• BIST 10759.56
  • Altın 6287.94
  • Dolar 49.9701
  • Euro 55.8893
  • Lefkoşa 16 °C
  • Mağusa 15 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 14 °C
  • İskele 15 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

Ankara'dan Kıbrıs'a sert "kadın" mesajı

Ankara'dan Kıbrıs'a sert "kadın" mesajı

Aktivist Düşünce Topluluğu 8 Mart nedeni ile Ankara'dan sert bir "kadın" mesajı yayınladı. Mesajda tecavüz, şiddet ve LGBTİ'ye vurgu yapıldı.

Mesajda şu ifadelere yer verildi.

Neredeyse artık her sabah bir taciz, tecavüz ve kadın cinayeti haberiyle başlıyoruz güne… Eğer öldürülen, tecavüze veya şiddete uğrayan kadını toplumsal normlarımıza uygun ve "masum" bulursak çok büyük tepkiler veriyoruz, yakın bir zamanda Türkiye'deki Özgecan cinayetinde olduğu gibi. Ama eğer öldürülen, tecavüze veya şiddete uğrayan kadın toplumsal normlarımızın dışındaysa, çok küçük tepkiler veriyoruz veya vermiyoruz bile (Mersin’de saldırıya uğrayan trans kadın gibi)… Hangi ölüme, hangi cinayete, hangi şiddet haberine ne kadar üzüleceğimiz de yine erkek egemen toplumun belirlediği sınırlar içerisinde belirleniyor aslında. Ne kadar bilgili, eğitimli olsak da ataerkil sistem beynimize çok küçük yaştan ve çok derinden işliyor böylece ondan fark etmesek de kopmamız çok zor oluyor. Ya da inkar ediyoruz ve yokmuş gibi davranıyoruz. Türkiye'den gelen haberlere bakıp ''Kıbrıs neyse ki böyle değil'' diyoruz. Gerçekten öyle değil mi peki? Öldürülen, tacize uğrayan, şiddete uğrayan kadın haberleri aslında her gün karşımızda, nasıl olsa "kıbrıslı değil, kesin göçmendir" deyip yüzümüzü çeviriyoruz. Kıbrıs'ın kuzeyinde hayatı boyunca en az bir kez şiddete uğramış kadın oranı %80'e yakın. Sizce hepsi göçmen olabilir mi?

Ayrıca, kadınların erkeklerle eşit olduğu varsayımıyla yaşıyoruz. Örneğin, "kadın" Meclis Başkanı, ''Kıbrıslı Türk kadınlar sosyal ve kültürel alanda, eğitimde, hukukta,aile içinde,çalışma hayatında ve siyasette başarıyı yakalatır'' diyor. Buna rağmen siyasette kadın parti liderleri, sendikalarda kadın başkanlar yok denecek kadar az, hukuksal olarak hala sorunlar yaşıyor, aile içindeyse kadın emeği hala sömürülüyor. Bunun üstüne, ülkemizde gece kulüpleri ve orada bedenleri sömürülen seks kölelerini konuşmaya değer bile bulmuyoruz. Oğlan çocuklarının gece kulüplerine gitmesiyle övünülürken, kız çocuklarının da cinsel hayatı olabileceği olasılığı dahi asla konuşulmuyor. Kendi toplumsal değerlerimizin dışında kalan LGBTİ bireyleri tamamen yok sayıyor, görünür olan trans, eşcinsel bireyleri de dedikodu malzemesi yapıyoruz.

Erkek egemen düzen, hayatımızı şekillendirmeye devam ediyor. Vicdanımızın kime acıyacağından tutun da, gece kaçta dışarıya çıkacağımıza kadar, neyi nasıl yapmamız gerektiğini, sesimizin ne kadar çıkacağını yine erkek egemen düzen belirliyor… Buna karşı ses çıkarmak için, ''fıtratımızda isyan var'' diyoruz ve daha yaşanılası bir dünya için 8 Mart’ta meydanları boş bırakmıyoruz.

Yaşasın 8 Mart! Yaşasın kadın dayanışması!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20