• BIST 1.112
  • Altın 455,042
  • Dolar 7,3022
  • Euro 8,5902
  • Lefkoşa 36 °C
  • Mağusa 36 °C
  • Girne 35 °C
  • Güzelyurt 34 °C
  • İskele 36 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 29 °C

Türkiye, Suriye’de kimin ile savaşıyor?

Taner ULUTAŞ

Türkiye’nin, Suriye’de girişmiş olduğu harekatı, Kıbrıslı Türkler olarak yakından takip ediyoruz. Oralarda şehit düşen Mehmetçiğimize, içimiz yanarak Allah’tan rahmet diliyoruz. Orada görev yapan Mehmetçiğimizin ayağına taş bile değmemesi için yürekten dua ediyoruz. BOP yani Büyük Ortadoğu Projesi, BOP’un eş başkanı derken, düştüğümüz muk çukurundan Türkiye’nin nasıl çıkacağını, çok kayıp vermeden askerimizin oralardan nasıl döneceğini hesaplıyoruz. Ancak geldiğimiz noktada doluya koyuyoruz olmuyor. Boşa koyuyoruz hiç olmuyor. Bindik ABD’nin hazırladığı Suriye alametine, galiba gidiyoruz ülkenin felaketine.

Kanat vardır Doğanı padişaha götürür, Kanat vardır Kuzgunu Ieşe götürür. Türkiye’yi yönetenlerin kanatlarının Türkiye’yi nerelere götürdüğünü inanın kestiremiyorum. Recep Tayip Erdoğan’ın, Türkiye-Suriye sınırını güvence almak için yaptığı ilk hamleyi çok yerinde bulmuştum. ABD tarafından oluşturulacak ve Katar, Irak hatta Suriye petrolünü geçireceği sınır bölgesinin,YPG-PYD’nin denetimine vermesine yönelik hareketi önlemesi yerindeydi.

Radikal dincilerin oluşturduğu eski ismi İŞID şimdilerde DEAŞ olan kafa kesicilerin yanısıra, El Nusra, El Kaide gibi din adı altında katliam yapan örgütlerin, ABD ve İsrail tarafından kurulduğu, çok bilinmeyenli bir denklem değil. Aksini söyleyenler neden bu radikal din gruplarının İsrail’e karşı bir eylem yapmadığını düşünsün. Artı bu örgütlere silah, araç ve gereç ile lojistik desteği Suudi Arabistan ile Bileşik Arap Emirliklerinin (BAE) vermesi de ayrı bir konu. Onlar Recep Tayip Erdoğan’ın, Osmanlı’yı tekrar hayata geçireceğim demesinden rahatsız. Çünkü araplar, Osmanlı’nın tekrar hayata geçirilmesini istemiyor. Bu nedenle Kıbrıs’ta, Libya’da ve bazı arap ülkelerinde Türkiye’nin karşısına çıkıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu, geçtiğimiz günlerde duvardaki haritaya bakarak, parmağını FAS, Libya, Mısır ve Irak üzerine basarak bu ülkelerin toprakları bakın ne kadar büyük dedikten sonra, bukez parmağını İsrail’in üzerine koyarak bakın bizim topraklarımız ne kadar küçük. Parmağım onu örtüyor demesi, İsrail yöneticilerinin gözünün başka ülkelerin toprakları üzerinde olduğunu gösterir. Bizler mangalda kül bırakmama noktasında, lafa geldiği zaman, fena esiyoruz. Ancak icrata gelince şeker gibi oluyoruz.

Neyse, Evkafın su meselesine gelirsek, Pazar sabahıydı. Bizim santral adını verdiğimiz cep telefonu acı acı çaldı. Telefonun sürekli çalmasından dolayı Allah Allah da hayrola da demedim. Arayan Türkiye’de, Suriye’de İdlip bölgesinde yaralanan bir askerin yakınıydı. Arayan şahıs,zaman zaman paylaşılan yazılarını ve zaman buldukça da televizyon programlarını izliyorum. Seni oradan tanıdım. Türkiye’nin, İdlip harekatında şehit ölen 8 askerin dışında, yaralanan ve sağ kalan askerin yakın akrabasıyım dedi. Şaşırdım. Buyur gardaş deyince Türkiye’den arayan şahıs geçtiğimiz günlerde yaşanan şehit olayını anlatmaya başladı. Benim akrabam Bursa’lıdır. Suriye’ye gönderilen ve İdlip bölgesine giden askerler arasındaydı. Bana nasıl yaralandığını anlattı size onun ağzından aktarmak istiyorum dedi. Asker yakını şahıs, açıklamasında şunları kaydetti. Akrabam, bana ‘’Suriye’de İdlip Bölgesindeki harekata katılmak için gönderildik. Tank ve asker taşıyıcılar ile giderken, tankın önce 100 metre ilerisinde müthiş bir patlama oldu.Patlamayı görünce ne olduğunu anlamak için durduk.Bize radikal gruplar kendi aralarında çarpışmalarda bulunuyor. Bizim ile ilgili sorun yok denildi.

