• BIST 14012.42
  • Altın 6898.09
  • Dolar 48.3814
  • Euro 56.1226
  • Lefkoşa 33 °C
  • Mağusa 31 °C
  • Girne 30 °C
  • Güzelyurt 31 °C
  • İskele 31 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 28 °C

Kıbrıs sorunu üzerine.

Arif Alasya

Çözüm olabilir ama barış için daha aşılması gereken çok büyük engeller var.
Kıbrıs’ta iki toplum arasında yaşanlar sonrası 1974’den itibaren ada ikiye bölünmüş ve Türkçe konuşan Kıbrıslılar ile Rumca konuşan Kıbrıslılar kendi bölgelerinde yaşamaya başlamışlardır.
Hâlbuki iki toplumun birlikte inşa ettikleri ortak yaşadıkları bir Cumhuriyete sahip oldukları da bilinen bir gerçektir.
Ayrılmaya kadar geçen sürede ayrılma nedenleri ve kimin haklı kimin haksız olduğunu irdelemenin herhangi bir anlamı yok.
Aradan geçen yıllar sonrası yeniden bir çözüm sürecini yaşamaktayız.
Gerek çözüm gerekse yaşanacak barış sürecinde iki tarafın şahinleri her zaman hem barışı hem de çözümü engellemek için ellerinden gelen her türlü gayreti göstereceklerdir.
Bu yazımda ben bu süreçlerde yaşanan yargıyı irdelemek istiyorum.
Kıbrıs sorununun 1974 sonrası başladığını iddia eden Rum tarafı her fırsatta 1974’deki kayıpları için uluslar arası mahkemelerde hak arama girişimlerini hep sürdürmüş ve hemen hemen bu konuda açılan davaların tümünü kazanmış ve Türkiye’yi mahkûm etmiştir.
Ne gariptir ki sorunun 1963’de başladığını iddia eden ve 1974 nedeninin 15 Temmuz1974’de Garantör ülke Yunanistan’ın Kıbrıs’da Makarios’a karşı yaptığı darbe olduğunu savunan Türk tarafı bu tarihe kadarki mağduriyetleri ile ilgili olarak hiçbir uluslar arası mahkemeye müracaat etmemiş veya etmelerine müsaade edilmemiştir. Özellikle mal konusunda mahkemeye gidişler KKTC’de kurulan Mal tazmin komisyonu kurulması ile yeni bir sürece girmiştir.
Son yıllarda Kayıplar komitesi çok çok büyük aşama kaydetmiş ve kayıpları olan birçok aile yıllar sonra acılarını dindirme imkânına kavuşmuştur. Bu iki toplumun bir nevi karşılıklı yüzleşmesi anlamı taşımaktadır. Eminim bu çalışmalar Kıbrıs sorunun çözümüne ciddi bir katkı yapacaktır. Emeği geçen herkesi kutlamak gerekir.
Bu yazımı yazma nedenim iç hukukumuzda her iki kesimin mahkemeleri çözüm sürecinden fazla barış sürecine ciddi yara veren kararlara imza atmalarıdır.
Maalesef her iki kesimde iki toplum arasında meydana gelen olaylarda her iki tarafın mahkemeleri bana göre tarafsız davranmaktadırlar.
Belki çözüm için iki toplum belirgin bir gayret içinde olabilirler fakat maalesef Kayıplar komitesi dışında iki tarafda da olumlu adımların atıldığını söyleyemeyiz.
11 Şubat belgesi temelinde yürütülen çözüm sürecinde Liderler arasında varılan güven yaratıcı önlemlerle ilgili alınan kararlar her iki tarafın hükümetlerince yeterince destek görmemektedir.
Yargı konusunda dün okuduğum bir haber çözüme belki yakın olabiliriz ama barışa gerçekten çok uzakmışız.
Dün açıklanan bir mahkeme kararı ‘’ 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın 26 Mart 2014’te Limasol’da düzenlenen bir konferansa katıldığı sırada konferans salonunu basan ve olay çıkardıkları için yargılanan ELAM üyesi üç kişiden ikisi dün Rum mahkemesi tarafından suçsuz bulundu.’’
Eğer her iki tarafın mahkemeleri barışı engelleyici unsurlara prim verecekse çözüme ve barışa en büyük zararı yargı verecektir..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20