• BIST 14533.12
  • Altın 6902.77
  • Dolar 48.2547
  • Euro 56.0038
  • Lefkoşa 33 °C
  • Mağusa 33 °C
  • Girne 31 °C
  • Güzelyurt 33 °C
  • İskele 33 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Hükümet programı anlam yitireli çok oldu!

Derviş DOĞAN

Zaman içerisinde hükümet programlarına itibar etmemeyi hep birlikte öğrendik.

Daha doğrusu siyasetin güven vermeyen yapısı,bunu en iyi şekilde öğrenmemizi sağladı.

Malum UBP-DP koalisyon hükümetinin de önceki gün mecliste hükümet programı okundu.

Program mecliste de tartışıldı.

Göründüğü kadarı ile programın maksatı  itibarı ile CTP-UBP koalisyonunun bozulma nedenlerine ışık tutacak nitelikte bir özelliğe sahip olduğu anlaşılıyor.

Zira okunan metnin hükümet programından çok, yani öngörü, plan, program ve uygulanabilir unsurların ortaya çıkartılmasından çok, önceden öngörlen tek taraflı  bir takım düzenlemelerin vedilikle hayata geçirilmesini sağlamak amaçlı ele alıığını görebiliyoruz.

KIB-TEK mesela.

Bunlardan birisi.

Öngörülen, parça parça özelleştirilmesi.

Üretim, iletim ve dağıtımın ayrılması.

Bu model için kamu-özel ortaklığı düşünülüyor.

Oysa bir önceki CTP-UBP hükümetinde bu konu sürüncemede bırakılmıştı.

Zira CTP kanadının KIB-TEK için öngürdüğü plan somut icraata dönüşememişti.

Özerk bir KIB-TEK öngörüsü lafta bırakılmıştı.

Şimdi ise UBP-DP koalisyonunda bu öncelikle ele alınıp sonuçlandırılması hedefleniyor.

Peki kime göre?

Yani burada güdülen amaç ekonomik akılla özdeşleşen bir düşüncenin ürünü müdür?

Kısmen.

Lakin bütünü ile değil.

KIB-TEK için öngörülen model Ankara'nın telkinleri ile ortaya çıkan bir modeldir.

Ve içerisinde tamamen stratejik öngörüler barındırmaktadır.

Gelelim limanlara,

Öngörülen, limanların özel şirketler tarafından işletilmesidir.

Burada anladığım kadarıyla kamu-özel ortaklığı öngörülmüyor.

Limanlarımızın mevcut yapısına bakınca buralarda ciddi bir yatırım ihtiyacının olduğu görülüyor.

Yıllardır devletin limanlara yaklaşımını da biliyoruz.

Buralarda yeterli yatırımlar yapılmıyor veyahut yapılamıyordu.

Hoş mevcut durumda da limanlarda birtakım hizmetlerin özel şirketler tarafından verildiğini biliyoruz.

Dolayısı ile limanlarn doğru bir zeminde ele alınıp adil bir sistem içerisinde özelleştirilmeleri sağlanırsa ne ala.

Ama yok, bugüne kadar yapıldığı gibi özelleştirme ve/veyahut uzun süreli kira ile devirleri sağlanan kurumlarda olduğu gibi maksat birlerinin büyük paralar kazanmasına yönelik çabalarsa, ki bu olasılık maalesef yüksek, işte o zaman yandık.

Ve telekominikasyon.

Öngörülen kamu-özel ortaklığı.

Açıkçası bu haliyle telekominikasyon idaresinden verim alındığını söylemek doğru olmaz.

Telekominikasyon hizmetleri an itibarı ile çağdaş bir yapıya sahip değil.

Tabi ki bu yapının iyleştirilmesi şart.

Devletin böyle bir imkanı yok.

O zaman ne yapılacak?

Dünyadaki örneklerine bakılacak.

Kamu-özel ortaklığı bu kurumun önünü açabilecek nitelikleri bünyesinde toplayabilir.

Yani doğru ve şaibe kaldırmayacak, tartışmalı olmayacak şekilde düzenlenen özelleştirmelerden korkmamak gerektiğini düşünenlerdenim.

Ve yurtaşlık konusu.

Öngörülen, Ankara'nın öngördüğünün aynısı.

Şu kadar vatandaş yapın telkini.

Bunu doğru bulmuyorum.

Bu ülkede gerçekten vatandaşlık hakkı elde eden bireylerin vatandaş olmaları elbette sağlanmalı.

Buna kimse zaten birşey demiyor.

Lakin biliyoruz ki ülkede bu uygulama hiçbir zaman doğru zeminde ele alınmadı.

Yıllarca oy için vatandaşlık verildi.

Hatıra gönüle vatandaşlık verildi.

Karalama kağıtına yazılan ve ele tutuşturulan 2 satırın hükmüne vatandaşlık verildi.

Türkiye'nin zor koşullarında  askerlik hizmetini yerine getirmek istmeyen bazı açıkgözler  de burada 1 gecede vatandaş yapılıp askerlk hizmetlerini mücahit olarak yapılmaları sağlandı.

Tabi bu arada gerçekten hakkı olan insanlar da vatandaş yapılmadı.

Şimdi bütün bunların üzerine şu şu kadar insana yurttaşlık verin telkini hangi maksatı güder?

Buna bakmak lazım.

Çok açık ifade etmek gerekirse böylesi bir girişim Kıbrıs sorununa olumsuz yansıyacak bir hamledir.

Ve bu biliniyor.

Bilinçli yapılıyor.

Dolayısı ile böylesi bir uygulamanın icrası gerekleşecek olursa ki ben çok zor görüyorum, müzakere sürecinde ciddi sıkıntılar yaşanacak.

Ve hatta sürecin sekteye uğrama ihtimali kuvvetle muhtemel olacak.

Peki sadece bu kadar mı?

Değil elbet.

İçe dönük beklentiler de var.

Oy bunlardan birisi.

Demografik yapının değiştirilmesine güçlü katkı yapmak da güdülen amaçlardan birisi.

Düşünün ki UBP-DP koalisyon hükümeti 35 bin civarı bir yurttaşlığa onay verdiler.

Sizce  yurttaşlık hakkı kazanan ve yurttaş olan seçme ve seçilme hakkı elde eden bu insanlar, yurttaşlık için kriterler getiren ve onlara göre yurttaş olma süreçlerini olumsuz etkilediklerini düşündükleri partilere mi oy verecekler? Yoksa onlara yeniden yurttaş olma imkanı yaratacak partileri mi destekleycekler?

Cevap çok net.

Onlara bu imkanı cömertçe verecek partilere oy verecekler.

Demografik yapı biraz daha değişecek.

İrade bütünü ile konum değiştirecek.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20