Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Lefkoşa 11 °C
  • Mağusa 11 °C
  • Girne 11 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 11 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C

Canımız Allah'a emanet...

Canımız Allah'a emanet...
Deniz mevsiminin başlamasıyla, ülkemizde cankurtaran eksikliği yeniden gündeme geldi. Geçtiğimiz yıllarda bu eksiklik yüzünde yaşanan boğulma vakaları ise vatandaşın gözünü korkutuyor.

Eniz Orakcıoğlu

Ülkede havaların iyice ısınmasıyla vatandaşın deniz sezonunu açması bir kez daha  birçok plajda Cankurtaran olmamasını gündeme getirdi. Çok az sayıda plaj ve otelde sertifikalı cankurtaran görev yaparken, birçoğunda  sertifikası olmayan cankurtaranların çalıştırılması “Plajların Kullanımı ve Denetimi Yasası”nın uyulmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Belediyelerin denetiminde olan plajların denetimleri yapılsa bile eksik cankurtaran olduğu halde, yine de mühürlenmemesi dikkatlerden kaçmazken, bunun nedeninin ise sertifikalı cankurtaranın yetişmemesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Bu eksikliğin devletten kaynaklandığını dile getiren  plaj işletmecileri ise “Devlet bizlere cankurtaran yetiştirsin” diyor.

“Cankurtaran çok iyi yüzme bilmeli”

Eski Su Sporları Başkanı Sedat Kaplan, Cankurtaranların en az 2  yüzme tekniği bilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Serbest ve sırt üstü stillerinde de bronzdan altına doğru gittikçe sınavlarda diğer tekniklerde de yapabilmesi gerekiyor. Kısaca bir cankurtaranın her şeyden önce çok iyi yüzme bilmesi gerekiyor” dedi.

“Cankurtaran sayısı yeterli değil”

Kaplan, ülkemizde cankurtaran sınavlarının ve kurslarının azlığına dikkat çekerek, “Cankurtaranlık sadece kulenin tepesinde oturmak değildir. Cankurtaranlık yardımcı malzemelerini tam tutup görevi sağlıklı bir şekilde yapmaktır. Bunun yanında ülkemizdeki cankurtaran sayısı yeterli değildir.  Gözlemlediğim kadarıyla birçok sahilde 1 cankurtaran mevcut ama bana göre bu sayı yetersizdir, en az 2 tane cankurtaranın sahil boyunca görev yapması gerekmektedir” diye konuştu.

“Boğulma vakalarının en büyük sebebi cankurtaran eksikliği”

Kaplan, sözlerine şu şekilde son verdi; “İnsanın canı her şeyden önce gelmelidir. Bu sebeple cankurtaranın bütün sahil ve otellerimizde malzemeleri ile birlikte olması ve görev yapması gerekir. Çünkü can gidince geri gelmiyor ve ülkemizde daha önceki yıllarda yaşanan boğulma vakalarının en büyük sebebi de cankurtaran eksiklikleridir. Hava kötü olduğu zaman insanların denize girmemesini, açılmamasını gösteren ikazları vardır ve o sahilde cankurtaranın olması en azından düdükle insanların daha çok açılmamasını veya havanın kötü olduğu zaman denize girmemesini müsaade etmemesini sağlar. Fakat cankurtaran yoksa insanlar umursamayıp denize girebiliyor ve bazen de kötü şartlar kötü sonuçlar doğuruyor.”

Envergil: “Her yüzme bile cankurtaran olamaz”

Eski Girne Kaymakamı Mehmet Envergil ise, plajların denetiminin belediyelerin yetkisinde olduğunu ve kaymakamlığında bu konuda belediyeleri denetlediğini belirterek, “Plajların Kullanımı ve Denetimi Yasasına’na göre her plajda cankurtaran olması ve bu cankurtaranlarında sertifikalı olması gerekir. Çünkü denizde cankurtaran olmak çok meziyetli bir iştir. Kısacası her yüzme bilen cankurtaranlık yapamaz. Ülkemizde maalesef cankurtaran yetiştirme konusunda ne Eğitim Bakanlığı, ne Spordan sorumlu bakanlık ne de üniversitelerimiz bu konu ile ilgili çalışma yapmamaktadır, bu konunun çok hassas  ve ucunda insan hayatı olması sebebiyle bu kurum ve kuruluşların konuya el atması, sertifikalı cankurtaranlar yetişmesini sağlamaları gerekir. Yalnız geçen sene Otelciler Birliği cankurtaran için çok az sayıda kişiye eğitim vermiş ve sertifika almalarını sağlamıştı” dedi.

