• BIST 13260.02
  • Altın 6774.03
  • Dolar 48.8302
  • Euro 55.7505
  • Lefkoşa 30 °C
  • Mağusa 30 °C
  • Girne 28 °C
  • Güzelyurt 29 °C
  • İskele 30 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 20 °C

Kur sabitleme dönemi mi başlıyor? Kur sabitleme nedir? İşte ayrıntılar...

Kur sabitleme dönemi mi başlıyor? Kur sabitleme nedir? İşte ayrıntılar...
Kur sabitleme dönemi mi başlıyor? Kur sabitleme nedir? İşte ayrıntılar...

Kur Sabitleme Nedir?

Kur sabitleme, döviz alım ve satımı ile uğraşan, ihracat ve ithalat yapan işletmeleri ilgilendiren, müşterilerin ekonomideki belirsizlikler nedeniyle kurlarda ortaya çıkabilecek ani iniş ve çıkışlardan korumayı amaçlayan bir sistemdir.

Kur Sabitleme Sistemi Nasıl İşler?

Banka  ile müşteriler arasında anlaşma tarihinde miktar, fiyat ve vade üzerinden mutabakat sağlanır. Belirlenen tarih geldiğinde taraflar önceden anlaşma sağlanan kur üzerinden yükümlülüklerini yerine getirir.

Banka’nın amacı kur riskini azaltmaya yönelik hizmet sunmaktır, spekülatif amaçlı işlemlere aracılık etmek değildir.Firmaların faaliyet karlarının döviz piyasalarındaki dalgalanmalardan etkilenmemesi için vadeli döviz işlemleri yapılır. Böylece vadeli nakit giriş çıkışı olan firmalar için belirsizlik ortadan kalkar, çünkü vadede uygulanacak kur, dolayısıyla tutar önceden belirlenmiştir.

Bu sistemin yalnızca TL/döviz işlemlerinde değil, parite işlemlerinde de uygulanabilir olması farklı dövizlerle çalışan müşterilere büyük avantaj sağlamaktadır.

Ekonomik Çözüm Olarak Dile Getirilmeye Başlanan Sabit Kur Rejimi Tam Olarak Nedir?

Sabit kur rejimi nedir? Sabit kur rejimine geçilirse ne olur? Ülkemizin zor ekonomik zamanlarında bunları incelemek ve artı-eksilerini görmek yerinde olur.

 

basitçe açmak gerekirse

kur farkı iki paranın piyasadaki arz ve talebine göre şekillenir. mesela şu an dolara ihtiyaç var ama dolar az (dolarını daha önce türkiye'de tutan insanlar alıp başka ülkeye yatırıyor ve bankaların dolar rezervleri düşüyor) ancak türk lirası daha fazla. fakat dolara ihtiyaç var bu sebeple de dolar gittikçe yükseliyor. 

dolara ihtiyaç var; çünkü özel sektör bazında son 10 senede dolar cinsinden en çok borçlanan ikinci ülke türkiye (çin'in ardından).

ülkenize dolar sokmanın yollarından biri yatırılan paraya yüksek faiz vermeniz (ki adam gelip doları getirsin, tl'ye çevirsin ve faize koysun, vade bittikten sonra geri çevirip alsın gitsin-faiz ödüyorsunuz bu durumda), diğeri de yabancıların ülkenin politik durumunu sağlam görüp özel sektöre yatırım yapmaları (uzun vadeli, kalıcı para, iyi olanı bu; ancak türkiye çalkalandığı için güvensiz bir ülke ve kaçıyorlar), son olarak da ve en önemlisi sizin bir şeyler üretmeniz, ve ihracat yapıp ülkeye dolar kazandırmanız (bu yoksa her şey nafile, ve bizde bu yok).
 

sabit kur demek şudur

bir ülkenin merkez bankası'nın piyasadaki dolar (döviz) miktarı ile oynayarak yerel para birimi ile döviz arasındaki kur farkını sabit tutmaya çalışmasıdır (aslında herhangi bir para birimine karşı yapılabilir, ancak dünyadaki geçerli rezerv para birimlerinden en çok işlev gören dolar olduğundan dolar dedim).

velhasılı kelam; türkiye'nin kur farkını düşürmesi için piyasaya dolar sürmesi lazım ama bu rezervleri etkileyecektir. sizin (yani merkez bankanızın) piyasaya sürekli dolar vermesi, dolar rezervlerinizi eritecektir ve bu tehlikeli seviyelere geldiğinde ülkenin hiçbir b planı kalmaz, yüksek faizli borç verecek dış kurumların kucağına düşersiniz ("merhaba kriz" diyebiliriz buna). aslında bu bir asırdır olan bir şey (bkz: kur savaşları). develüasyonlar, ya da tam tersi olarak kurun kasten değerini düşürmeler ülkelerin yaptıkları uygulamalar.

mesela bizim tam tersimiz durumda olan çin halk cumhuriyeti

o kadar yüksek ihracat yapıyor ki, ülkeye o kadar dolar giriyor ki merkez bankası dünyanın en büyük dolar rezervine sahip merkez bankasıdır. 

