• BIST 13938.48
  • Altın 6436.96
  • Dolar 46.2588
  • Euro 53.7824
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 19 °C
  • Girne 20 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

İşadamından bakana “hediye” seyahat!

Oya GÜREL

Japonya’da eğer bir siyasetçinin, göreviyle ilgili iş çevreleriyle “gereğinden fazla” sıkı fıkı olduğu ortaya çıkarsa, o siyasetçinin intihar etmesi gerekir… İntihar edemiyorsa, mutlaka ama mutlaka istifa eder… “Uygarlıklarına” gıptayla baktığımız birçok batı ülkesinde de durum böyle… İntihar yok ama istifa kesin… Gitmezsen götürüler zaten… Doğuya doğru indikçe ise mazeretler başlar siyasetçiyi haklı çıkaracak… Hoş… Kimse haklılığına inanmasa da, hep örnek alınan “anavatan” dahil, bizde ve daha doğuda siyasetçi koltuktan ya seçim ya darbeyle inene kadar hep haklıdır… Neden bu konu geldi şimdi durup dururken gündeme? Kendiliğinden gelmedi herhalde, sayın bakanımız Hamit Bakırcı getirdi… Şimdi geçtiğimiz hafta Çevre Bakanımız Sakarya’ya gitti ya? Ardından kendisine gönderilen özel helikopterle İstanbul’a giderek, TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü… Şaka maka değil… Başbakan bile böyle bir görüşme için randevu defteri arasında kendine zar zor yer bulurken, Çevre bakanımız “şıp” diye uçuverdi TC Başbakanı’na doğru… Şimdi, “ne var bunda?” diyebilirsiniz… Pek bir şey yok… Ama gerisinde var. Sayın Bakanımız, İstanbul seyahatinin ardından Marsilya’ya uçmuş… Resmi gezi programında da, gezisiyle ilgili haberlerde de yer almıyor bu kısa “ziyaret” İddialara göre, Fransa’daki özel bir şirketin davetlisiymiş Bakanımız. Yani tüm masraflar şirketten! Özel şirketin işi ise taşocakları rehabilitasyonu… Hani var ya, bakanımızın hanidir halledeceğini söyleyip de halledemediği konuyla ilgileniyormuş şirket… Yanında eşi, eski bakanlık müdürü, bir daire müdürü ve de -sıkı durun - bir taşocağı işletmecisiyle birlikte… Ama bu özel gezi ile ilgili tek bir açıklama yok… Nedenine gelince, Sayın Bakanımızın Basın Danışmanı, sosyal medyada konuyla ilgili eleştirilere şu açıklamayı yapıyor: “Tıpkı sizin ve herhangi birinin İstanbul'a ya da İngiltere'ye gidiyor oluşunuz gibi. Sn.Bakanın resmi olarak gittiği yerlerde gerekli açıklamaları yapıyoruz. Ama illa da bilgi isterseniz bu platformdan sizi aydınlatabilirim. Sn. Bakan Fransa'da yer alan bir işadamının çok uzun bir süre önce yaptığı davetiyle eşi ile birlikte bu seyahati gerçekleştirecektir. Gidişi sırasında da Fransa'da taşocaklarının rehabilitasyonu konusunda incelemeler de yapacaktır. Ama bu resmi bir inceleme ve resmi bir seyahat değildir.” Hani “özrü kabahatinden büyük” diye bir söz vardır. Tam da yeri burası… Bir bakanın bırakın bakanlığıyla ilgili bir şirketin davetlisi olarak seyahat etmesi, herhangi bir insanından “masraflar bizden” davetini kabul etmesi şaibenin dik alasıdır. Daha geçtiğimiz ay, hem de sevgili Bakanımızın davetli olarak gittiği ülkede bir bakan, özel bir şirketin gezisine katıldığı için istifa etmek zorunda kalmıştı… Bizim bakanın basın danışmanı aracılığıyla gelen açıklama ise sanki bakana övgü. Devlete kuruş harcatmamış olması bir erdem sanki… Peki bu özel şirketle olan ilişkiler neler? Yanında neden bir de taş ocağı yöneticisi vardı? Eğer bunlar kısa sürede düzgün bir şekilde açıklanmazsa, ne bakan, ne de mensubu olduğu hükümet ve parti şaibeden kurtulamaz!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları