• BIST 13198.84
  • Altın 6822
  • Dolar 48.8504
  • Euro 55.8224
  • Lefkoşa 21 °C
  • Mağusa 20 °C
  • Girne 22 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 20 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 17 °C

Bebek ve çocuklarda böbrek taşı görülme sıklığı artıyor

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çivilibal, "Bebeklik dönemi dahil tüm çocuklarda rastlanan ve görülme sıklığı giderek artan bir hastalıktır." dedi.
Bebek ve çocuklarda böbrek taşı görülme sıklığı artıyor

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Çivilibal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, böbrek rahatsızlıklarının son dönemlerde bebek ve çocuklarda da arttığını, bu açıdan anne ve babaların çok dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Böbrek taşlarının da sadece erişkinlerde görüldüğüne ilişkin yanlış bir inanış olduğunu aktaran Çivilibal, şöyle konuştu:

"Böbrek taşları daha çok erişkin hastalığı gibi algılanmasına rağmen, bebeklik dönemi dahil tüm çocuklarda rastlanan ve görülme sıklığı giderek artan bir hastalıktır. Bebek ve çocukların yaşam kalitesini düşüren rahatsızlık, önlem alınmaması halinde ciddi ve geri dönüşümsüz böbrek bozukluklarına yol açabiliyor ve bu konuda ebeveynlerin uyanık olması gerekiyor."

Çivilibal, böbreklerin en önemli görevinin, vücuttaki zararlı atık maddeleri süzerek, idrar yoluyla atmak olduğunu dile getirdi.

Böbreklerin ayrıca vücut için gerekli olan bazı minerallerin de dengede tutulmasını sağladığını aktaran Çivilibal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çeşitli nedenlerle bozulan bu denge, idrar yollarında önce kristal, ardından böbrek taşlarının oluşmasına yol açar. Son yıllarda bebeklik ve çocukluk çağlarında daha sık böbrek taşları görülmeye başladı. Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi hareketsiz yaşam, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve uygunsuz ilaç kullanımı gibi hastalığa neden olan olumsuz koşulların artışıdır. İkincisi ise çözünürlüğü yüksek ultrasonografi cihazlarının kullanıma girmesiyle önceki yıllarda saptanamayan minik taşların daha kolay belirlenebilmesidir. Doğumsal veya sonradan gelişen çeşitli anatomik bozukluklar veya idrar yolu enfeksiyonları da böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlar. Genetik yatkınlık da böbrek taşı oluşumunda çok önemli bir faktördür."

Prof. Dr. Çivilibal, ayrıca hazır bebek maması tüketimi, taş oluşturan iyonların idrarda yüksek oranda bulunması, yanlış beslenme alışkanlıkları ve uygunsuz ilaç kullanımının da taş oluşumunu artıran nedenler arasında olduğunu ifade etti.

Bebek ve çocukların hazır gıdalardan uzak tutulması gerektiğini vurgulayan Çivilibal, şöyle devam etti:

"Böbrek taşı olan çocukların beslenmesi, taşın cinsine ve hastanın idrar tetkiklerine göre belirlenmektedir. Cips, kraker, çerez gibi hazır gıdalar çikolata, çay, kahve gibi çocuk beslenmesinde yer almaması gereken yiyecek ve içecekler taş oluşumuna zemin hazırladığı için bunların, her tür taşlı hasta tarafından az miktarda tüketilmesi gerekiyor. Ayrıca böbrekten atılan ilaçların idrarda çözünürlüğü önce bir çökelti oluşturup ardından taş oluşumuna yol açabiliyor. Bazı ilaçlarsa taş oluşumunu kolaylaştıran maddelerin idrarla atılımını artırarak böbrek taşlarına neden oluyor. D vitamininin yaşamın ilk yılında rutin olarak kullanılmasının ardından yanlış uygulamalarla alımı vitamin zehirlenmelerine ve kan ile idrarda kalsiyum artışı kaynaklı böbrek taşı gelişimine yol açabiliyor. C vitamini de idrarda okzalat atılımını artırarak, böbrek taşlarına neden olabiliyor."

Çocuklardaki üriner sistem taş hastalığında tedavi aşamaları

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çivilibal, taş oluşumuna zemin hazırlayabilen ilaçlar da olduğunu ifade ederek, "Uygunsuz ve düzensiz kullanılan mide asidini azaltıcı ilaçlar yani anti-asitler, kalsiyum, D vitamini, C vitamini, kortizon, bazı antibiyotikler, idrar sökücüler, taş oluşumuna zemin hazırlayabilen ilaçlardır." diye konuştu.

Böbrek hastalıklarında, tedavinin 3 temel aşaması olduğunu aktaran Çivilibal, şunları kaydetti:

"Çocuklardaki üriner sistem taş hastalığında üç temel tedavi aşaması mevcuttur. Bunlardan birincisi akut problemlerde acil tedavi, ağrının giderilmesi, iyi hidrasyon sağlanması ve varsa üriner enfeksiyonun tedavi edilmesidir. İkincisi girişimsel cerrahiyle taşın uzaklaştırılması, taş kırma (ESWL), endoskopik yöntemler ve açık cerrahi uygulamalardır. Üçüncüsü ise izlem ve koruyucu tedaviyle yeni taş oluşumunun engellenmesi, bol su, kısıtlı tuz, potasyum içeriği zengin sebze ve meyve tüketmek, aşırı hayvansal proteinin tüketimine dikkat etmek ve gerekli hallerde ilaç tedavileri ve limonata, portakal suyu gibi içeceklerle idrarın alkalileştirilmesidir."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
1/20