• BIST 10968.12
  • Altın 6353.58
  • Dolar 49.9578
  • Euro 56.0545
  • Lefkoşa 22 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 23 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Fenerbahçe Cumhuriyeti

Oshan SABIRLI

Uzun zamandır böyle garip bir coşkuyu hissetmiyordum. Gözüm Fenerbahçe TV’de akşam gerçekleşen maçın kutlamalarını seyrediyordum. İnanılmaz gergin geçen bir ligin ardından, Fenerbahçe’nin saha içindeki kutlamalarını ve Aziz Yıldırım’ın bu kutlamalar içerisindeki gözyaşlarını gördük.   Aslında bu şampiyonluk yalnızca sarı lacivertlilerin başarısı değil, bu şampiyonluk, sporla, Türkiye’nin zaferiydi. General Harrington Kupası ile o kadar çok benziyor ki bu maç sonucu. Baskıya, direnişe, iç çalkantılara, Gezi Parkı olaylarına, Berkinlere, Ali İsmaillere, ayakkabı kutularına inat bir zafer gerçekleşti.   29 Haziran 1923 tarihinde, Taksim Stadı'nda çok büyük bir seyirci topluluğu önünde İngiliz başkumandanın oluşturduğu karma İngiliz takımına karşı, Fenerbahçe kendi kadrosu ile karşı karşıya gelmişti. Fenerbahçe bu maçı Zeki Rıza Sporel'in iki golüyle 2-1 kazanmıştı. Dün akşam maç 0-0 bitse de, rakip takım işgal ordusu olmasa da, tıpkı işgal ordularına inat oynanan General Harrington Kupası gibi, Nisan’da kazanılan bir zafer vardı.   Fenerbahçe birkaç yıldır çok zor bir dönemden geçiyor. Siyasi iktidarın kişiselleştirdiği, kocaman bir camia, harcanmaya çalışıldı. Aslında her şey, sporun dostluktan, kardeşlikten, barıştan yana olması gereken bir dönemde yaşandı.   Bu yıl ilk kez biraz Beşiktaşlı olduğumu da itiraf etmeliyim. Yine her şey demokrasi kavgasında, özgürlük arayışında Gezi Parkı’na yani aydın kesimin direnişine bağlanıyor. Her şey, futbolun ve özellikle futbolseverlerin siyasallaştırılmasından geçiyor. Biz Girne Kapısı’ndan TC Lefkoşa Elçiliği’ne de yürüdük düdüklerimize, ardından Dereboyu’nda sloganda attık Fenerbahçe formamızla. Amaç ortaktı, demokrasi isteği.   Bir yanım eksik yine, bir yanım kendi ülkemin takımlarını da ayni coşku, ayni heyecan ile kucaklamak özleminde. Gün gelir Mağusa Türk Gücü için Yeni Cami için, Çetinkaya için ayni şeyleri hissedebilir miyim diye sorguluyorum.   Gün gelir kendi ülkemin, kendi sporcularımın maçlarını seyretmek için tıpkı Fenerbahçe maçlarını seyrettiğim, kombinem olduğu, cebimde kredi kartını taşıdığım, ofisimde, evimde, arabamda aksesuarlarını bulundurduğum gibi Kıbrıs Türk takımlarını da benimser miyim?   Şüpheliyim.  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20