• BIST 13885.89
  • Altın 6649.87
  • Dolar 47.7106
  • Euro 55.1501
  • Lefkoşa 37 °C
  • Mağusa 37 °C
  • Girne 31 °C
  • Güzelyurt 37 °C
  • İskele 37 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 33 °C

Diş çürükleri sadece ağız içi bir sorun değil!

Tedavi edilmeyen çürükler genel sağlığı tehdit ediyor!
Diş çürükleri sadece ağız içi bir sorun değil!

Diş çürüklerinin belirli aşamalar halinde ilerlediğini belirten uzmanlar, en ileri aşamada enfeksiyonun çene kemiğine yayılabileceğini bunun da sistemik sağlık sorunlarına neden olabileceğini söylüyor.

Yetersiz ağız bakımı, şekerli ve asitli yiyecek tüketimi gibi faktörlerin diş çürüklerinin ilerlemesini hızlandırabileceğine dikkat çeken Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, “Diş apseleri ve enfeksiyonlar, diş kaybı, çene kemiği erimesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Özellikle çocuklarda, çiğneme zorlukları, beslenme yetersizlikleri ve konuşma bozuklukları gibi problemler görülebilir. Ayrıca, oluşan estetik kaygılar, özgüven kaybına ve sosyal izolasyona yol açabilir.” dedi. Diş çürükleri ilerlediğinde oluşan bakterilerin kan dolaşımına karışabileceğini ve vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, kalp sorunlarından hamilelik risklerine kadar birçok genel sağlık sorununa neden olabileceğinin altını çizdi.

Üsküdar Diş Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, tedavi edilmeyen diş çürüklerinin, ağız sağlığı ve genel sağlık üzerindeki etkilerine dair açıklamalarda bulundu.

Tedavi edilmediğinde enfeksiyon çene kemiğine yayılabilir 

Diş çürüğünün tedavi edilmediğinde belirli aşamalar halinde ilerlediğine dikkat çeken Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, “Başlangıç aşamasında, diş minesinde demineralizasyon meydana gelir ve beyaz lekeler şeklinde kendini gösterir. Bu aşamada, çürük genellikle ağrısızdır ve geri dönüşümlü olabilir. Ancak, tedavi edilmezse mine yapısında ilerler ve dentin tabakasına ulaşır. Bu aşamada, çürük daha belirgin hale gelir ve sıcak, soğuk veya tatlı yiyeceklere karşı hassasiyet oluşabilir.” dedi.

Çürüğün daha da ilerlediğinde sinirler, bağ dokusu ve damarların bulunduğu iç kısma yani diş pulpasına ulaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, “Bu durumda, enfeksiyon ve şiddetli ağrı meydana gelir. Pulpitis adı verilen bu durum, tedavi edilmediğinde pulpa nekrozu (ölümü) ve apselere yol açabilir. En ileri aşamada ise enfeksiyon çene kemiğine yayılabilir, bu da sistemik sağlık sorunlarına neden olabilir.” şeklinde konuştu. 

Diş çürüklerinin ilerlemesi bu faktörler hızlandırabiliyor

Diş çürüğünün ilerlemesine neden olabilecek faktörlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin şunları söyledi:

“Yüksek oranda şeker tüketimi, ağızdaki bakterilerin çoğalmasına ve asit üretmesine neden olur. Bu asitler, diş minesini demineralize ederek çürüğün ilerlemesine yol açar. Ağız hijyenine yeterince dikkat edilmediğinde çürükler hızla ilerler. Flor eksikliği, diş çürüğünün hızla ilerlemesine neden olabilir. Tükürük, ağızdaki asitleri nötralize eder ve mineralleri geri kazandırır. Tükürük akışının azalması, diş çürüğünün hızlanmasına yol açar. Bazı bireyler genetik olarak çürüğe daha yatkın olabilir. Bu genetik yatkınlık, diş minesinin yapısı veya tükürük bileşimi ile ilgili olabilir.”

İlerleyen diş çürükleri özgüven kaybına ve sosyal izolasyona yol açabilir

Tedavi edilmeyen diş çürüklerinin ağız ve diş sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi olabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, “Diş apseleri ve enfeksiyonlar, diş kaybı, çene kemiği erimesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bununla birlikte diş çürükleri, bireyin yaşam kalitesini de olumsuz etkiler. Özellikle çocuklarda, çiğneme zorlukları, beslenme yetersizlikleri ve konuşma bozuklukları gibi problemler görülebilir. Ayrıca, ilerlemiş çürüklerin yol açtığı sürekli ağrı ve ön bölge dişlerde meydana geldiğinde oluşan estetik kaygılar, özgüven kaybına ve sosyal izolasyona yol açabilir.” dedi.

Kan dolaşımına karışabilen bakteriler birçok sağlık sorununa neden olabilir 

Ağzın vücuda açılan kapı olduğunu hatırlatan Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, tedavi edilmeyen diş çürüklerinin birçok genel sağlık sorununa da yol açabileceğini söyledi.

Diş çürükleri ilerlediğinde oluşan bakterilerin kan dolaşımına karışabileceğine ve vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğine dikkat çeken Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, bu durumun neden olabileceği sağlık risklerini şöyle açıkladı:

“Bu yayılma özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Örneğin, kalp kapakçıkları etkilenerek endokardit gelişebilir. Diş çürüklerinin neden olabileceği diş eti hastalıkları sistemik inflamasyonu artırarak ateroskleroz riskini artırabilir ve bu da kalp krizi ve inme gibi kardiyovasküler hastalıkların riskini yükseltebilir. Ağızda bulunan patojenler, solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. Diş çürüklerinden kaynaklanan bakteriler, aspirasyon yoluyla akciğerlere ulaşarak pnömoni gibi ciddi enfeksiyonlara neden olabilir.”

Bakteriler beyne ulaşarak nörolojik bozuklukların riskini artırabilir!

Diş çürükleri ve periodontal hastalıkların, diyabetle karşılıklı bir ilişki içinde olduğuna dikkat çeken Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, “Diyabet hastalarında periodontal hastalıklar daha yaygındır ve bu hastalıklar kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir. Ayrıca, periodontal enfeksiyonlar, inflamatuar markerlerin artmasına ve insülin direncine neden olabilir. Hamilelik sırasında periodontal hastalıklar, erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek riskini artırabilir. Diş çürüklerinden kaynaklanan enfeksiyonlar, fetüs üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir ve hamilelikte genel sağlık durumunu kötüleştirebilir.” dedi.

Bazı araştırmaların, ağız sağlığı ile nörodejeneratif hastalıklar arasında bağlantı olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekleyen Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin, periodontal hastalıkların, Alzheimer hastalığı ve demans gibi nörolojik bozuklukların riskini artırabileceğini, ağızda bulunan bakterilerin beyin dokularına ulaşarak inflamasyona ve nörodejenerasyona neden olabileceğinin düşünüldüğünü söyledi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
  • LAÜ’de “Tek Kampüs, Farklı Gelecekler: Mesleğini Giy”  etkinliği gerçekleştirildi
  • Yangın söndürme helikopteri teslim edildi
  • Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, 8. yaşını kutladı
  • Üstel: Türkiye ile Tarihi Bir Adım Daha Atıyoruz
1/20