• BIST 13509.76
  • Altın 6820.44
  • Dolar 48.7659
  • Euro 56.0577
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 21 °C
  • Güzelyurt 19 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 17 °C

Sınırdaki düşman

Oshan SABIRLI

Tam 30 yaşındaydım. Sınır bölüğünde “vatani görevimi” yapıyordum. Askeri nizam içerisinde “hudut tekmili” nin ne anlama geldiğini öğrenmiştim. Kıbrıs’ın kuzeyi ile güneyi arasında 3-5 metreye düşen yeşil hattın kuzeyinde, zaman zaman Rum askerleri ile aramızdan geçen BM’nin devriye araçları ile sınırı koruyordum. Sorumluluk  alanımdaki  Rum  askerlerinin  tüm nöbet yerlerini biliyordum. Hiç kuşkusuz onlarda benim nöbet bölgemdeki tüm gözetleme noktalarını biliyordu. Kıbrıslı Rum askerler Türkçe küfürleri gayet iyi ezberlemişti. Tek kelime Rumca bilmeyen benim askerlerimde Rumca küfürler biliyordu. Asayiş berkemal olduğunda, yani komutanlar ortada olmadığında karşılıklı küfürleşmeler başlıyordu. Yasaktı küfretmek. Sınırdaki askerlerin gerginlik çıkarması yasaktı. Oysa sistem, canlı mermiler ile tuttuğumuz  nöbet  ve gerektiğinde  aslarımıza  “vur emri” verebileceğimiz öğretisi gergin olamayışımızı sağlıyordu. On saate varan nöbetler tutuluyordu. Dedim ya 30’lu yaşlarımdaydım ve vatani görevimi yapma yaşım gecikmeli de olsa gelmişti. Olgunluk, deneyim, dünya görüşüm askerlik öğretilerindeki sistem ile harmanlanıyordu. Nizamiye kapısının dışındaki Oshan ile bölükteki Oshan’ı birleştirip özellikle o bir yıl içerisinde karakterimden ödün vermeden, aykırı olmadan, sorun yaşamadan  365  günün  bitmesi  için  geri  sayım yapıyordum. Yaşları 17-18 olan Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar karşılıklı, gizliden gizliye bakışlar gönderip birbirine,  ortak  amaç  için  sınırda  nöbet  tutuşlarını izliyordum. Aslında nöbet tutuyordum ve bu ülkede barışa olan ihtiyacı, tam da ateşkes olan noktada soluyordum. Nöbet sırasında tehlikenin nereden geldiği veya nereden geleceği ile ilgili endişeler vardı. Ne acıdır ki endişe Rumlardan gelecek tehlike yönünde değildi. “Komutan gelse, nöbet yerinde incelemede bulunsa muhakkak bir açığımızı yakalar, başımız belaya girer, kesin bir açığımız vardır” korkusu yaşanırdı temas hattında. Üstelik komutanın gelişi sonrasında yanan ritüel ve  düşmana  meydan  okuma,  güç  gösterisinden öteye geçmezken, avazın çıktığı kadar bağırarak okunan “Hudut Tekmili” faslı bir nevi sınav gibiydi. Rumları panikletip, “acaba kim geldi?” diye dikkatleri çekmek, endişelendirmek hatta korkutmak gerekirdi. Parola yöntemi ve benzer uygulamalarda askerleri gererdi o sınır nöbetlerinde. Herkesi düşman bildiğiniz askerlikte, astınız, üstünüz ve 3-5 metre uzağınızdaki yaşları 17-18 olan düşmanlarınız arasında çelişki yaşardınız. Askerlik hayatımda iyi bir mükellef olduğumu düşünüyorum. Mümkün olduğu kadar iyi bir abi olmaya çalıştım hep. Askerliğin bana çok şey kattığının özeleştirisini yapmam gerek. Kariyerimde büyük bir çatlak açan, ekonomik olarak bana darbe vuran, ruhsal olarak, sevdiklerimden ayıran o dönemde, sokakta görmediğim, tüm yaşamım boyunca konuşmadığım, sanırım kolay kolay yine ayni samimiyette bir araya gelemeyeceğim bir çok kişi ile paylaşımlarım oldu. Ülkemi korumak anlamında ne yaptım peki? Şüpheliyim yaptıklarımdan.  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20