• BIST 13291.5
  • Altın 6779.68
  • Dolar 48.8365
  • Euro 55.8061
  • Lefkoşa 28 °C
  • Mağusa 28 °C
  • Girne 28 °C
  • Güzelyurt 27 °C
  • İskele 28 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 18 °C

Kadınlarda Yumurta Yaşlanmasına Dikkat

Yumurta Yaşlanması Nedir, Nasıl Anlaşılır, Neler Yapılmalıdır?
Kadınlarda Yumurta Yaşlanmasına Dikkat

 
Yumurta yaşlanması, yumurta sayısının azalmasıyla beraber geride kalan yumurtalardaki kalite düşüklüğüdür. Kadının yaşı ilerledikçe yumurtanın sayısında düşüş meydana gelir. Bunu, yumurtlamanın bozulması ve yumurta kalitesinin kötüleşmesi takip eder. “Yumurta yaşlanması” olarak tanımlanan bu durum, genel olarak yaş ve genetiğe bağlıdır ve bunlar değiştirilemez sebeplerdir.

 

“Yumurtalık yaşlanması ile ifade edilmek istenen yumurta sayısının azalması ile beraber geride kalan yumurtalardaki kalite azalmasıdır. Rahim yaşlanması değil, yumurtanın yaşlanması hamile kalmayı zorlaştırır. 30 yaşındaki bir kadının dondurulan yumurtaları 40 yaşına geldiğinde de aynı kalır, dolayısıyla rahmin yaşlanması döllenme işleminin gerçekleşmesini engellemez. Döllenme için yumurtanın genç kalması gerekir. Yaş ilerledikçe özellikle de 35 yaşından sonra folikül sayısı ve kalitesi azalır, 40 yaşından sonra bu olay daha da hızlanır.” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç Dr. Emre Pabuçcu, yumurta yaşlanmasıyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

 

 

Yumurtalık yaşlanması neden olur?

Aslında her şey genetik nedenlerde yatmaktadır. Doğumda az sayıda yumurta ile dünyaya gelen kız çocukları, ileride erken menopoz ve infertilite adayıdır. Her kadının her adet döneminde belli sayıda yumurtası azalır. Bu doğal bir süreçtir. Bu durum çok sayıda yumurtası olan kadın için 40'lı yaşlara dek sıkıntı yaratmazken, az sayıda yumurtası olan genç bir kadın için erken menopoz ve infertilite sorunlarına neden olabilir. Eğer özellikle annede ya da yakın akrabalarda erken menopoz varsa kadınların erken menopoz konusunda çok daha uyanık/ bilinçli olması gerekmektedir. Eski zamanlarda çok erken yaşlarda yapılan evlilikler nedeniyle erken menopoz riski olsa da kadınlar 30'lu yaşlarına gelmeden birkaç evlat dünyaya getirmekteydi. Ancak eğitim iş konuları ve toplum standartlarının değişmesi nedeniyle evlilik yaşı giderek otuzlu-kırklı yaşlara dayanmış durumdadır. Bu nedenle yumurta sayısında azalma olan bir kadın geç evlilik yaparsa ya da çocuk planlarını erteler ise anne olma şansını yitirebilmektedir. Genetik nedenlerin yanında, yumurtalarda sayıca azalmanın başlıca nedenleri olarak;

 

Geçirilmiş yumurtalık operasyonları

Kanser kemo veya radyoterapisi

Uzun süreli steroid benzeri ilaç kullanımı

Endometriyozis (Çikolata kisti)

Küresel ısınma

Sigara

Radyasyon

Kimyasallar

Doğal olamayan besinler

Çevre ve hava kirliliği

Stres, uykusuzluk

 

Aşırı kilolar hem kadında hem erkekte üreme hücrelerini ciddi olarak olumsuz etkileyebilir ve sayısal anlamda rezerv üzerine olumsuz etki oluşturabilir.

Yaş aslında yumurta kalitesi veya yaşlanma üzerine tek ve en önemli faktördür. Ailede hiçbir erken menopoz gebe kalamama sorunu öyküsü olmasa bile hiçbir jinekolojik yakınma görülmese dahi sağlıklı bir kadında bebek sahibi olma açısından 35 yaş önemli bir sınırdır. Çünkü çoğu zaman 35 yaş kuşağından sonra yumurta sayısında ve kalitesinde azalmalar gözükmeye başlar. Örneğin 30 yaşında bir kadında yumurtaların yaklaşık %90’ı genetik olarak sağlıklı iken bu oran 40 yaşında %10’a ve 45 yaşında %1’e iner.

Tabii ki bu sınırın istisnaları olmakla birlikte bebek planlayan çiftlerin bu planlarını 35 yaşın ötesine fazla ertelememelerini öneriyoruz.

 

Yumurta Yaşlanması Nasıl Anlaşılır?

Yumurtalığın yaşlanmasının herhangi bir belirtisi bulunmaz. Yumurtanın yaşlanmasından ziyade, sayısal olarak azaldığı ancak düzeli jinekolojik muayenelerde anlaşılabilir. Ayrıca çeşitli hormon testlerinin de gerçekleştirilmesi gerekir. Adet döneminde gerçekleştirilecek olan FSH ile östrojen hormon ölçümleri yumurtalıkların rezervi hakkında bilgi verebilir. Hormon ölçümlerinin yanı sıra ultrason görüntülemeleri de fikir sağlar. Son yıllarda yumurta kapasitesinin belirlenmesinde AMH testi de kullanılmaya başlanmıştır. Adet düzensizliği ya da menopoz gibi şikayetlere neden olmadığı için yumurtalıkların erken yaşlandığı fark etmek mümkün olmaz. Bu nedenle özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınların düzenli olarak jinekoloji muayenesi olması ve rezerv testlerine baktırmaları önerilir.

 

Ne Yapılması Gerekir?

Yumurta yaşlanması kadın yaşı ile direkt ilişkili olduğundan müdahale şansımız maalesef yok. Tek çare elimizi çabuk tutmak. Anne adayı olmak isteyen kadınların vakit kaybetmeden gebe kalması gerekir. Çünkü zaman geçtikte daha fazla yaşlanma meydana gelir. Yaklaşık olarak 1 sene boyunca korunmasız cinsel ilişkiye girmesine rağmen hala gebe kalamamış olan çiftlerin mutlaka incelenmesi ve tetkiklerinin yapılması gereklidir. Bu süre 35 yaş üzerinde ise 6 aydır. Yumurtalıkları tekrar gençleştirme gibi bir tedavi olmadığı için mevcut yumurtalardan mümkün olan en fazla verimi almak için çabuk olmak çok önemli. Son zamanlarda yumurtalık rezervinde azalma olan hastalarda plazma veya PRP tedavisi denenmektedir ancak bu işlem yumurta kalitesi üzerine değil rezervi üzerine sınırlı katkıları olan bir işlemdir.

 

Yumurta sayısında azalma saptanan kadınlar yaşam şekillerini düzenlemelidirler;

  • Stresten uzak durma
  • Kimyasal maddelerden uzak olma
  • Sigara içmeme
  • Egzersiz-spor
  • Sağlıklı ve dengeli beslenme
  • Fazla kiloların verilmesi
  • Kaliteli ve yeterli uyku bu konuda önemlidir.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
1/20