Kısa bir süre sonra 50 metre ilerimizde ikinci bir patlama oldu. Bu patlamadan sonra durumu o zaman kavradık.Ancak hareket edemeden, üçüncü bir patlamada tahrip gücü yüksek bir merminin tanka isabet ettiğini ve tankın alev aldığını gördük.Tank alev alarak yanmaya başladı. Ben isabet alan araçtan çıkmak için dışarı fırladım. Ancak arkadaşlarımı kurtarmak için geri döndüğümde onların şehit olduklarını gördüm. İki tekerlek arasında sabahı beklemeye başladım. Sabah olunca, Rusya’nın hava sahasınıkapattığını ve kullanımına izin vermediği gerekçesi ile helikopterbizi almaya gelmedi. Gelen araç ile 8 saat yolculuktan sonra Hatay Bölgemize geçtik. Ve hastaneye kaldırılıp tedavi altına alındım. Patlamadan dolayı iç organlarım hasar gördü. Doktorlar, hayatım boyunca bu hasarın süreceğini ve iyileşmeyeceğimi bana söyledi dedi. Kardeşim şimdi lütfen bana, biz Suriye’de kimin ile çarpışıyoruz. Esat veya Esed ile mi? Yoksa İran’ın Şii grupları veya Rusya ile mi? Söylermisiniz dedi. İnanın cevap veremedim.

Türkiye ile Rusya arasında Soçi ile Astana mutabakatı var. Suriye’de ateş kes uygulanacak denildi. Radikal grupların varılan anlaşmalar sonrasında ellerinden ağır silahlar alınacak anlaşmasına varıldı. Bu görev, Rusya’nın isteği ile Türkiye’ye verildi. Ancak Türkiye kanadı bunu yapmadı. Rusya’da misilleme olarak karşı duruş sergileyerek, tavır aldı. İdlip bölgesinde ismi ÖSO’dan (Özgür Suriye Ordusu)Milli Suriye Ordusuna dönüştürülen radikal dini benimseyen bir grup, Türkiye adına mücadele veriyor. Maaş alıyor. Araç ve gereç yardımı yapılıyor. Karşıda İran Şii militanlar, Esat’ın rejim ordusu ve birçok anlaşma yaptığımız Rusya var. Peki söylermisiniz biz Suriye’de kimin ile savaşıyoruz. Ve Mehmetçiğimizi vuran patlama gücü yüksek mermi kimin? Koordinatlar kimin tarafından verilerek nokta atışı yapıldı? Aklımdan delice sorular geçiyor. Türkiye’yi böylesi kısır döngü içerisine sokanlara yönelik aklımdan geçenleri şeytana anlattım.O bileyapma günah dedi.

Bence, Türkiye yetkililerinin ABD ile Rusya’ya güvenmesi hataydı. Esat ile yapılacak bir Diyalog ile çözüme ulaşılması yerine savaş seçeneğini seçtik. ABD kartalından kaçaken, Rusya Ayısının saldırısına uğradık. Suriye’de, Mehmetçik savaşırken, Suriye’li Antalya sahillerinde nargilesini tütürüyor. Türkiye’de dünya kadar işsiz varken, her ay cebine maaş konuyor. Suriyeli’nin bu durum umurunda değil, ama canını veren Mehmetçiğin ailesinin, sanırım bu durum umurundadır. Acaba yanılıyormuyum?

Günün Fıkrası86974804_667172294025667_6201824602377682944_n.jpg

Günün Fotosu86479043_181658509792605_8144814768536944640_n.jpg

Günün Sözü86732274_2559042001048507_2579454334597070848_n.jpg

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları