• BIST 14012.42
  • Altın 6898.09
  • Dolar 48.3814
  • Euro 56.1226
  • Lefkoşa 25 °C
  • Mağusa 26 °C
  • Girne 26 °C
  • Güzelyurt 24 °C
  • İskele 26 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

HUZUR İSTİYORUM…

Ayşegül Garabli

Geçen yıl bir hafta kadar İstanbul'da Validebağ Öğretmen evinde kalma şansım oldu.
Hani şu hafızalarımızdan silinmeyen "Hababam Sınıfı" serisinin çekildiği yer.
Kocaman bir koruluğun içerisinde eşsiz bir güzellik.
İnsana huzur veren bir yer.
Buranın bir özelliği de öğretmenleri konuk etmenin yanı sıra "Öğretmen huzur Evi" olarak da kullanılması. Konuk olarak kaldığınız odanın bahçesine çıktığınızda minik minik bir hayli balkon görüyorsunuz.
Kimisi çiçeklerle donatılmış, kimisinde ise bir ya da iki koltukla küçücük masalar var.
Bir kişilik ya da iki kişilik düzenlenmiş minik minik evler sanki.
Kimi odada yalnız kalan ,kimisinde ile eşi ile birlikte kalan yaşlılar var.
Okuma salonlarından tutun da oyun ya da spor salonlarına kadar her şey düşünülmüş.
Adeta minik ve huzurlu bir köy.
Kocaman koruluğun içerisinde çay bahçeleri ve cafeler de var ve halka açık. Tıpkı restaurant olarak kullanılan O meşhur Hababam sınıfının çekildiği okul gibi.
Bu huzurlu yeri gördüğüm gün kararımı verdim.
Yaşlılık yıllarımı böyle bir yerde geçireceğim.
Ve doğa harikası Kıbrıs'ta neden böyle bir yer yok diye içerlemedim de değil hani.
Bir çoğumuzun evinde yaşlısı var ve bir bakıcı ile eve hapsolmuş durumda.
Ya da basmakalıp huzurevlerinde toluca adeta gün sayıyorlar.
Hele bir de kimsesiz olanlar var ki, onların durumunu anlatmaya gerek yok.
Tek başlarına bir göz odada yaşamakla yaşamamak arası hayat sürenler.
Komşusu kapısını çaldığında insan yüzü görenler.
Ya da birinin insafına denk geldiğinde yaşadıkları yerden kilometrelerce uzaktaki bir sağlık kuruluşuna ilaç yazdırmaya gidenler.
Bakıma muhtaç ama sadece iyilik sevenlerin insafına terk edilenler.
Aslında bunları yazmak ne kadar acı ama ne var ki gerçeğimiz de bu.
Sosyal Devlet olarak bu devletin görevi.
Ama bu imkansızlıklar içerisinde sadece devletin inisiyatifine bırakmak doğru mu diye de düşünüyorum.
Bu ayrıca bizim de vicdan sorumluluğumuzda değil mi?
Çok büyük bir projeyi imkanların yetmeyeceğini bile bile, devlete yüklemek aslında "olmasa da olur" ya da "olduğu kadar" demekle eş anlamlı değil mi diye içimde bir savaş yaşadım.
Sonuçta Sağlık Bakanlığının başlattığı bir projeye destek olmanın vicdan borcum olduğuna karar verdim.
Evet sevgili dostlar, Güzelyurt Kalkanlı'da ağaçların içerisinde yıllardır atıl durumda olan bir Otel vardı.
Sağlık Bakanlığı bu oteli hem kimsesiz yaşlıların kalacağı belki de arzu eden başka yaşlıların da yararlanacağı, barınmaktan öte, sağlık hizmetlerini de, sosyal hizmetleri de yaşlıların ayağına götüreceği bir Yaşam Evi olarak donatmaya karar vermiş.
Bu beni çok mutlu etti.
Mutlaka ki, bakanlık üzerine düşeni yapıp gerekli olan her şeyi sağlayacaktır.
Ama neden sadece imkanlar ölçüsünde donatılan bir yer olsun?
Neden bizler de 1 TL ya da 3 TL, hiç fark etmez, katkı koyarak, yaşlılarımız için çok daha güzel imkanlar sağlanmasına vesile olmayalım.
Kim bilir belki de gelecekte biz kalacağız orada, neden ya gelecekteki huzurumuzu ya da şu anki manevi huzurumuzu yaratmayalım.
Hepsinden öte neden bundan önce tekrar canlandırdığımız kaybolan birlik duygumuzu daha da pekiştirmeyelim?
Sözün özü, ben çocuklara olduğu gibi yaşlılarımıza da duyduğum minnet duygusu ile Sağlık Bakanlığı tarafından açılan Kalkanlı Yaşam Evi bağış kampanyasına gücümün yettiğince, elimden geldiğince katkıda bulunacağım.
Sizin de bu kampanyadan haberiniz olsun istedim.
Eğer sizler de az ya da çok demeden katkı koymak isterseniz,

Kooperatif Merkez Bankası Fon Bağışı 10_304_6169033 numaralı hesaba yapabilirsiniz.
Haydi dostlar!
Bu ülkede yapılan güzelliklere hep birlikte omuz verip, yanlışlıkların karşısında da yine hep beraber dimdik durarak bu ülkeyi güzelleştirebiliriz.
Çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla, kadını ve erkeği ile bu memleket bizim .......

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20