• BIST 14172.26
  • Altın 6736.38
  • Dolar 47.8424
  • Euro 55.38
  • Lefkoşa 34 °C
  • Mağusa 33 °C
  • Girne 31 °C
  • Güzelyurt 32 °C
  • İskele 33 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

Ya yemek saatinde gidin ya da….

Ayşegül Garabli

Evvelki gün resmi bir evrak lazım oldu diye, Lefkoşa’nın yolunu tuttuk.

İlgili daireye vardığımızda saat 11 civarıydı.

Mesainin bitmesine neredeyse koca bir gün vardı ama istediğim yazının ertesi güne hazır olabileceği söylendi bana.

Zaten hiçbir işin anında yapıldığını görmediğimiz için tamam dedik.

Ancak,  yazıyı almaya gittiğimizde beklememek için, kaç gibi hazır olabileceğini sormayı da ihmal etmedik.

“Sabah gelir gelmez hazırlayacağım, 10 gibi hazır olur” cevabını aldığımız için, ertesi gün, biraz da tolerans tanıyarak saat 11 gibi yazıyı almaya gittik.

İlgili kişi yerinde yoktu.

Karşı odaya baktım, orası da boştu.

Onun yanındaki oda da.

Hatta diğeri de.

Hani koridorda gezinen 3-5 kişi de olmasa, tatil  ya da daire başka bir yere taşındı diye düşüneceğim.

En nihayet, baktığım 5. odada tüm yetkilileri, bir arada buldum.

Tüm yetkililer, bir odada toplandığına göre önemli bir toplantı olmalı diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, çünkü sadece kahve içip sohbet ediyorlardı.

Sohbetlerini bölmüş olmalıyım ki, yazıyı sorduğumda, yüzüme dahi bakmadan öfkeli bir sesle, “ sekretere verdim ben, yazılıyordur herhalde” yanıtını aldım.

“Uzun sürer mi acaba” diye sorduğumda  “ ne bileyim ben” cevabını alınca, tabiri caizse bütün şeytanlar tepeme bindi.

Çünkü, yapılacak işlem, sadece dosyadan bir belge alınıp, belgeye 3-5 satır ön yazı ile “istenilen belge ilişiktedir” yazılması işlemiydi o kadar.

Kaldı ki, istediğim belge, kısa bir süre önce kendi ellerimle teslim ettiğim bir belgeydi.

Yani istediğim belge dosyada hazırdı.

O yüzden daha sert bir ifade ile ne zamana hazır olabileceğini sordum.

Lütfedip yerinden kalkan yetkili, homurdanarak sekreter odasına yöneldi.

Ama o da ne?

Sekreter de yerinde yok.

Yetkili kişi, bunu hiç garipsemeden, koridorda sekreterin ismini bağırmaya başladı.

Birkaç bağırmadan sonra sekreter, koridorun sonundaki odadan çıktı.

Onun da sohbetini bölmüş olacağız ki, bir trip de ondan geldi.

Neyse uzatmayayım, amiri sekreterine yazıyı sordu.

Sekreter de bilgisayarda olduğunu söyleyince, amiri bir çıktısını odasına getirmesini istedi.

Biz odada yazıyı beklerken, sekreter elinde kalemle karalanmış üç beş satırla içeri girdi.

Bilgisayarı kilitlenmiş (!) çıktıyı alamamış (!)

O yüzden yarım saat sonra yazıyı getirebilirmiş çünkü bilgisayarı ancak yarım saat sonra düzelebilirmiş(!)

Bu denli de teknik bilgiyle donanımlı bir sekreter.

Bu duruma da tamam dedik ve yarım saati doldurmak için kantine gittik.

İyi ki de gitmişiz çünkü sigara içmek için (!) kantinin bahçesine çıkan personelin amirleri hakkında yaptıkları dedikoduya mecburi ettiğimiz kulak misafirliğiyle zamanın nasıl geçtiğini anlamadık.

Yarım saat dolunca biz yazıyı almak için oradan ayrıldığımızda personel hala oradaydı.

İçeriye girdiğimizde yazımız nihayet hazırdı ancak bu sefer başka bir sürpriz bekliyordu bizi.

Yazıyı imzalayacak müdür yoktu bu sefer de.

Koridorda müdürün gelmesini beklerken, bir anda herkesin kendi odasına döndüğünü görünce, müdürün geliyor olduğunu düşündüm ve sevindim.

Ancak sevincim yarım kaldı çünkü gelen yalnızca, herkesin dışarıdan sipariş verdiği yemeklerdi.

Nihayetinde müdür geldi ve yazı imzalandı ancak saat de 2 olmuştu.

Hiç üşenmedim ve saydım, tuvalet, toplantı salonu gibi ortak kullanım alanları hariç 14 odası ve hemen hemen her odada birkaç masa bulunan bu dairede görevi başında olan personel sayısı sadece 5di.

Eminim şu anda bu dairenin hangi daire olduğunu merak ediyorsunuzdur.

Ancak ismini özellikle yazmadım.

Çünkü eminim ki, bu satırları okuyan herkes, aynı şeyleri yaşadığı bir daireyi düşünecek ve umuyorum ki, bu şekilde davranan daire personelleri de “acaba biz miyiz? “diye düşünür ve tedirgin olarak toparlanır.

Zira bir dahaki sefere isim konusunda bu kadar hassas davranmayacağım.

İşine bağlı ve işini sorumlulukla yapanları tenzih ederek söylemek isterim ki; eğer bir devlet dairesinde işiniz varsa, ya öğlen yemeği saatinde gidin ya da kantinin bahçesine bakın, aksi taktirde müdüründen odacısına kimseyi yerinde bulamazsınız.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
  • LAÜ’de “Tek Kampüs, Farklı Gelecekler: Mesleğini Giy”  etkinliği gerçekleştirildi
  • Yangın söndürme helikopteri teslim edildi
  • Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, 8. yaşını kutladı
  • Üstel: Türkiye ile Tarihi Bir Adım Daha Atıyoruz
1/20