Facebook'ta Gör
A-AA+
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda (VYK) yaşananların, üniversitenin temel karar mekanizmalarını işlemez hale getirdiğini savundu. Sendika, hükümete ve Cumhurbaşkanlığı’na “yönetim krizini çözme” çağrısında bulundu.
DAÜ-SEN’den yapılan açıklamada, VYK’daki dokuz üyenin, kişisel veya siyasi talepleri yerine getirmek için değil, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin mali sorunlarına çözüm bulmak ve üniversitenin çıkarlarını korumak amacıyla görevlendirildiği kaydedilerek, Kurulun uzun süredir bu temel sorumluluğu yerine getiremediği ileri sürüldü.
“VYK Başkanı’nın danışmanının görevlendirilmesinin sonlandırılması bir önergeyle gündeme alınmak istenmiştir.” denilen açıklamada, VYK Başkanı Şemi Bora’nın söz konusu talebi mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle gündeme almaması üzerine bazı üyelerin toplantıyı terk ettiği ve toplantı nisabının bir kez daha sağlanamadığı öne sürüldü.
Mali sorunları çözmek amacıyla göreve getirilen VYK’nın bazı üyelerinin, mali sorunları ve bu sorunların gerçek nedenlerini gündeme getiren VYK Başkanı ile danışmanını hedef aldığı savunulan açıklamada, bu durumun “kabul edilemez” olduğu belirtildi.
Bugün ortaya çıkan yönetim krizinin tesadüf olmadığı kaydedilen açıklamada, bu tablonun Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile hükümetin tercihlerinin sonucu olduğu ileri sürüldü. Sorumluluğun yalnızca hükümete ait olmadığı belirtilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın kurulun yapısına ilişkin çekincelerini açıklamasına rağmen atama yetkisini kullandığı ve bu kararla sorumluluk üstlendiği savunuldu.
Açıklamada, “Siyasi makamların kendi aralarında kriz yaşamamasının bedeli araştırma görevlilerine, üniversite çalışanlarına, öğrencilere ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin geleceğine ödetilemez.” denildi.
"BORA'NIN İSTİFAYA ZORLANDIĞI YÖNÜNDE CİDDİ BİR GÖRÜNTÜ OLUŞTU"
Son iki VYK toplantısında yaşananların yalnızca gündem maddeleri üzerindeki bir anlaşmazlık olarak değerlendirilemeyeceği kaydedilen açıklamada, belirli talepler kabul edilmediğinde toplantının terk edilmesi ve nisabın düşürülmesiyle üniversitenin karar mekanizmasının çalışamaz hale getirildiği belirtildi. Açıklamada, yaşananların münferit bir tepki olmaktan çıktığı savunularak, “Sayın Şemi Bora’nın aylardır çeşitli engellemelerle karşı karşıya kaldığı ve istifaya zorlandığı yönünde ciddi bir görüntü oluşmuştur.” denildi.
Açıklamada, VYK Başkanı Bora’ya “üniversitenin yararını, çalışanların haklarını, hukuku ve kurumsal doğruları savunmaya devam etme, baskı ve dayatmalara teslim olmama” çağrısı yapıldı.
VYK üyelerinin tutumlarının hesabını vermesi gerektiği savunulan açıklamada, bir talep kabul edilmediğinde toplantıyı terk ederek nisabı düşürmenin, üniversitenin yönetim mekanizmasının fiilen işlemez hale gelmesine yol açtığı ifade edildi.
“Rektör bu toplantılara seyirci olarak mı katılmaktadır?” sorusu yöneltilen açıklamada, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın tutumu da sorgulandı. Açıklamada, “Rektörlük, araştırma görevlilerinin ödemelerinin yapılması ve üniversitenin acil işlemlerinin sonuçlandırılması için hangi girişimlerde bulunduğunu DAÜ kamuoyuna açıklamalıdır.” denildi.
Açıklamada hükümete “VYK üyelerinin tutumları hakkında gerekli değerlendirmeleri yapma”, Cumhurbaşkanı’na ise “üniversitenin yönetilemez hale gelmesine seyirci kalmama” çağrısında bulunuldu.
“Hükümet ve Cumhurbaşkanlığı artık birbirlerini işaret etmek yerine, birlikte oluşturdukları bu yönetim krizini çözmek zorundadır.” denilen açıklamada, DAÜ’nün hiç kimsenin kişisel veya siyasi hesaplaşma alanı olmadığı kaydedildi.
Açıklamada, DAÜ-SEN’in üniversitenin kurumsal özerkliğini, çalışanların haklarını ve akademik geleceğini savunmaya devam edeceği belirtildi.




















.gif)





























































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.