• BIST 14514.82
  • Altın 7172.22
  • Dolar 48.0718
  • Euro 56.1718
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C

DÜŞÜNCESİ TUTUKLU OLAN BİREY ÖZGÜR MÜDÜR?

Ayşegül Garabli

Demokrasinin olmadığı ülkelere, tabular hakimdir.

Tabular  hakkında konuşmak, ya günahtır, ya ayıptır ya da yasaktır.

Amaç, düşünmeyen, sorgulamayan toplumlar oluşturup, bir nevi  halkı, sömürmektir.

Tarih boyu insanlar, dinlerini öğrenmekten bu sebeple uzak tutulmuşlardır.

Hep, din hakkında birileri, yanlış doğru  bilgiler vermiş, diğerleri de inanmış.

Kimse sorgulamamış, ya da sorgulayamamış.

“Namus”, “milliyet”, “devlet” , “asker”, bunlar hep topluma ,tabu olarak  kabul ettirilmiş.

Egemen güçler, kendi tayin ettiği kişileri yetkili kılmış ve bu kişiler dışındakilere konuşma hakkı tanımamışlar.

İmamlar, Komutanlar ve  Devlet  yetkilileri.

Bunlar formal ya da informal  olarak ,kanunlar, kurallar koymuşlar.herkesin de bunlara uymasını sağlamışlardır.

Tabuların düşmanı olan bilim ve bilgi yönetimi, az gelişmiş toplumlarda, egemen güçlerin elinde olduğu için de; istenilen insan modeli yetiştirilmiş.

Dolayısıyla böyle toplumlar kolay kolay tabularını yıkamamışlar.

Böyle toplumlarda  insanlar, bu tabulardan korkarlar, çekinirler ve konuşmazlar ancak, neden korktuklarını, ya da sonucunda ne ola bileceğini düşünmeden korkar kaygılanırlar.

Sadece iç güdüsel olarak öğretileni yaparlar.

Türkiye’de bu tür tabular çok fazla olsa da  KKTC’de de azımsanmayacak ölçüdedir.

Örneğin, asker hakkında, Türkiye yönetimleri hakkında, elçilik hakkında, milliyet hakkında ,hatta son dönemlerde din hakkında, belli oranda  da olsa konuşma korkusu ya da kaygısı vardır.

Bu olgular sorgulanmaz.

Sorgulayanlar da diğerleri tarafından uyarılır.

Çünkü, yıllarca, Milliyet hakkında konuşanlar “Hain” , Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin yanlışlarını eleştirenler ve dolayısıyla, elçilik hakkında yorum yapanlar, Türkiye Halkına karşı düşman ilan edildi.

Askerle ilgili konuşanlar ise “Rumcu” diye adlandırıldı ve toplum tarafından,ötekileştirildiler.

KKTC yöneticileri, bir taraftan KKTC ayrı bir devlettir dedi ancak diğer taraftan da KKTC yönetimi hakkında en önemli kararları TC Hükümetlerine bıraktı ya da öyle olduğunu gösterdi.

Aslında, KKTC’nin ayrı bir devlet olduğunu söyleyip, ayrı bir devlet değilmiş gibi davranılarak, KKTC’nin varlığına, var olduğunu söyleyenler tarafından ihanet edildi.

Bu da Türkiye ve KKTC arasında olması gereken,iki devlet temeline dayalı ilişkinin olmasını daima engelledi.

Tabi ki, bir toplumun maneviyatına ya da yetkili mevkilerine hakaret edip, küçük düşürmek kimsenin haddi olamaz.

En azından, sorunun çözümüne katkı sağlamaz.

Ancak, bu tabu saydıklarımız, insanlığa hizmet için varsa; ya da o toplumun huzuru için iseler, neden doğrular da, yanlışlar da söylenemesin?

Halk, hizmetlerin, denetimi konusunda en etkili denetim mekanizması değil midir?

Neden doğru yapılanlar onaylanıp, yanlış yapılanlar eleştirilemesin?

Korku ve baskı, düşünceleri değiştire bilir mi?

Ya da neden korkup çekiniliyor?

Bu tür eleştirilerde ne ola bilir?

Tutuklanma kaygısı mı yaşanıyor?

Hakaret içermedikten sonra, eleştirmek ya da sorgulamak yasal hak değil midir?

Ya da bu düşüncede olduğumuz halde,korkuyorsak, konuşamıyorsak, özgür müyüz?

Düşüncesi tutuklu olan birey özgür müdür?

Eğer, demokratik bir toplumda yaşıyorsak, sorgulamak , eleştirmek en doğal hakkımız ve demokrasinin gereği değil midir?

Yok eğer ki demokratik bir ortam da yaşamıyorsak; o zaman da demokrasi mücadelesi vermek, boynumuzun borcu ve insanlığın gereği değil midir?

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20