“Küçük plaj işletmeleri çalışacak kişi bulamıyor”

Envergil, sözlerine şu şekilde devam etti; “Bu konuda diğer bir sorun, bazı küçük plaj işletmeleri sezonluk çalıştıkları için ve sürekli sertifikalı cankurtaran bulundurma imkânları olmadığı için bu alanda çalışacak kişi de bulamamaktadırlar. Bu nedenle öncelikle küçük otellerin kendi personeli içerisinde yaz aylarında cankurtaranlık, diğer aylarda otelde başka bir bölümde çalışacak cankurtaranlar yetiştirmelidir. Bundan dolayı da cankurtaranlığın bir devlet politikası olması şarttır, örneğin, cankurtaranlığın öğrenciler ve gençler arasında 2’inci bir iş gibi değerlendirilmesinin yollarını aramak gerekir.”

“Ciddi şekilde cankurtaran eksiklikleri var”

Ciddi ölçüde cankurtaran eksikliği olduğunu vurgulayan Envergil, “Plajlar konusunda kontrolsüzlükler de mevcuttur ama bunun yanında her noktada insanların denize girdiği yerde plaj değildir. Bu noktada devletin veya belediyelerin denize girilebilecek ve plaj olan yerleri resmi olarak açıklaması önemlidir. Kaldı ki resmi olarak plaj olan yerlerde şamandıralardan tutun, şemsiyelere kadar ve cankurtarana kadar eksiklikler giderilmelidir” şeklinde konuştu.

cankurta.gif

“Belediyelere ciddi görev düşmektedir”

Envergil, sözlerine şu şekilde devam etti; “Belediyeler plaj denetimleri ile ilgili ciddi görev düşmektedir. Ama belediyeler plaja girişlerde kesilen biletlerden ücret aldıkları için de bu konularda zafiyet göstermektedirler. Buna bağlı olarak insanların can güvenliğinin her şeyden önce geldiğini de hatırlatmak isterim, bu yüzdende bu konuda hassas olunmalıdır.”

Girne Kaymakamı Erişmen:“Cankurtaran eksiği var”

Girne Kaymakamı Mustafa Erişmen ise, belediyelerin plaj denetimleri konusunda yetkili olduğunu belirterek, “Tabi ki bizde bu konuda belediyelere destek vereceğiz. Bunun yanında öncelikli temennimiz herhangi bir can kaybı olmamasıdır, çünkü bizim için insanlarımızın güvenliği çok önemlidir ve bunu da en iyi şekilde sağlamak için çaba sarf edeceğiz. Girne genelindeki plajlarda cankurtaran eksiği olduğu da bilinmekte ki diğer bir eksikliğimiz ise sertifikalı cankurtaranlardır, bu alanda da bir eğitim kurumunun sertifikalı cankurtaranlar yetiştirmesi gerekmektedir”

Mağusa Kaymakamı Çolakoğlu: “Tüm Kıyı şeridini denetlememiz mümkün değil”

Mağusa Kaymakamı Şifa Çolakoğlu da, plaj denetimleri ile ilgili ilçe kurulu bünyesinde toplantılarını yaptıklarını belirterek, “Belediyelere kendilerine ait olan plaj sınırlarının denetimlerin yapmaları yönünde de talimatlarımızı verdik. Cankurtaran konusunda ise otellerin  hassas olduğunu ve cankurtaranları olduğunu söyleyebilirim.  Bunun yanında  plajların büyük bir bölümünde cankurtaranlar mevcuttur. Ancak Mağusa sahilinin her alanı denize açık bir yerdir ve geçtiğimiz sene boğulma vakalarından biri de plaj olmayan bir yerde denize girdiğinden dolayı müdahale edilemediği için gerçekleşmişti. Tabi ki bu anlamda da bizlerin tüm bu sahilin denetimini yapmamız mümkün değildir, çünkü  bizim kıyı şeridimiz denize giriş olarak çok açık bir yerdir” dedi.

“Yüzme bilmeyenler açılmamalı”

Çolakoğlu; sözlerine şu şekilde devam ettim; “Özellikle iyi yüzme bilmeyen vatandaşların kendi güvenlikleri açısından açılmaması, bunu dışında belirlenen şamandıra uyarılarına dikkat edilmesi gerekir. Bunun dışında vatandaşın daha duyarlı olarak yediğini, içtiğini plaj ve denizlere atmamasını rica ediyoruz.”

kaynak: yenibakış

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351