• BIST 13938.48
  • Altın 6441.76
  • Dolar 46.2644
  • Euro 53.772
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 19 °C
  • Girne 20 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Makam farkı

Oya GÜREL

Dün partilerin gönderdiği seçim propaganda çalışmalarına yönelik haberlere göz attım… Özellikle halen iktidarı paylaşmakta olan iki siyasi partinin adayları üzerinde durdum. Daha ilk bakışta dikkatimi çeken bir şey oldu. DP-UG adayları ya kendi başlarına ya meclis üyeleriyle bir takım seçim bölgelerini ziyaret ederek seçmenlere kendilerini anlatıyor. En azından dünkü bültenlerde bu böyleydi Ancak CTP-BG adaylarında durum farklı. Yanlarında bakan, hatta başbakan var ziyaretlerde. Örneğin haberlere göre İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Teberrüken Uluçay “hafta sonunu Çatalköy’de geçirmiş”. Bu hafta sonu programı çerçevesinde ne yapmış? CTP-BG’nin Çatalköy Belediye Başkan adayı Ceyhun Kırok ve ekibiyle köyü gezmiş, Kırok’un hedeflediği projeleri “yerinde görmüş”. Uluçay, bir CTP-BG üyesi, milletvekili ama aynı zamanda İçişleri Bakanı. Bakanlığını icra ederken her ne kadar partisinin politikaları çerçevesinde icra etse de tüm belediyelere eşit duruş sergilemesi gereken bir pozisyonda. Oysa ne yapıyor CTP’li bakan? Kendi makamını, partisinin adayının propaganda çalışmaları için kullanıyor. Bir başka haber ise CTP-BG Geçitkale Belediye Başkan adayı Hasan Öztaş ve meclis üyesi adaylarının vatandaşlarla köy kahvesindeki buluşmaları. Buluşmada yanlarında bu kez partinin Genel Başkanı, ama aynı zamanda ülkenin Başbakanı var. O da “yıldızlarla süsledikleri” belediyelerin meziyetlerini anlatıyor. Tek taşıdığı CTP-BG Genel Başkanı sıfatı olsa tamam. Bir sözüm yok. Ama aynı zamanda taşıdığı “Başbakan” sıfatını da bu çalışmalar için kullanıyor. “İlk defa mı görüyorsun?”, “gücü ellerinde bulunduranlar bunu hep yapmaz m?” diye soranlarınız olabilir. Doğru bir soru. Tabi ki ilk kez olmuyor bunlar… Her seçimde gördüğümüz şeyler… Sıfatların bu tür propagandalarda kullanılmasına yasal bir engel var mı? Yok galiba… Peki ya etik? Vatandaştan aldıkları bakanlık, başbakanlık yetkilerini kendi partilerinin propagandasına malzeme yapmak sizce ne kadar etik, ne kadar doğru? Sonuçta, devletin “koskoca bakanı”, “koskoca başbakanı” vatandaşın ayağına kadar giderek, “işte bu adam seçeceğiniz adam. Bakan olarak, başbakan olarak arkasındayım” deyince bir bakan, başbakan güvencesinden etkilenecek seçmen vardır herhalde… Örneğin, Yüksek Seçim Kurulu 1998 yılında bir seçimde makam araçlarının propagandada kullanılmasının “kendi lehlerinde ve diğer siyasi partiler aleyhinde eşitlik ilkeleri hilafına davrandıkları iddiasını” kabul ederek, söz konusu siyasi partileri uyarmıştı. Peki, makam araçlarını kullanmak  “kendi lehlerinde ve diğer siyasi partiler aleyhinde eşitlik ilkelerine aykırı tavır” oluyor da makamı kullanmak olmuyor mu sizce?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları