• BIST 14417.91
  • Altın 6276.79
  • Dolar 46.7615
  • Euro 53.5116
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 24 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 23 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 21 °C

Yeter

Ebru VERITY

Saçı uzun aklı kısa. Elinin hamuruyla karışma. Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin. Pantolonu gösteren ütüdür, kadını gösteren g..tüdür. Yemeğin salçalısı, kadının kalçalısı. Kızını dövmeyen dizini döver. Kızını dövmezsen, ya davulcuya ya zurnacıya. Kadın dediğin koluna taktın mı yakışacak, duvara çarptın mı yapışacak. Kadının şamdanı altın olsa, mumunu dikecek erkektir. Tarlayı düz, kadını kız al. İçime fenalık geldi daha fazla yazamayacağım. Şimdi tüm bu atasözlerini sadece erkekler mi sarf ediyor? Elbette hayır. Çevremizdeki, ablalar, teyzeler, anneler, kızkardeşlerden de birini mutlaka duymuşluğumuz vardır. Çocuk yaşta bunları duyarak büyüyen kadından özgüvenini çalarken, erkeği hava gazı ile çirkin bir şekilde dolduruyoruz. Erkek tarafından bakarsanız, akıl almıyor. Karısını, kardeşini, annesini hatta evladını nasıl bir şekle, nasıl onursuz bir etiketlenmeye zorladığının farkında bile değil. Üstelik kendi etiketinin de iğrenç bir biçimde saptamasını yaparak. Şunu diyenleri duyar gibiyim. "Ama büyüklerin bir bildiği var ki söylemişler. Bazıları da doğru." Ne doğrusu? Hade!! İnsanın evladına, kardeşine, hatta eşine; doğru yolu göstermek için bunun bir akıl yürütme olduğunu savunanların, ben aklına şaşarım. Bu erkek hegemonyasını sürdürebilmeye çalışan acizlerin ve onların zayıf kadın destekçilerinin, psikolojik travmasından başka bir şey değildir. Kim olursa olsun, kişiye fayda sağlamanın, ışık tutmanın, rehber olmanın binlerce yolu varken, bu denli korkmak ve tehdit niye? Önce insan olmaya çalışmak varken, toplumsal bir baskı oluşturup, bunu cinsiyet ayrımcılığı üzerinden yürütmek niye? Ataerkil bir toplum olarak yürüdük diye, bu böyle devam edecek değil. Anaerkil de olalım demiyorum. Kadın-erkek olmadan önce insan olalım diyorum. HAFTALIK TAHLİL SONUÇLARIM ** Çapulcu musun vay, vay.... ** Günün bereketi aşktan olsun, meşkten olsun, kahkahadan olsun. ** En güzel dört kelime : Karıcım, yemeği ben pişiririm. ** Şu saatten sonra, kendimi sensiz bırakır mıyım? ** Geceleri atıştırma yapmayacaksak, neden buzdolabında ışık var? ** Evrene mesaj gönderip beklemeyi bırak da, ayağını yere basıp yürümeye başla. ** Dikkat ettiniz mi? Toplumsal silkelenmelerimiz hep ağır vasıtalarla gerçekleşti.   Önce Susurluk'daki kamyon, şimdi de tırlar.  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Ada Kafa, U18 Balkan Şampiyonası İçin Slovenya’da
  • İncirli: Halkın iktidarını kurmak için yola çıktık
  • KHK, I. Derece Servis Sorumlu Hemşiresi terfi sınavı sürecini yeniden başlattı
  • "Düğme" adlı çocuk kitabı tüm kitap severlerle Storytel’de buluştu
  • Erhürman: "Telaşa mahal yok, süreci kararlılıkla takip ediyoruz"
  • Bu yalnızca acının yıl dönümü değil
  • Yeşil Barış Hareketi bölgesel sivil toplum buluşmalarını tamamladı
  • Komedyen Deniz Göktaş hakkında “dini değerleri aşağılama” gerekçesiyle soruşturma başlatıldı
  • Lefkoşa'nın güneyinde cinayete teşebbüs!
  • Kallas: Kıbrıs meselesinde barışçıl çözüme ulaşılması birçok sorunun önünü açacak
  • Öztürkler, Yenierenköy-Karpaz bölgesinde incelemelerde bulundu
1/20