• BIST 11116.99
  • Altın 6593.04
  • Dolar 49.6092
  • Euro 55.5788
  • Lefkoşa 16 °C
  • Mağusa 17 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 14 °C
  • İskele 17 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

Ölümle tanıştığım o gün….(1/2)

Ayşegül Garabli

Çocukluğumdaki mahallemi hatırlıyorum. Ağrı’nın Eleşkirt ilçesindeki, muhacir mahallesini. Solumuzda Yozgatlı biri, sağımızda Kürt Nafiye teyzeler. Onun bitişiğinde, Muhacir Bağda. Karşısında, yine Mühacir Dodo ve onun önünde Laz Hoca. Arkamızdaki sıranın sonunda Kürt bir aile vardı. İsimlerini hatırlamıyorum ama oğullarının adını hiç unutmadım. Dağıstan Abi. Dalyan gibi bir gençti. Onların evinin az ilerisinde, Türkler, Kürtler ve Acemler. Ve Türk, Kürt, Acem, Laz, Karapapak çocuklarının birlikte okuduğu, Yatılı Bölge Okulu. Çocukluğumun, belki de hayatımın en güzel yıllarının geçtiği okul ve mahalle. Etnik kökenlerin, sadece lakap olarak kullanıldığı o güzel mahalle. Annemin, acelesi olduğunda; “al bu bardağı, Lazlardan 1 bardak ödünç şeker al gel” ya da, yaptığı yemekten bir kap elime tutuşturup; “Bunu Muhacir Bağda’ya ver gel” dediği mahalle. Beni oyundan çağırıp, elime bir tutam tandır ekmeği tutuşturup; “yeni yaptım, annen sever lorla yesin” diyen Kürt Senem’in yaşadığı o güzel mahalle. Her öğleden sonra, kapılardan birisinin önüne serilen kilimin üzerinde toplanırdı, mahallenin tüm kadınları ve genç kızları. Semaver yakılır, kete, börek, tandır ekmeği ve tuluk loru, eşlik ederdi çaylara. Mahallede hangi genç kızın düğünü yakınsa, Onun çeyizi tamamlanırdı el birliğiyle. Kürt Nafiye’nin kızı Hatice’nin yatak örtüsü. Muhacir Mecbure’nin, leçek oyası… Oynayan çocukların cıvıltısı, kadınların şen şakrar neşesine karışırdı. Herkes, kendisine ait örf ve adetleri, komşuları ile birlikte yaşayarak yaşatırdı. Bir gün, kilimler sarılmadı, semaverler yanmadı. Her yer alabildiğine sessizdi. Tüm mahalle, kadınlı erkekli, arkadaki Kürtlerin evinde toplanmıştı. Kapının önündeki ağaçlara bezler çekilerek, küçük bir oda haline getirilmişti. Çocuklar yaklaştırılmadığı için, neler olduğunu anlayamamıştım. Babam, vakitsiz eve gelmişti ve annem alel acele abdest alıyordu. Aralarında Kürtçe konuşuyorlardı. Zaten ne zaman, anlamamızı istemedikleri bir şey olsa, Kürtçe konuşurlardı. Ben de çocuk merakımla, çat pat, Kürtçeyi çözmüştüm ama Onlar bunun farkında olmadıkları için rahatça konuşuyorlardı. Annem; “Nasıl olmuş?” diye sordu. Yazı yarın devam edecek….

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20