• BIST 13938.48
  • Altın 6430.26
  • Dolar 46.2694
  • Euro 53.6791
  • Lefkoşa 18 °C
  • Mağusa 20 °C
  • Girne 21 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 20 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Bakanıma mektup!

Oya GÜREL

Pek değerli ve saygıdeğer Çevre ve Doğal kaynaklar Bakanımız, Hamit Bakırcı… Nasılsınız? Umarım, sağlığınız, neşeniz yerindedir. Beni sual edecek olursanız iyi sayılırım. Gerçi geçtiğimiz hafta sağlık sorunları ailecek peşimizi bırakmadı ama artık her şey yoluna girdi. Sevgili Bakanımız, Aslında bu e posta denilen elektronik alet çıktı çıkalı, oturup da kimselere doğru dürüst bir mektup yazmamıştım… Hep bir-iki cümlelik kısa notlara dönüştü insanlara “mektup” niyetine yazdığımız mesajlar… Her ne kadar size biraz kırgın olsam da, yıllardan sonra sayenizde mektup yazabildiğim için yine de “Allah sizden razı olsun…” diyorum… “Kırgınım” dedim değil mi? Ama öyle… Sizin derin bir vatana hizmet aşkıyla, başınıza gelecekleri hiç düşünmeden Marsilya’ya gittiğiniz günden beri “ah bir dönse de şöyle oturup karşılıklı birer kahve içsek, oralarda neler yaptığını bir konuşsak” diye düşünüp duruyordum… Pek sevgili bakanım, Belki şaşıracaksınız ama ben ne Fransa, ne de Marsilya’ya hiç gitmedim… Çok güzelmiş oraları diyorlar… Gerçekten dedikleri kadar var mı? Ama ne bileceksiniz değil mi? Sonuçta siz oralara gezmeye değil, vatan için incelemelerde bulunmaya gitmiştiniz! Kim bilir, o yakıcı Temmuz güneşinin altında toz duman içindeki taş ocaklarını gezip, memleketimizdekiler için bir şeyler öğrenmek, delinmedik dağ-tepe bırakmayan taş ocaklarını ıslah edecek yöntemleri iyice hafızanıza kazıyabilmek için ne cefalar çekmişsinizdir? Kolay mı bakan olmak? Hele bir de insanın kalbi görev aşkıyla atarsa, kendini düşünmeden ateşe bile atabiliyor… “Ateşe atılmak” dedim de aklıma geldi… İnsanları bilirsiniz, çiğ süt emmişlerdir… Sizin gidişinizle birlikte bir dedikodu başladı ki arkanızdan sormayın gitsin… Hani var ya, “Allah yarattı” demeden ağızlarına geleni, hatta gelmeyeni bile sıraladılar… Yok efendim, bizim buralarda taş ocağı işleten bir Fransız şirket varmış da işte o şirket sizin Marsilya seyahatinizin tüm masraflarını üstlenmiş… Sadece bu olsa neyse? Dediklerine göre adamlar burada da ocak ıslah işine girmek istiyorlarmış… Sizi Fransalarda ağırlayıp sözüm ona aklınızı çelecek, işi kapıvereceklermiş… Bir de “Bir bakanın denetimi altında bulunan bir şirketin parasıyla seyahat etmesi ne kadar doğrudur” demezler mi? Ne kadar ayıp! Adamlara anlatmaya çalıştım bu yaptıklarının çiğlik olduğunu ama anında lafımı ağzıma tıkayıverdiler… Neymiş efendim, ben gidip de sayın bakanla görüşmüş müyüm? Sorup öğrenmiş miyim her şeyi? Sustum kaldım tabi… Ne diyebilirim ki? İşte mektubumun başlarında size kırgın olduğumu yazmıştım ya… Kırgınlığım bu yüzden… Siz, Marsilya taşocaklarının tozlu çorağından, adamızın bereketli topraklarına adım atar atmaz basın danışmanınızı aradım… “Aman, sevgili bakanımızla görüşmek istiyorum… Durum böyle, böyle, böyle” dedim… “Tez tarafından bize bir randevu ayarla, görüşelim, bana olup biteni anlatsın. Anlatsın ki o çiğ süt emmiş, kötü niyetlilerin laflarını bu kez ben ağızlarına tıkayabileyim” dedim… Meşgul olduğunuzu ama hafta başında mutlaka bizi görüştüreceğini söyledi… “bakan meşgul” denince akan sular durur tabi… Memleket meseleleri her şeyden önce gelir değil mi? Ama bir de ne göreyim? Ben, bakanımızın önemli işleri hafiflesin, beni huzuruna kabul eylesin diye beklerken, siz kalkıp başka gazetecilerle görüşmüşsünüz… Üstüne üstlük de hikâyenin en güzel yerlerini hiç anlatmadan bir açıklamacık yapıp, “Başka kimseyle bu konuyu görüşmeyeceğim” de demişsiniz… Olmadı… Yüreğimi paramparça ettiniz bilesiniz… Neyse, mektubumla başınızı daha fazla ağrıtmayayım… Ama anlatılanlara göre, Marsilya, sabunuyla ünlüymüş… Gelirken yanınızda birkaç kalıp sabun getirmişseniz, demeç vermediniz bari bir sabun gönderin… Bana anlatmadığınız için size laf edenlere söyleyecek söz, yapacak açıklama bulamıyorum ama ne kadar kırgın olsam da, hiç olmazsa ağızlarını sabunla köpürtüp derslerini öyle verebileyim… Mektubuma son verirken siz Sayın Bakanıma saygılarımı sunar, küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öperim… Vatandaşınız Oya            

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları