• BIST 11482.6
  • Altın 6555.4
  • Dolar 50.1426
  • Euro 55.9077
  • Lefkoşa 16 °C
  • Mağusa 16 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 16 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Yaşaması İçin ‘Hamile’ Kalması Gerekiyor

İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 1 yıl tedavi gören 42 yaşındaki Bahriye Çamyaran Erol, böbreklerindeki tümörden kurtulamadı. Doktorlar Erol’a yaşaması için hamile kalması gerektiğini söyledi.
Yaşaması İçin ‘Hamile’ Kalması Gerekiyor

​Kastamonu’da ikamet eden bir çocuk annesi 42 yaşındaki Bahriye Çamyaran Erol, 2 yaşında iken serebral palsi (Yüksek ateş soncu beynin oksijensiz kalması) hastalığına yakalandı. Yaşamını bu şekilde sürdürürken 8 yıl önce lösemi hastalığına yakalandığını öğrenen Bahriye Çamyaran Erol, verdiği yaşam mücadelesini kazanarak hayata tutundu.  Ancak Bahriye Çamyaran Erol’un hastalıklarla mücadelesi bitmedi. Erol yaklaşık 1 yıl önce de böbreklerinde tümör oluştuğunu öğrendi. Tedavisine Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başlanan bir çocuk annesi Bahriye Çamyaran Erol, 1 yıl boyunca tümörle mücadele etti. Erol, yapılan tüm muayene ve tetkiklere rağmen böbreklerindeki tümörden kurtulamadı.  Doktorlar, Erol'a hayatta kalabilmesi için son çare olarak 'hamile' kalması gerektiğini söyledi. Sağlık Bakanlığının 1 çocuk annesi olan ailelere destek vermemesi nedeniyle Kastamonu Valiliğinden yardım toplayabilmek için yazılı izin çıkartan Erol, çocuğunu annesiz bırakmak istemediğini ve yardım beklediğini söyledi.

"NORMAL ŞEKİLDE ÇOCUK SAHİBİ OLAMAYACAĞIM SÖYLENDİ"

Yüzde 80 engelli olduğunu anlatan Bahriye Çamyaran Erol, "Bir yıldır tedavi görmeme rağmen yumurta rezervi azlığından dolayı normal şekilde çocuk sahibi olamayacağım söylendi. Kurtulmanın yolu da çocuk sahibi olmaktan geçiyor. Çocuk sahibi olunca hamilelikte çocuğun salgıladığı bir madde oluyormuş, bu madde böbreklerdeki tümörün atılmasını sağlıyormuş. Aksi takdirde atmazsa ameliyat olmak zorunda kalacağım ve böbreklerimi kaybedeceğim. Birde eğer hamilelikte eğer böbreklerden tümör atılmazsa çocuğun kordon bağından alınacak kan, bana nakil edilerek kurtulma şansımın olduğu söylendi” şeklinde konuştu.

"TÜP BEBEK YAPILMASI GEREKİYOR"

Tüp bebek sahibi olabilmek için maliyeti karşılayamadığını da söyleyen Erol ayrıca, "Normal hamilelik olmadığı için tüp bebek yapılması gerekiyor denildi. Tüp bebek sahibi olabilmem içinde olan maliyeti ben karşılayamıyorum. Ben, hayatımı idame ettirebilmem için, hayatta kalabilmek için yardım talebim var. Bu hayatı sürdürebilmek için bu hamileliğe ihtiyacım var. En kısa zamanda 6 ay veya 1 yıl içerisinde böbreklerim alınacak. Bu yüzden benim de başka çarem kalmadı. Yaşamak için bu tüp bebeğe ihtiyacım var. Benim çocuğum henüz 4 yaşında. Ben, çocuğumun annesiz kalmasını istemiyorum. Daha ben çocuğuma 4 yıl oldu doyamadım ki. O büyürken onunla birlikte yaşamak, okula başladığını görmek, evlendiğini görmek ya da okula giderken çocuğumu görmek, ona refakat etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

"HAYIRSEVERLERİN YARDIMLARINI BEKLİYORUZ"

Bahriye Çamyaran Erol'un eşi Muzaffer Erol ise, şöyle konuştu: "Eşim Lösemi hastasıydı. Lösemi hastalığını gazetecilerin ve hayırseverlerin yardımlarıyla yendi. Şimdi de eşimin böbreklerinde tümör olduğu söylendi. Yaklaşık biz, 1 yıldır Bolu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidiyoruz. Eşimin çocuğu olması gerekiyor böbreklerinden rahatsızlığı geçirebilmesi için, kadın doğumcuların ve diğer tedavi eden hocalarımızın bizlere söyledikleri bu şekilde. Bize bu yüzden tüp bebek sahibi olması gerektiği söylendi. Tüp bebek sahibi olabilmek için yaklaşık maliyetinin 15-16 bin TL civarında olduğunu öğrendik. Bizim bunu karşılayacak maddi durumumuz yok. Bu yüzden hayırseverlerin yardımlarını bekliyoruz."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Filo Jet faciasında 9 zanlı bugün 9’uncu kez mahkemeye çıkarılıyor
  • LAÜ’de müzik, dans ve sanat dolu etkinlikler düzenlendi
  • ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı
  • Üstel İskele'de vurguladı... Gençlerin hayallerini gerçekleştirmesi için zemin hazırlıyoruz
  • İnsanlar neden telefonlarının kendilerini dinlediğini düşünüyor?
  • Erhürman: İş olsun diye üçlü görüşme yapmam
  • İskele Yarı Maratonu Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirildi
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
1/20