çin, ihracattaki fiyat avantajını korumak için ülkesine dolar girdikçe yükselmesi gereken yuan'ı, maliyetleri (işçilik+faaliyet) artırıp ihracat avantajını düşürmemesi için sürekli develüe ediyor. yani piyasadan dolar çekip sürekli dolar alıyor. bu şekilde git gide dolar rezervleri devasa büyüdü (direkt güzel bir şey diyemeyiz, hepsinin artıları ve eksileri var).

fark: onların sabit kur amacı kendi para birimlerini düşük tutmak. bizim amaçlama ihtimalimiz ise para birimimizin değerini yükseltmek. eğer çin bir gün türkiye gibi üretmeyen, sürekli gereksiz, bir daha gelir getirmeyecek (hatta gider getirecek) ama oy kazandıracak harcamalar (köprü, yol) yaparsa bizim durumumuza düşebilir. ve o zaman merkez bankaları devasa döviz rezervleri ile piyasaya dolar verip kurlarını yükseltebilir. ancak atalarımızın bir lafı var biliyorsunuz: hazıra dağ dayanmaz.
 

ama çin neden bizim yaptığımızı yapsın?

çin üretiyor, çin ürettiği için parasının değerinin yükselmesini istemiyor. maliyetleri düşük olarak sürekli üretip satmak istiyor. bu avantajı korumak istiyor. piyasaya döviz vermez, döviz toplarlar. topluyorlar da. ancak bunun da dezavantajları var. 2016 başında yaşanan borsa kriziçin merkez bankasının bu kadar çok kurla oynamasından kaynaklandı diyebiliriz. sabit kur uygulamak, acil durumlar haricinde sürekli piyasaya müdahale etmek yabancı yatırımcıyı rahatsız eder ve ülkeden kaçırır. bu da borsa düşüşüne, yatırımların kaçmasına sebep olabilir.

tüm bu sebeplerle sabit kur çin gibi ne yaptığını bilen bir ülke için bile tehlikelidir ve çin bu sebeple bu politikasını biraz daha terk etmeye, biraz daha sosyal harcamaları artıran (çin'de ilk defa 2015'te hizmet sektörü gdp'nin 50%'sine ulaştı), haliyle sırf üretim odaklı olmayan bir ülke haline gelmeye başladılar (bunun altında ekonomik haricinde birçok sosyolojik sebep de yatıyor ama konu şu an bu değil), bu da tabii bir anda alınan bir karar değil, senelerdir süren ve uzun yıllar da sürecek bir politika.

ancak türkiye gibi üretmeyen, hiçbir b planı olmayan, vizyonsuz politikalar belirlenen bir ülkenin böyle don kişot'luklara girişmesi ülke için çok tehlikeli. ancak günü kurtarmayı ve kısa vadede gerçekleşmesi beklenen (oy alınması gereken) politik amaçları gerçekleştirmeyi bekleyen birilerinin gerçekleştireceği bir uygulama olabilir. (ne hükümetin, ne de ona bağlı merkez bankasının (n.ş.a.'da bağımsız olması gereken) böyle bir işe girişeceğini hiç zannetmiyorum, onu da belirteyim.)

üretmeyen, üretim yerine din işleri bakanlığına (diyanet) para ayıran, ar-ge yerine eğitime diye ülke ekonomisine sıfır katkısı olan ve katma değerli üretim için vazgeçilmez olan yaratıcılığı öldüren dini eğitime yüksek bütçe ayıran bir ülke ne yaparsa yapsın hep pamuk ipliğine bağlı bir ekonomiye sahip olacaktır. ancak sonra finans varyasyonları denenebilir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Euro 54,95, Sterlin 64,10 , Dolar 47,70 TL05 Ağustos 2026 Çarşamba 08:20
  • Haftanın son gününe döviz nasıl başladı?31 Temmuz 2026 Cuma 09:05
  • Döviz güne nasıl başladı?28 Temmuz 2026 Salı 08:39
  • Türkiye Merkez Bankası yılın 5. faiz kararını açıklayacak23 Temmuz 2026 Perşembe 08:25
  • Döviz güne nasıl başladı?16 Temmuz 2026 Perşembe 09:22
  • Döviz güne nasıl başladı?14 Temmuz 2026 Salı 08:14
  • Döviz güne nasıl başladıi?30 Haziran 2026 Salı 08:17
  • Dolardan yeni rekor29 Haziran 2026 Pazartesi 09:41
  • Kurlarda son durum: Dolar zirvede26 Haziran 2026 Cuma 09:54
  • Güncel döviz kurları: Sterlin 61,55 TL24 Haziran 2026 Çarşamba 10:28
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
    • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
    • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
    • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
    • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
    • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
    • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
    • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
    • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
    • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
    • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
    • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
    • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
    • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
    • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
    • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
    • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
    • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
    • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
    • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
    1/20