi üzerinde sonuç doğuran bir kamu gücünü ifade etmektedir.

Adalet sistemi, birbirini dengeleyen kurumların işleyişi üzerine kuruludur ve belirli bir süreci gerektirir. Ancak söz konusu değişiklikle hükümet, tek bir tüzük düzenlemesiyle bu denge ve sürecin yerine idari takdiri koymaktadır. Bu yaklaşım, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyen son derece sakıncalı bir adımdır. Ayrıca tüzükte öngörülen bu ölçüde geniş bir bağışlama yetkisini kullanan kişinin, mahkemenin yerine geçerek karar vermesine rağmen bu kararların yargısal denetime tabi olmaması, hukuk sistemini ciddi biçimde zayıflatmaktadır.

Hukuk devleti, kişilere göre değil kurallara göre yönetilmeyi gerektirir. Mahkemenin yerine idareyi koyan, yasama organının düzenlemesi gereken alanı tüzüklerle dolduran ve tek bir idari makama yargısal sonuç doğuracak ve mahkeme kararlarını geçersiz kılacak ölçüde geniş takdir yetkisi veren bu anlayış kabul edilemez.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler