• BIST 14012.42
  • Altın 6898.09
  • Dolar 48.3814
  • Euro 56.1226
  • Lefkoşa 20 °C
  • Mağusa 21 °C
  • Girne 22 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 21 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

STATÜKOCU !!!

Ayşegül Garabli

Aslında akademisyen birisine kullandığı bir kelimenin anlamını açıklamak haddim değil.

Çünkü akademisyen araştırandır, bilim insanıdır.

O yüzden de akademisyenler kullandıkları sözcükleri itina ile seçerler.

Hele ki kullandıkları sözcük bilimsel bir sözcükse mutlaka özenle seçerler.

Ancak bilimle yoğun uğraştıkları için bazen çok basit şeyleri gözden kaçırabilirler.

Misal “statüko” kelimesi.

Aslında bu kelimenin, “durağan, hareket etmeyen öteden beri sürüp gelen ya da var olan, şu andaki durum” olduğunu bilmeyen akademisyen yoktur.

Dolayısıyla “statükocu” kelimesinin de, “öteden beri sürüp gelen, var olan durumun değişmesini istemeyen kimse” olduğunu gayet iyi bilirler.

Ama anlamını gayet iyi bildiği halde gözden kaçırıp hata yapanlar da oluyor işte (!)

Misal Sn. Kudret Özersay.

Sizce statükonun ne anlama geldiğini bilmiyor mudur?

Bu mümkün değil.

Yoksa bir anlaşma ya da bir çözümle 40 yıldır var olan bu durumun değişmesi için canla başla uğraşanlara “statükocu” der miydi?

Ancak yoğunluğun bilimsel çalışmalarından ötürü böyle basit bir kelimenin anlamını unuttuğunu düşünüyorum.

O yüzden çok basit birkaç cümle ile hatırlatmakta fayda var.

Statükocu kimlere denir biliyor musunuz Sn. Özersay?

Hani “ver yutayım, ser yatayım” cinsinden insanlar vardır ya.

Evleri olduğu halde analarından medet uman ve kendilerine analarının bakmasını isteyen kişiler.

Sırf yaşadıkları şartlar değişmesin, anaları kendilerini beslemekten vazgeçmesin diye söylenen her şeyi sineye çeken tembel kişiler vardır ya,

Hani kendi rahatları uğruna çocuklarının geleceğini dahi düşünmeyen,

Anaları “çocukların okula gitmeyecek” derse , var olan durum değişmesin diye çocuklarının geleceğini bile karartmayı göze alabilecek babalar vardır ya,

Hah işte bu tür insanlara statükocu deniyor.

Yalakadırlar.

İki yüzlüdürler.

Değişim ve gelişimden ödleri kopar.

Anaları isterse çalışıyor gibi bile yaparlar.

Ama çalışıp kazanmak doğalarında olmadığı için, zorda kaldıklarında evlerindeki eşyaları, sahip oldukları değerli şeyleri bile bir bir satarlar.

Onurlarını bile.

Gerçi daha büyük bir çıkar bulurlarsa analarını da terk ederler ama buna cesaret edemeyecek kadar tembel oldukları için kolay kolay cesaret edemezler.

Analarının verdiği para ile lüks evlerde oturup, lüks arabalarla gezmeyi, çatlayana kadar yiyip içmeyi yaşam sayarlar.

Özgür bir birey olmanın, kendi kararlarını verebilmenin, emek verip kazanmanın ve minnet duymadan yaşamanın ne demek olduğunu bilmezler.

Hatta analarının , kardeşlerinden aldığı parayı ona veriyor olmasının da önemi yoktur.

Kısacası yaşadıkları onursuz yaşam sürsün diye yalan söylemekten de, kendilerini inkar etmekten de çekinmezler.

Komşularıyla barışıp, birlikte üretmekten ve birlikte yaşamaktan bile korkarlar.

O yüzden  Sn. Özersay sorarım size,

Kıbrıs’ta bir çözüm olsun, Kıbrıs halkı dünyaya açılsın diye mücadele edenler mi statükocu, yoksa Türkiye’nin 40 yıllık politikasını devam ettirmek için çözüm istiyormuş gibi gözükenler mi?

Gerçek bir çözüm için özveride bulunanlar mı statükocu, yoksa çözüm adı altında aslında çözülmesin diye öneriler sunanlar mı statükocu?

Örneğin, inanmadığı bir şey için yıllarca çözüm masasında oturanlar mı statükocu yoksa çözüm üretmek için masaya oturulmasını savunanlar mı?

Hepsinden öte, vazgeçenler mi statükocu yoksa umut arayıp mücadele edenler mi?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20