• BIST 14012.42
  • Altın 6898.09
  • Dolar 48.3814
  • Euro 56.1226
  • Lefkoşa 36 °C
  • Mağusa 26 °C
  • Girne 32 °C
  • Güzelyurt 33 °C
  • İskele 26 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Üzgünüm, Dost acı söyler…

Ayşegül Garabli

Şimdi kalkıp size, “çocuklarımızın, 3 günlük ömrü kaldı” desem, hepiniz, kızarsınız değil mi? Öfkelenip, bana lanet okursunuz. “Şom ağızlı, ağzından yel alsın” dersiniz. Ölümü, sevdiklerinize, yakıştıramazsınız. Ben de yakıştıramıyorum. Ne kendi sevdiklerime, ne de bir başkasına. Ama ne yazık ki, çocuklarımızın, bizim, hepimizin, yavaş yavaş öldürüldüğü doğru. Kızsanız da, öfkelenseniz de, bu bir gerçek ve bu gerçekle, yüzleşmek zorundayız. Her gün, kanserden birilerinin ölmesi, tesadüf değil çünkü. CMS artıklarının, yer altı sularına karışması, meyve ve sebzelerin, genleri ile oynanması, stres, kötü yaşam koşulları bir tarafa, AKSA’nın bacalarından çıkan zehrin, çocuklarımızı ölüme götürdüğü kesin. Sakın bu durumu, kötümser ruh hali ile uydurduğumu düşünmeyin. Bunu bizzat, “Bakanlar Kurulu” söyledi ve onayladı. Önce, “AKSA’nın kullandığı yakıt, yüksek oranda kükürt içerdiği için, zehir yayıyor” dedi. Sonra tekrar toplanarak, AKSA’nın bu yakıtı getirerek, kullanmasına izin verdi. CTP-UBP Hükümeti, bunu ne uğruna yapıyor, ya da, halkının ölümünün, sakat kalmasının karşılığında ne alıyor bilmiyorum. Peki ya siz? Biz? Ne uğruna, çocuklarımızın zehirlenmesine sessiz kalıyoruz? “Aman üşümesin”, “Aman grip olmasın”, “Aman, üzülüp, ağlamasın” diye üzerlerine titrediğimiz, en değerli varlıklarımızın, kanser hastası adayı olduklarının farkında değil miyiz? Çocuk polikliniğini, Nükleer Tıp ile iç içe yaptılar, sesimizi çıkarmadık. Zehirli besinleri, yedirdi, içirdiler; sesimizi çıkarmadık. Eğitimlerini ellerinden aldılar; sesimizi çıkarmadık. Tecavüze, cinayete, aday hale getirdiler, sesimizi çıkarmadık. Tüm öz varlıklarını, satıp, yersiz yurtsuz bıraktılar; sesimizi çıkarmadık. İşsiz, aşsız bıraktılar; sesimizi çıkarmadık. Ama şimdi, öldürüyorlar. Çocuklarımızı, aldıkları her nefesle zehirliyorlar. Hala mı susuyoruz? Yine mi susacağız? Peki o zaman. Artık, hiç kimse, en değerli varlığının, çocukları olduğunu söylemesin. İki saat internetsiz kalmamam uğruna, çocuklarının zehirlenmesine ses çıkarmayanlar, bundan sonra, kendilerini de; toplumu da kandırmasın. Amaaaaaaaaa Yarın çocuğu kanserden öldüğü zaman da, avazı çıktığı kadar bağırmasın. Biliyorum, bu yazı hoşunuza gitmedi. Üzdü ve sinirlendirdi sizi. Ama üzgünüm; dost acı söyler…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20