• BIST 14012.42
  • Altın 6898.09
  • Dolar 48.3814
  • Euro 56.1226
  • Lefkoşa 20 °C
  • Mağusa 21 °C
  • Girne 22 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 21 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

BUNLARI DA MI YAŞAYACAKTIK

Arif Alasya

Bundan önceki yazımda Türkiye ile ilişkilerde 7 Eylül 1955’deki Londra Konferansının önemini yazmıştım.

Bu konferanstan sonraki tüm gelişmeler biz Kıbrıs Türk’ünü Türkiye ile yakınlaştıracağına uzaklaştıran politikalar üzerine kurulduğunu görmekteyiz. Özellikle 1974 sonrası yaşananlar bu düşüncemi doğrulamaktadır. Arada önemli bir fark şudur.

1974’e kadar Kıbrıs Türkü bir bütün olarak hareket etmiştir. Ortak noktaları ne Rum’a ne İngiliz’e yama olmamak için mücadele etmekti. Bu mücadele yıllarında da bir tek Atatürk ilke ve inkılâplarını ortaklaşa paylaştığı Türkiye idi.

1974 sonrası Türkiye Kıbrıs’ın kuzeyinde tek hâkim Devlet olarak kendini göstermektedir.

Her geçen yıl Türkiye’yi yönetenlerin Atatürk ilke ve inkılâplarından sapması oranında Kıbrıs Türküne bakış açısı değişmiştir. Bu gün Türkiye her geçen gün ümmetçiliğe yaklaşırken bu durum Kıbrıs’a da yansımıştır.

Bu gün KKKTC tarikat, tekke ve zaviyelerle kuşatma altındadır.

Enteresan olan KKTC’de kendilerini milliyetçi olarak tanımlayan gerçekte bu ülkenin kaymağını yiyen kesim da onlarla birlikte hareket etmektedir.

Sözde milliyetçi olan bir partinin Bakanı Ümmet mitinginde kürsüye çıkarak ‘’Benim için önemli olan Bakan olmak değil ÜMMET olmak önemlidir’’diye nutuk atmakta. Bir başka Bakan ‘’ biz camiye giden, kuran okuyan, oruç tutan bir toplum istiyoruz ‘’Diye beyanat vermektedir. Bütün bu söylem ve beyanatlar kurulu düzenin ayakta kalması için verilen ödünlerdir.

İşte Türkiye’nin kabuk değiştirirken en büyük kazancı KKTC’de kendisine böylesi bir taban oluşturmasıdır.

Kıbrıs Türkü içinde oluşturduğu bu taban özellikle Kimlik girişi ile vatandaş olanların büyük bir kısmı ile birleşince egemen güç haline gelmiştir.

Kısacası artık Atatürk ilkelerine sahip Kıbrıs Türkü da bölünmüştür.

Son gelişmeler Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanmaktadır. Tüm Türkiye’deki siyasi partiler, basın güç birliği içinde Kıbrıs gerçeğini bilerek ve bilmeyerek Kıbrıs Türküne hakaretler yağdırmakta ve en acısı kendi düzenlerine uymayanları ‘’Rumcu’’ilan etmeleridir.

Siz ÜMMETCİ olabilirsiniz ama Kıbrıs Türkü sahtekârların dışında hep ATATÜRKCÜ kalacaktır.

Çözüm istemek Rumcu olmak değildir. Kıbrıs Türkü bunu anlayacak kadar kültürlüdür.

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20