Erhürman, gazeteci Yusuf Kanlı’nın Holguin ile gerçekleştirdiği röportajda yönelttiği, “Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk temsilcilerinin uluslararası temaslarını kısıtlamaya çalışırken ve Kıbrıs Türk tarafı güveni zedeleyen başka adımlar bulunduğunu bildirirken elverişli bir ortam yaratılabilir mi?” sorusuna verilen yanıtı özellikle vurguladı.
Holguin, soruya şu yanıtı vermişti:
“Kesinlikle hayır; çünkü bunlar zaten karmaşık olan meseleyi daha da karmaşık hâle getiriyor. Müzakereler kendiliğinden ortaya çıkmaz; düşmanca bir ortamdan da doğmaz. Aksine, karşı tarafı ve onun varlığını anlamayı ve kabul etmeyi gerektirir.”
Holguin ayrıca söz konusu konuyu son bir ay içerisinde müzakerecilerle birkaç kez görüştüğünü ifade etmişti.
“Güven Aşındırıcı Eylem ve İşlemler”
Erhürman, uzun süredir kullanılan “Güven Artırıcı (Yaratıcı) Önlemler” kavramının yanı sıra, son dönemde “Güven Aşındırıcı Eylem ve İşlemler” kavramını da kullanmaya başladıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı, festival ve Barcelona iptalleri, Kıbrıslı Türk temsilcilerin yabancı diplomatlarla görüşmelerinin engellenmesi girişimleri, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum milletvekillerinin girişimleriyle alınan kararlar ve mülkiyetle bağlantılı tutuklamalar gibi gelişmeleri bu kapsamda değerlendirdiklerini söyledi.
Erhürman, söz konusu gelişmeleri BM Genel Sekreteri, Holguin, AB yetkilileri ve görüştükleri diplomatlara aktardıklarını belirterek, “Güven Aşındırıcı Eylem ve İşlemler” ifadesini bu temaslarda kullandıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Holguin’in açıklamasının bundan sonraki süreç açısından önem taşıdığını belirterek, “Bundan sonraki süreçler açısından da son derece önemli olan bu yanıtı bunca tartışmanın arasında kaynayıp gitmesin diye, buraya not düşmek istedim” ifadelerini kullandı.




















.gif)





























































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.