Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • Lefkoşa 27 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 27 °C
  • Güzelyurt 24 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 18 °C

Onurumu ve kimliğimi talep ediyorum.

Ayşegül Garabli

Sn. Başbakan,

“Üretmeyin !”

“Kapatın tüm atölyeleri, fabrikaları, kurutun tüm bahçeleri, bağları” diye talep ettiler.

Hükümet ortağınız, derhal bu talepleri yerine getirip, sonucu arz etti.

“Herkesi memur yapın” diye talep ettiler.

Sevgili ortağınız, bu talebi de yerine getirip, sonucu arz etti.

Siz de, bu geleneği sürdürdünüz.

Olmadı.

Halk susmadı.

“hayat pahalılığı ödeneğini kaldırıp, göç yasasını çıkartın” diye talep ettiler.

Şu anki, hükümet ortaklarının biriyle başlayıp, öbürüyle sonlanan “göç yasasını” çıkarıp, üstüne hayat pahalılığı ödeneğini kaldırmayı da ilave edip, üstlerinize arz ettiniz.

“maaşlara artış olmayacak ve bizim dediğimiz sayıda kişi işe alınacak” diye talep ettiler,

İkiletmeden gereğini yaptığınızı arz ettiniz.

Adada onca vatandaşlığı hak eden ama alamayan dururken, yapılan talep karşısında, kaçağı, göçeği, hırsızı, uğursuzu, hatta adaya hiç uğramamış kişileri vatandaş yapıp, durumu, isteyenlere arz ettiniz.

“Siz din nedir bilmiyorsunuz, inancınızı biz dizayn etmeliyiz” diye talep ettiler.

Hala sultan Koleji’ni Milli Eğitimin içerisine sokarak talebi yerine getirdiniz.

Bunca talebi yerine getirerek ne kazandınız bilmiyorum ama biz halk olarak hep kaybettik.

“İstediğimiz kişilerin, istedikleri işletmeyi açıp, istediği işi yapmasını” talep ettiler.

Kamu arazileri de dahil, devletin tüm imkanlarını arz ederek bu talebi de yerine getirdiniz.

“KKTC’de iş yapıp para kazananlar, TC’ye vergi ödüyorlarsa, KKTC’ye vergi ödemesinler” diye talep ettiler.

Ne her hafta gelip, dünya parayı kazanan “sanatçılardan” vergi aldınız, ne de, TC’de bir ayağı bulunan işletmelerden.

“KTHY, Havaalanı, Telekom v.s özeleşsin” diye talepte bulundular.

Siz devleti zarara uğratma pahasına , halkın mallarını arz ettiniz.

“Ülkeye gelen ve halkın, hizmet bedeli ödeyerek kullanacağı suyu, yönetmeyi” talep ettiler.

Koşulsuz bu talebi de yerine getirmekle kalmayıp, karşı çıkan Belediyeleri, kamuoyu önünde tehdit ederek, Türkiye’ye , bu talebe hiçbir şeyin engel olamayacağını, sözlü de arz ettiniz.

 “Merkez Bankasından, kolluk kuvvetlerine kadar en önemli birimlerin yönetimini” talep ettiler.

Bu talebi de onaylayıp, Türkiye’ye, şükranlarla arz ettiniz.

Yani Sn. Başbakanım,

Taleplerin dışında yasa yapmayıp, olanı da talep doğrultusuna göre değiştirerek, yasamayı,

İşe alınacak kişilerin, ülkedeki kurumların nasıl yönetileceğinin bile kararını veremeyecek konuma gelerek, yürütmeyi, arz ettiniz.

Şimdi de; İmzalanacak olan ekonomik protokol için, “ekonomik protokol bir şekilde imzalanacak, bunun için Türkiye'nin elektrik ve yargı ile ilgili talepleri var” diyorsunuz.

Hadi elektrik ile ilgili talebin nedenini anladık, özelleşmesini ve Türkiye menşeli bir şirkete verilmesini talep ediyorlar.

Peki ya yargı?

Yargı ile ilgili ne talep ediyorlar?

Protokolü sıkıntıya soktuğuna göre, pek de iç açıcı şeyler talep etmedikleri ortada.

Yargıya hukukçu, ithal etmenizi mi istiyorlar, yoksa, kara gözlükler takmanızı mı?

AKP Hükümeti, Türkiye’deki adalet sistemini, buradaki yargıya da mı taşımak istiyor?

Mesela  talepler yerine gelip, ekonomik protokol imzalanırsa, öz babası tarafından tecavüze uğrayıp öldürülen 7 yaşındaki Mustafa Diker’in katil babası, “çocuğun rızası vardı” denerek affedilecek mi?

Yoksa Reza Zarrab’ın  davasının buralara dokunması ihtimali mi var?

Söyleyin de bilelim.

Para karşılığında, buradaki yargıdan kim, ne talep ediyor?

Sn. Başbakanım, küçüklükten beri bize, bir devletin temelini, yasama, yürütme ve yargı organlarının oluşturduğu öğretildi.

Yargı da, talep üzerine arz edilirse, biz neye devlet diyeceğiz?

Siz aldığınız maaşı, neyin karşılığı olarak alacaksınız?

“Sosyal Devlet” olma özelliğimiz hiç olmadı.

“Hukuk Devleti” olma özelliğimizden de mi vazgeçiyoruz.

Yargıya müdahale, devletin tümüne, halkın yaşam tarzına, yönetim şekline müdahaledir.

Böyle bir talebin, yani devletten ve yönetimden vazgeçmenin karşılığı ne?

Bunca talebin karşılığında ne kazandınız(!) bilmiyorum ama biz halk olarak hep kaybettik.

Artık kaybedecek bir şeyimiz de kalmadı.

Bundan sonra ne talep edilecek ve siz ne arz edeceksiniz bilmem ama ben, kimliğimi ve onurumu talep ediyorum.

Onurumun ve kimliğimin, tekrar tarafıma verilmesi için gereğinin yapılmasını saygılarımla, bilgilerinize arz ediyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351