• BIST 13938.48
  • Altın 6441.76
  • Dolar 46.2644
  • Euro 53.772
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 19 °C
  • Girne 20 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

İkiyüzlülük!

Oya GÜREL

Medyada son zamanlarda yer alan üzücü bir konu var… 14 yaşındaki bir çocuğa tecavüz olayından söz ediyorum… Bu tür olaylar, çoğu zaman toplum yapımız, medyamızın dürüstlüğü hakkında da bilgi veriyor bize… Haber önce “toplu tecavüz” olarak verildi. Daha sonra farklı zamanlarda gerçekleştiği, olayın eşcinsel eğilimlerle de ilgili olduğu anlaşılınca önce sosyal medyada bir bombardıman başladı. Yanlış anlamayın, bu çirkin olayı gerçekleştiren, 14 yaşındaki çocuğu kullananlara karşı değil, Bir süre önce geçen yasaya karşı. Eşcinselliği suç olmaktan çıkaran yasaya… “yasayı yaptılar, şimdi artık zanlıları serbest de bırakır bunlar” diye garip yorumlar… Olayda mağdur olan kişinin 14 yaşındaki bir çocuk olduğunu, olayın reşit olmayan birine tecavüz çerçevesinde mahkemeye taşınacağını göz ardı edip, homofobik bakış açılarını doğrulamak için akla hayale ve hatta vicdana sığmayan “görüşler”… Yani “çoğunluğun eğilimini taşımıyorsan, heteroseksüel değilsen sana yaşama şansı tanımayız” diyen bir görüşün fırsatçılığı.   ****   Diğer yandan medyamıza bakıyorum… Çocuğun yaşadığı köy, hatta isminin baş harfleri bile var çoğu haberlerde… Teşhir etmenin dik alası… Tecavüzün bir başka şekle bürünmüşü… Dün birkaç gazetede, etikten, çocuğun bu olayda korunması gerektiğinden, zanlıların ise suçları sabit olmadan teşhir edilmelerinin çok yanlış bir tavır olacağından- ki buna kesinlikle katılıyorum- söz eden köşe yazılarının yanında yer alan konuyla ilgili haberleri okuyunca, “bu nasıl bir mantık?” demekten kendimi alamadım. Bir yandan korumacılıktan, yargılanmadan mahkûm etmenin sakıncalarından söz edeceksiniz, diğer yandan, zanlılar mahkeme salonuna taşınırken ailelerin basının engellediğinden, basının “görevini” zorlukla yerine getirmeye çalışmasından, görüntü almak için mücadele vermek zorunda kaldıklarından yakınacaksınız. Daha hangisi suçlu hangisi suçsuz belli değilken insanların fotoğraflarını çekip yayınlamak, teşhir etmek ne kadar etik? Bu küçük ülkenin olayın geçtiği küçük köyündeki insanların fotoğrafları, isimlerinin baş harfleri açıklandığında, teşhir edildiğinde, o çocuğun kimliği de en azından yaşadığı bölgede açık edilmiş olmayacak mı? Ya şimdi zanlı olarak mahkemeye çıkaranlar arasında, olayla bağlantıları olmayanların da olduğu ortaya çıkarsa? “Tecavüzcü” diye teşhir edilen bu insanların şerefini nasıl temizleyeceksiniz toplum önünde? Eğer köşe yazılarında vurgulanan bir etik politikası varsa bunun haberlere de yansıması gerekmez mi? Yoksa şiddet, tecavüzle ilgili haberlerin “dayanılmaz çekiciliğinin” sağladığı rant, etiğin önüne geçecek kadar tatlı mı geliyor? Gerçekten yazık… Toplumumuz adına da, medyamız adına da çok ama çok yazık!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları