• BIST 14012.42
  • Altın 6898.09
  • Dolar 48.3814
  • Euro 56.1226
  • Lefkoşa 36 °C
  • Mağusa 26 °C
  • Girne 32 °C
  • Güzelyurt 33 °C
  • İskele 26 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Pembe ya da Mavi Patik….

Ayşegül Garabli

Tanrı, insanı yarattıktan sonra tüm meleklerini, yanına çağırmış.

"İnsanoğluna verebileceğim tek şey kaldı. Ancak bu, verdiklerim içerisinde en önemlisi. Bunu bulurlarsa hayatlarındaki her şey yolunda olacak. O yüzden alın bu mutluluğu, çok iyi bir yere saklayın. İnsanoğlu, onu bulmak için çaba sarf etsin ki değerini bilsin" demiş.

Bunun üzerine melekler almışlar mutluluğu ve yer aramaya başlamışlar.

Birisi," bulutların üstüne saklayalım" demiş.

" Olmaz, bulutlara ulaşamazlar" demiş ötekisi.

Bir diğeri, yerin altına saklamayı önermiş.

Ona da, yaşadığı sürece bulamayacağı için karşı çıkmışlar.

En nihayet, insanoğlunun kendi içine saklamaya karar vermişler.

Kendi içine bakmasını bilen mutluluğu bulsun diye….

Bu hikaye, mutluluk üzerine kurulmuş bir hikaye, ancak, her yapılan iş ya da yaşanan her şey için geçerli değil mi?

Yapılmak istenen her şeyde, o olaya ait öğeler yoksa, başarıya ve amacına ulaşmaz.

Misal bu gün, “8 Mart, Dünya  Emekçi Kadınlar Günü”

Yani kadının, statü ve haklar konusunda, erkeklerle eşit olmak için verdiği, mücadelesinin  günü.

Peki bu mücadelenin içerisinde, emeğin değeri var mı?

Ya emekçi ve ezilen kadın?

Ezen erkek?

Ezilen erkek?

Bu öğelerden hiç birisi yok.

Tam aksine, kapitalist düzenin, bir aracı oldu 8 Mart..

Lüks mekanlarda verilen yemekler,

Zaten günün anlamını bilenlere verilen konferanslar,

Çiçekler, hediyeler, çiçekli, böcekli, güzel sözler,

“olmalı”, “etmeli”, “yapmalı” diye biten cümlelerden oluşan “ kutlama” mesajları,

Ne ararsanız var bu günde.

Tek olmayan şey ise, emekçi kadın ve kadının emeğinin değeri.

Daha doğrusu yalnız kadının değil, emeğin kendisinin değeri, hiçbir günde yok.

Emek ve emekçi, bilinçli bir şekilde yok edilmiş.

Sanki 8 Mart, kadının dişiliğini ön plana çıkaran bir günmüş gibi kendi felsefesine ters bir şekilde; hatta kadını daha da aşağılayan bir yapıda kutlanmaya başlandı.

Tabi ki;  kadın, mücadelesinin yanında dişidir ve duygusaldır.

Onure edilmeyi, beğenilmeyi ister  ama bunun için tek bir güne ihtiyaç yok ki.

Şu anda erkeklerin, “ sadece kadınlar mı eziliyor?” ya da “ezilen kadın mı var?” dediğini duyar gibiyim.

Elbette kapitalist düzenin hakim olduğu dünya da, ezilen ve emeği yok edilen kesimin kadını erkeği kalmadı.

Ancak, günümüzde hala daha  Kadına yönelik şiddet; kadın emeği sömürüsü; kadın bedeni sömürüsü, kadın yoksulluğu; kadın işsizliği, çocuk yaşta kadınlar; okula gönderilmeyen kız çocukları; tacizciyi, tecavüzcüyü, saldırganı koruyup kollayan hukuk sistemi ,cinsiyetinden ve cinsel tercihinden dolayı mağdur edilen emekçi kadınlar varsa.

Hala daha, ışıklı neonlarda ve reklamlarda  Cinsel bir obje olarak kullanılıyorsa,

Gece kulüplerinde kadın ticaretiyle ya da vasıfsız işlerde çalışmaya mahkum edilerek Kapitalizme meta yapılıyorsa,

Erkek erkil bir toplumda, sex kölesi olarak görülüyorsa,

“Sırtından sopa karnından sıpa eksik edilmesin” mantığıyla stres atma ve Üreme makinası olarak kabul ediliyorsa,

Örfle, adetle , töreyle, “namus” kavramı içerisine hapsediliyorsa

Hakları gasp edilip, ezilen kadın var demektir.

Elbette ki, kadınlar kadar olmasa da, hakları gasp edilip, ezilen, büyük bir erkek kitlesi de var.

O yüzden kadın, erkek, omuz omuza verip, insan hakları için mücadele etmeli.

Ezilen kadın bilinçlendirilip, mücadeleye dahil edilmeli.

Erkekler, kadınların bu mücadelesini sahiplenip, emeğin gerçek değerini bulması için, mücadeleye omuz vermeli.

Bu mücadele, emeğin ve insan haklarının mücadelesi olmalı.

Pembe ya da mavi patiklerin mücadelesi değil.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20