• BIST 13661.39
  • Altın 6719.4
  • Dolar 47.7377
  • Euro 55.104
  • Lefkoşa 37 °C
  • Mağusa 28 °C
  • Girne 32 °C
  • Güzelyurt 35 °C
  • İskele 28 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Gazetecilikten nefret ettiğim zamanlar

Oshan SABIRLI

Hayatımızın önemli kesişme noktaları vardır. Haber hayatımızın her anındadır. Ancak önemli haberler ile yaşadığımız kesişmeler, hayatımızı değiştiren olaylar ve bunların içine olumsuz detaylar girince, “bir mola”, “dur” diyemiyoruz. Dün, güvenilir bir haber kaynağım aradı. Lapta’da ölümlü trafik kazası olduğunu bildirdi. Başka bir haber kaynağı ise bu kazada 4 yaralı olduğunu, ölüm olmadığını ifade ediyordu. Umarım, “ölüm var” diyen haber kaynağım yanılmıştır diye geçirdim içimden. Hemen bir telefon trafiği başladı. Bir yanda sevdiğim kişiler geçti tek tek gözlerimin önünden. Diğer yandan umarım tanıdık birisine bir şey olmamıştır diye düşündüm. Bir haberci olarak her trafik kazası duyduğumda, ayni ruh hali içerisindeyim. Her defasında yanımda değilse eşimi, kardeşimi arar hatır sorarmış gibi yaparım. Ardından anne babam ile görüşür yine durumlarını sorarmış gibi yaparım. İşte o andan sonra biraz rahatlar, kazanın olduğu bölgedeki, arkadaşlarımı, akrabalarımı düşünürüm. Ancak bu kısır döngü, her defasında tekrarlanır. Ne acıdır ki kötü haberlerin merkezinde hissedersiniz kendinizi. Çünkü kimse bilmeden, kimse duymadan siz duyarsınız bu kötü haberleri. Ateş düştüğü yeri yakar ve biraz daha huzurlu hissedersiniz, ölen insanların hikayelerinin sizi teğet geçmesine. Derken bir daha, bir daha, bir daha… İşte böyle anlar gazetecilikte nefret ettiğim anlardır. Gördüğünüz sayısız ceset, ölüm haberleri, felaketler üst üste birikir. Zaman zaman taş kalpli olduğunuza, insanlığınızı yitirdiğinize inanırsınız. Ancak zaman zaman ise duygu patlamaları yaşarsınız. Kötülüklerle göz göre göre yüzleşirsiniz. Abuk subuk yerlerde gözlerinizin ıslandığını hissedersiniz. Üstelik pastada üflediğiniz mumlar kadar, her defasında daha da artan mumlar kadar duygusal olmaya başlarsınız. Gün gelir de bu mesleği bırakırsam, en önemli sebebim duygusallığıma yenilmem olacak. Ancak bu, baskı, yıldırma, tehdit ve benzer dış etkenlerden olmaz. Gün gelirde “yeter artık” diyecek olursam, sebebi daha fazla kötü haberi ilk duyan, ilk bilen olmak istemememden kaynaklanacak. Yazının başlığı “gazetecilikten nefret ettiğim zamanlar” başlığını taşıyor. Günün telaşında, farklı zamanlarda üst üste birikir olumsuzluklar. Günlerce Gezi Parkı olaylarını seyrettik. Günlerce SOMA’da yaşanan felaketin ağırlığını taşıdık, sahile vuran çocuk cesedi, teröre kurban giden insanlar ve dahası. O kadar çok kötü olayla karşılaşıyor ki insan. Kilometrelerce uzakta da olsa insanın kalbi her defasında yeni çatlaklara sahip oluyor. ***** Eski çınarlar devriliyor erkut Detay Gazetesi’nin ortaklarından çok değerli dostum Erkut’un dedesi dün vefat etti. Yaklaşık 6 önce ise ninesi vefat etti Erkut’un. Biz Lefkoşa’dan Pınarlı köyüne cenazeye gitmiştik. Cenazeye Arif dede katılamamıştı. 1924 doğumluydu Arif dede , yani tam 91 yaşındaydı. Öte yandan işin garip yanı, eşi Ayşe nene ise 1934 doğumluydu ve o ise tam 81 yaşında hayata gözlerini yumdu. Dün Arif dedenin ölüm haberini duyunca içimi garip bir hüzün kapladı. Aslında hüzün ile birlikte eski çınarlar diye düşündüm. Dile kolay 65 seneyi aşkın zaman ayni yastığa baş koymak kolay değil bu zamanda. Hoca efendi sorar, “merhumu nasıl bilirdiniz?” diye. Hep bir ağızdan cemaat “iyi biliriz” der. Musalla taşına boylu boyunca uzanır tabut ve soğuk çukura inerken beden garip bir duygu kaplar yürekleri, İşte öylesine bir hikayede “o eski aşklar” diye düşünürüz gidenlerin ardından… TÜKENMİŞLİK SENDROMU NEDİR? TUKENMIS İş yaşamında, ailemizden çok iş yeri ve iş arkadaşları ile günün uzun saatlerini geçiriyoruz. Bu yüzden de bir çoğumuz için, çalışma hayatındaki huzur ve iyi iş ilişkileri büyük önem taşıyor. Ancak hal böyle olmadığında çalışanların yaşadığı kronik yorgunluk, işe gitmeme isteği, hayal kırıklığı, işi bırakıp kaçmak gibi duygular "Tükenmişlik Sendromu" olarak adlandırılıyor. ÖDÜLLÜ FOTOĞRAF 1 ODUL1 Fotoğrafçı: Emin Özmen Emin Özmen Spot Haber Tek Fotoğraf kategorisinde ikinciliğe layık görüldü. Sabah gazetesi foto muhabiri Özmen'in 31 Temmuz 2012'de çektiği fotoğrafta Suriyeli muhalifler Halep'te ele geçirilen bir muhbiri sorgulayıp ve işkence ediyor. ÖDÜLLÜ FOTOĞRAF 2 ODUL2 Fotoğrafçı: Massimo Sestini (İtalya) Dünyanın en prestijli basın fotoğrafı ödülü World Press Photo Genel Haber kategorisinde 2’ncilik ödülü. Akdeniz’de Libya’dan İtalya’ya gitmek isterken tekneleri alabora olan göçmenler.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
  • LAÜ’de “Tek Kampüs, Farklı Gelecekler: Mesleğini Giy”  etkinliği gerçekleştirildi
  • Yangın söndürme helikopteri teslim edildi
  • Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, 8. yaşını kutladı
  • Üstel: Türkiye ile Tarihi Bir Adım Daha Atıyoruz
1/20