• BIST 14172.26
  • Altın 6727.84
  • Dolar 47.8859
  • Euro 55.4686
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 26 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

“KKTC’DEKİ RÜŞVET OLAYLARI VE ÜNLÜ YAZAR NİKOLAY GOGOL.."

Ahmet İşcan

Kıymetli okurlarım,

En son geçen  günlerde yaşanan  vergi   dairemizde çalışan  bir  memurun  yapmış olduğu zimmete  para geçirme  suçu karşılığında  kamu  hizmeti  komisyonu tarafından   eski   görevine  geri getirilme kararına  isyan etmemek elde  değildir.

Ülkemizde son dönemlerde artış  gösteren çeşitli şekillerdeki rüşvet olaylarının seyri ürkütücü boyutlara ulaşmış durumdadır.

Bazı kurum ve kuruluşlarda meydana gelen bir çok olayda şaibe,danışıklı ğüş, gör beni göreyim seni, usulsüz uygulamalar ve hukuktan uzak tavırlar KKTC’de normalleştirilmeye çalışılmaktadır. Dolayısı ile maalesef ülkemiz buanlamda hiçte iyi bir sınav verememiştir.

 Ben ünlü Rus yazar NİKOLAY GOGOL’un yazmış olduğu ÖLÜ CANLAR ve MÜFETTİŞ kitaplarında yaşanmış olan hadiselerle bizim durumumuzun benzer özellikler taşımaya başladığı kanaatindeyim.

Güzel yürekli okurlarım ,

izninizle biraz ünlü yazar GOOGLE ve ölü canlar ve müfettiş kitaplarından çok kısa bir değerlendirmeyi birlikte paylaşalım.

Ölü Canlar Ölü köle alan bir adamın başından  geçen olayları bir mizah içinde anlatıyor.

 Rusya’nın Petersburg kentinin merkezindeki büyük hana bir yolcu oldukça güzel,

küçük, yaylı bir araba ile gelir.

İlk etapta bu kimsenin ilgisini çekmez.

Gelen şahıs PavelİvanoviçÇİÇİKOV’dur.

 Kendisini danışman,

çiftlik sahibi ve iş için yolculuk eden biri olarak tanıtır.

 Tez elden kentin ileri gelenleriyle tanışır:

Vali, polis memuru, yargıç, savcı, çiftlik sahipleri vs. ve gittiği her yerde kendini görgülü bir salon adamı olarak gösterir; konusu ne olursa olsun her konuşmada canlı, ilgi uyandırıcı sözler söyler.

Çiçikov’un aldığı köleler kentte günün konusu olur.

Köylülerin başka bir yere götürülüp yerleştirilmesinin karlı bir iş olmadığı üstüne bir çok yorumlar yapılır, bir çok düşünceler, görüşler ileri sürülür.

 Bu aradaÇiçikov ölü can almaya devam eder.

 Ancak bunları yaşıyor gibi göstermeyi de unutmaz. Çiçikov bu yolculuktan çok karlı çıkmıştır.

300 bin Ruble kadar para biriktirmiştir.

 Ancak yaptığı kanunsuz işler maliye memurlarına, valiye ve hatta prense kadar gitmiştir.

 Prens tarafından hapse atılır. Arkadaşı Murazov ona yardım edeceğini söyler ancak bunun karşılığı olarak bütün kötü alışkanlıklarından vazgeçmesini ister.

Çiçikov isteği kabul eder. Prens ise hiç istemediği halde Murakov’u kıramaz ve Çiçikov’u serbest bırakır.

 Ancak tüm ülkeyi saran bir hastalık gibi rüşvet, ahlaksızlık ve dolandırıcılık almış başını gitmiştir.

 Genel vali tüm memurları toplantıya çağırarak bu durumu gündeme getirir. Tüm insanların bu alışkanlıklardan vazgeçmesini, aksi taktirde bir çok kişinin işten atılacağını ve durumun Çar’a bildirileceğini söyler.

Vali sözlerini şöyle bitirir.

 “Sahteciliğin hiçbir ceza, önlem ve yaptırım ile ortadan kaldırılamayacağını bilirim. Çünkü sahteciliğin kökleri ruhumuzun ta derinliklerine kadar sokulmuş ve rüşvet alma, olağan bir hak durumuna girmiştir. Düşman karşısında nasıl silaha sarılmışsak, namussuzluk ve sahteciliğe karşı da ayaklanmamız gerektiğini herkes anlamadıkça kötülükleri ortadan kaldırmamıza olanak yoktur ...”

 Eğer Çiçikov’un kişiliğinin ahlak yönü sorulursa; erdemli ve kusursuz bir kahraman olmadığı ıkça anlaşılır. Ancak O “İşini Bilen” biri diyebiliriz.

 Kolay yoldan mal edinme ve kazanç hırsı çoğu kişiye göre kusurdur ve saygıdeğer işlerden sayılmaz.

 Bir insanın hırsı uğruna neler yapacağı ve bunları yaparken yanlış yollara saparsak eninde sonunda foyamızın ortaya çıkacağı anlatılıyor. Buna rağmen hırs sayesinde insanları da etkileyebileceğimiz vurgulanıyor.

Çiçikov yaşamın anlamını insanları etkilemede arayan bir insan görünümü veriyor ve bunun gereklerini savunuyor.

Kıymetli  okurlarım ,

Ülkemizde de  ONLARCA  ÇİÇİKOV’un  varlığından  söz etmek  mümkün değil mi  ?

Ne    dersiniz      ?

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
  • LAÜ’de “Tek Kampüs, Farklı Gelecekler: Mesleğini Giy”  etkinliği gerçekleştirildi
  • Yangın söndürme helikopteri teslim edildi
  • Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, 8. yaşını kutladı
  • Üstel: Türkiye ile Tarihi Bir Adım Daha Atıyoruz
1/20