• BIST 13509.76
  • Altın 6817.22
  • Dolar 48.7742
  • Euro 56.0241
  • Lefkoşa 22 °C
  • Mağusa 21 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 21 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C

Sarpa Saran TC-KKTC İlişkileri

Oshan SABIRLI

Gündemin kalbi yurtdışında atınca her defasında garip bir huzursuzluk yaşarım. Bir gazeteci olarak, sanki bir şeyler kötü gidecekmiş, önemli bir şeyler kaçıracakmışım gibi hissederim. Aslında haber kanallarının kıtlığından, özellikle gazetecilerin kritik anlarda, gizli kapılar arkasındaki detaylara ulaşamayacak oluşudur her defasında beni endişelendiren. Bu gelişmelerde kendim için, ailem ve ülkem için gelişmeleri düşünemem bile.

Benzer bir olayı en son Davos’ta da yaşadık. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Davos’a gidişinde bir sürpriz beklemiyorduk ama yinede Dünya’nın kalbinin Davos’ta atışı en üst düzeyde siyasi temsiliyetlerin orada gerçekleşecek oluşu bile kafalarda “acaba” şeklinde soruların sıralanmasına neden oluyordu.

Hatta biraz daha gerilere gittiğimizde yine Kıbrıs Müzakereleri ekseninde New York, Long Island ve benzeri temaslarda da “acaba” sorusu hep oldu bizde.

Geçtiğimiz haftalarda 4 bakanın Türkiye’ye gidişi ve orda temaslarda bulunmasını biz gazeteciler de şişire şişire sayfalarımıza tv ve radyo bültenlerine koyduk.

Aslında perde arkasını, pazarlıkları hiç bilmedik. Yalnıza dedikodular bizlerle buluştu o temaslara dair.

Bakanlarımızın saatlerce otelde muhatap bulamadan bekletilmesi, alt seviyede yetkililerle görüştüğü duyumları geldi. İşte tüm bunlar yaşanırken dün ise bu kez Başbakan Ömer Kalyoncu beraberindeki üç bakan ile birlikte Ankara’da temaslarda bulundu.

Başbakan ve 3 bakanın oraya gidişi ve bu gidişin su ile birlikte anılması bence oldukça manidardı. Aslında manidar kelimesi belki buraya oturan doğru kelime değil. Olumsuz bir anlam yüklemek daha doğru olacak.

Ancak işi gerçekten anlamlı kılan, Kalyoncu’nun Başbakan olarak Ankara’ya ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmesiydi.

Klasik diplomatik protokol izlendi. Ataya saygı duruşu ve Çankaya ziyareti vs.

Yine kapılar açıldı, kapılar kapandı.

Gizli kapılar ardında Kıbrıs’ın kuzeyi farklı yönleri ile masaya yatırıldı.

Ortak paydada yine Kıbrıslılar vardı.

TC’nin eski büyükelçisi Halil İbrahim Akça döneminde TC-KKTC ilişkilerinin en gergin olduğu dönemi yaşadığını düşünüyorum. Kıbrıs Türkleri o dönemde kendisini hep aşağılanmış olarak hissetti. O dönemde bizim siyasi zafiyetlerimiz ile birlikte devletçiliğin bir oyun olduğu algısı altında ezildi bu toplum.

TC Yardım Heyeti’nin bu topraklara yaptığı yardımlar adeta siyasi rüşvet, kişisel rüşvet gibi verildi veya algılandı. İşte bu eksende, hassasiyetler konusunda TC Elçiliği konuk olduğu bu topraklarda kendisini ötekileştirdi. 

Şimdi su krizi atılan imzalar ile en azından sokaktaki vatandaşın gözünde sonlandı. TC ile KKTC ilişkilerinin acilen güçlenmesi, 20 Temmuz ve 15 Kasım gibi günlerde atılan hamasi nutukların önüne geçmesi gerekiyor.

Ne acıdır ki toplum gözünde zaten olana Türkiyeli Kıbrıslı ayrımının, artık Kıbrıslılık çatısı altında birleşmesi ve bu doğrultuda TC Büyükelçiliği’nin bir dizi adım atması gerekiyor.

Kapalı kapılar ardında Kıbrıslı Türkler konuşuldu dedik ya, ufukta bir de imza aşamasına gelecek mali protokol var. Su krizi sonrasında yeni çatlakların oluşmaması gerek.

Ötesinde Kıbrıs müzakere sürecini yaşadığımız bu aşamada, Türkiye’nin çözüm yönünde desteği, garanti sistemindeki rolü, bir siyasi aktörden ziyade bir partner görevi üslenmesi bizim için çok daha elzem olarak gözüküyor.

Artık fırça yiyen, ezilen, aldığı destekler yüzüne vurulan veya o psikolojik sınırlar içerinde TC-KKTC ilişkilerinin Kıbrıs’taki halkın omuz omuza yürüdüğü ve eskiden olduğu gibi tehdit ile değil, destek ile yol aldığı ilişkiye dönmesi lazım. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20